Stefan Zweig – Dünün Dünyası (2019)

“Kendimi, başkalarına hayat hikâyemi anlatacak kadar önemsememiştim hiç. Beni ana kahramanı yapacak ya da odak noktasına koyacak bir kitaba, bir kuşağın yaşayabileceği ne kadar çok olay, felaket ve sınav varsa hepsiyle karşı karşıya kaldıktan sonra cesaret edebilecekmişim demek.”

Yaşadığı dönemle olduğu kadar trajik sonuyla da Stefan Zweig, bir kuşağın yaşayabileceği felaket ve sınavların ne denli zorlu olabileceğinin en çarpıcı örneğidir.

Dolayısıyla bu kitap da, Zweig’ın otobiyografisi olduğu kadar tüm tarih boyunca eşi örneği az bulunur o kuşağın yazgısı olarak okunmalı.

Zweig burada, doğup büyüdüğü Habsburg İmparatorluğu’nun çöküşünü, Avrupa’nın Birinci Dünya Savaşı’na uzanan süreçteki toplumsal ve kültürel durumunu, savaştan sonra Avrupa’nın altüst oluşunu, Hitler’in önlenemez yükselişini ve bütün Avrupa’yı esir alışını, dostların birbirine düşman oluşunu hem usta bir yazar hem de maharetli bir belgeselci titizliğiyle anlatıyor.

Kitap aynı zamanda, Zweig’ın Rilke, Joyce, Rolland, Freud, Rodin, Gorki, Rathenau ve Verhaeren gibi isimlere dair ilginç yorumlarını da barındırıyor.

  • Künye: Stefan Zweig – Dünün Dünyası, çeviren: Gülçin Wilhelm, İletişim Yayınları, otobiyografi, 412 sayfa, 2019
Reklamlar

Volker Kutscher – Sessiz Ölüm: Gereon Rath’ın İkinci Vakası (2018)

Kısa bir süre önce burada yer verdiğimiz ‘Islak Balık’tan sonra, Komiser Gereon Rath ikinci macerasıyla karşımızda.

Daha önceki romanda, Weimar Cumhuriyeti zamanlarında, Nazilerin komünistlere karşı yürüttüğü acımasız sokak savaşları sürecinde bir cinayeti aydınlatmaya koyulan Komiser Rath, şimdi de Berlin’de ünlü bir aktrisin cinayete kurban gitmesinin ardındaki gizemleri aydınlatmaya koyuluyor.

Nazilerin bütün yıkıcılıklarıyla, koşar adım Almanya’da iktidara koşar adım iktidara yürümektedir.

Bu esnada 1930’ların Berlin’i de, Avrupa’nın en önemli sinema merkezlerinden biri haline gelmiştir.

Fakat aynı zamanda bu sektör ile yeraltı dünyasında büyük bir güç mücadelesi yaşanmaktadır.

İşte aktrisin cinayeti, tam da bu rekabetin beraberinde getirdiği kirli ilişkilerin düğümlendiği bir olay olması açısından önemlidir.

Sinema sektörünün ilk döneminde geçmesiyle ayrıca dikkat çeken ‘Sessiz Ölüm’, sessiz filmcilerle sesli filmciler arasındaki kamplaşmayı, Nazilerin gittikçe şiddetlenen baskılarını ve polis örgütü içindeki rekabeti de kurguya yediriyor.

  • Künye: Volker Kutscher – Sessiz Ölüm: Gereon Rath’ın İkinci Vakası, çeviren: Gülçin Wilhelm, İletişim Yayınları, roman, 483 sayfa, 201