Muriel Rukeyser – Costa Brava (2016)

1936 yılında, 23 yaşındayken İspanya Devrimi’ni yakından izlemek için Amerika’dan Barselona’ya gelen Muriel Rukeyser’den harika bir otobiyografik roman.

Roman, başkahramanı Helen’in gözünden devrimi, direnişi, anarşistleri, komünistleri, Birleşik Cephe’yi, enternasyonalizmi ve bu sıkıntılı dönemde filizlenen güçlü bir aşkı anlatıyor.

Rukeyser’in romanı yaşadığı dönemde hiçbir yayınevi tarafından yayımlanmadı.

‘Costa Brava’, yazarın ölümünden çok sonra, ancak 2013’te yayımlanabildi.

  • Künye: Muriel Rukeyser – Costa Brava, çeviren: Sedef İlgiç, Güldünya Yayınları
Reklamlar

Hawa Djabali – Siyah Yaseminler (2016)

Cezayir, Fransa, “terör” ve her biri farklı dünyalardan gelen dört kadını anlatan bir roman…

‘2001 yılında, Paris’te büyük bir mağazada bir bombanın bulunmasıyla başlayan ‘Siyah Yaseminler’, aşktan siyasal şiddete, cinsellikten sömürgeciliğe ve sömürgeciliğe karşı direnişe kadar pek çok ilgi çekici temaya uzanıyor.

  • Künye: Hawa Djabali – Siyah Yaseminler, çeviren: Pınar Ercan, Güldünya Yayınları, roman, 268 sayfa, 2019

Kathleen A. Bogle – Takılma Kültürü (2015)

Kampüs hayatında seks, flört ve ilişkiler…

İnsanların üniversite hayatları boyunca ve üniversite sonrasında nasıl ilişki kurduklarını ve bir araya geldiklerini feminist bakışla araştıran bu kitap, öğrenci ve yeni mezunların seks ve ilişkilere nasıl baktıkları konusunda bazı çarpıcı ayrıntılar barındırıyor.

Kadın-erkek ilişkilerinin dünyanın her yerinde benzer biçimler aldığını gözler önüne sermesiyle dikkat çeken kitap, flörtten takılmaya nasıl ve ne zaman geçildiği ve bunun kadınlarla erkekler için ne anlama geldiğini ortaya koyuyor.

Kitabın yazarı Kathleen Bogle, ABD üniversitelerinde yaptığı araştırmada heteroseksüel üniversite gençliğinin ilişki biçimlerinin tarihini inceliyor ve dünyanın pek çok yerinde kadınlarla erkeklerin kafasını kurcalayan sorulara cevap arıyor.

  • Künye: Kathleen A. Bogle – Takılma Kültürü: Kampüste Seks, Flört ve İlişkiler, çeviren: Esra Polat, Güldünya Yayınları, 264 sayfa, cinsellik, 2015

Ayşe Düzkan – 05 17 (2018)

1980’li yıllardan itibaren Türkiye’deki feminist hareketin içinde yer almış ve bu alanda önemli çalışmalara imza atmış Ayşe Düzkan’ın, bir anlamda ülkedeki feminist hareketin dönüm noktalarını ve güncel sorunlarını saptayan yazıları, bu kitapta.

Feminist ve Kadınlara Mahsus Gazete Pazartesi gibi feminist fikriyat ve eylemi Türkiye’de görünür kılan yayınların da kurucularından olan Düzkan’ın daha önce yayınlanmamış kimi yazılarını da barındıran ‘05 17’de, şiddet ve tacizle mücadeleden kadın cinayetlerine, Kürt sorunundan eğitim meselesine, Aydın Doğan’ın medyadan çekilmesinin sonuçlarından Türkiye feminizminin güncel sorunlarına pek çok konu tartışılıyor.

Kitabın başlığı olan ‘05 07’ ise, yirminci yüzyıl tarihinde çok önemli iki gelişmeye, yani 1905 Nisan Devrimi ile 1917 Ekim Devrimine işaret ediyor.

Düzkan, feminizm konusunda kendisini yazmaya sevk eden nedenler hakkında şöyle diyor:

“Bu hareket, bu hareketin ilham ettiği fikir ve bakış açısı olmasaydı bu kadar yazma ihtiyacı duymazdım. O yılların, o yıllarda yasladığımız dışlanmanın birçok açıdan kişiliğimi de şekillendirdiğini, bana ve yol arkadaşlarıma tarifsiz bir güç katığını düşünüyorum. Bugün ne yazarsam yazayım, feminist metodolojiye, insiyaki bir biçimde başvurduğumu görüyorum.”

  • Künye: Ayşe Düzkan – 05 17, Güldünya Yayınları, feminizm, 279 sayfa, 2018

Feryal Saygılıgil – Bir Kadın Grevi (2018)

Novamed’li kadınların efsanevi direnişinin derinlikli analizi, bu kitapta.

2006’da, Petrol-İş Sendikası’na üye 83 kadın, düşük ücret verilmesi, hamileliğin takvime bağlanarak sıraya konulması, tuvalete girmenin yasaklanması ve ardından dakikalara bağlanması ve hatta kadınların aybaşı dönemlerinin dahi sorun olması gibi nedenlerle FMC’ye bağlı Novamed’te greve çıktı.

448 gün süren bu grev, kadınların zaferiyle sonuçlanıp sendikalı işçilerin direniş ve örgütlenme tarihine altın harflerle yazıldı.

Feryal Saygılıgil de, bu muazzam deneyimi inceliyor ve gelecek kuşaklara aktarıyor.

Saygılıgil bu grevi başından sonuna izlerken, aynı zamanda Osmanlı’dan Cumhuriyet’e kadın işçilerin durumunu, Türkiye’de kadının işgücü piyasasındaki konumunu ve kadın işçilerin sendikal hareket içindeki yerini kapsamlı bir şekilde ortaya koyuyor.

‘Bir Kadın Direnişi’, kadınların örgütlenme deneyimleri ve direniş stratejilerine daha yakından bakmak için çok önemli bir çalışma.

  • Künye: Feryal Saygılıgil – Bir Kadın Grevi: Serbest Bölgede Kadın Olmak, Güldünya Yayınları, siyaset, 243 sayfa, 2018

Sassa Buregren ve Elin Lindell – Feminizme Devam (2017)

  • FEMİNİZME DEVAM, Sassa Buregren ve Elin Lindell, çeviren: Ünzile Tekin, Güldünya Yayınları, feminizm, 80 sayfa

İsveçli yazar ve sanatçı Sassa Buregren daha önce yayımlanan ‘Küçük Feministin Kitabı’, feminist çocuk ve gençlik edebiyatının önde gelen yapıtlarından biri olarak kabul ediliyor. Yazar söz konusu kitabında, İsveç’te yaşayan Ebba adlı karakterinin kadınlar ve erkekler üzerine düşünmesini ve toplumsal cinsiyete dair var olan eşitsizlikler konusunda aydınlanmasını anlatmıştı. Buregren’in Elin Lindell ile birlikte kaleme aldığı bu kitap da, feminizmin ne olduğu, feminist fikirlerin nasıl ortaya çıktığı, toplumsal cinsiyet eşitliği için neden mücadele edilmesi gerektiği ve toplumsal cinsiyetin farklı coğrafyalarda değişik biçimlerde nasıl ortaya çıkıp geliştiği konularında genç okurlarını bilgilendiriyor. Kitap, Buregren’in gençlerle feminizm konusunda yaptığı söyleşilerin neticesinde ortaya çıkmış.