Kolektif – Göçler Ülkesi (2015)

Türkiye’de son yıllarda popülerleşen göç konusu üzerine çok boyutlu bir tartışma ortamı sağlayan önemli makaleler.

Kitabı, bu trajik olguya işgücü göçü, göçün feminizasyonu, göç karşılaşmaları, göçün sinemaya yansıması ve ayrımcılık gibi geniş bir perspektiften bakmak isteyenlere öneriyoruz.

Kitapta irdelenen kimi konular şöyle:

  • Göç yollarının kavşak noktası olarak Akdeniz havzası,
  • Türkiye’deki Suriyelilerin statüleri ve bunlara yönelik hükümet politikaları,
  • Rusya ile Türkiye arasındaki turizme dayalı göç sisteminin oluşumu,
  • Göçmen kadın emeği,
  • Antalya bağlamında Rus kadınların emek göçü,
  • Afrikalı göçmenlerin İstanbul deneyimleri,
  • Türkiye göç araştırmalarında araştırmacı deneyimi,
  • Türkiye’de yerinden edilmiş Kürt gençlerin yaşadıkları…

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Ayhan Kaya, Stéphane de Tapia, Cansu Akbaş Demirel, Ertuğrul Murat Özgür, Ayla Deniz, Cemile Gizem Dinçer, Yeşim Mutlu, Ezgi Çakmak, Ezgi Burgan, Yasemin Akis, Esra Demirkol, Meltem Hamit, Zeynep Karakılıç, Görkem Dağdelen, Nevin Şahin-Malkoç, Figen Uzar-Özdemir, Besim Can Zırh ve Onur Suzan Nobrega.

  • Künye: Kolektif – Göçler Ülkesi, derleyen: Lülüfer Körükmez ve İlkay Südaş, Ayrıntı Yayınları, göç çalışmaları, 272 sayfa, 2015
Reklamlar

Lea Nocera – “Manikürlü Eller Almanya’da Elektrik Bobini Saracak” (2018)

Şimdiye kadar Türkiye ve Almanya arasında imzalanan işgücü anlaşması hakkında yapılmış pek çok çalışma bulunuyor.

Bu konu öylesine zengin açılımlar sağlıyor ki, gelecekte de bu yönde çalışmaların devam edeceği açık.

Lea Nocera’nın bu dikkat çekici çalışması ise, bu göç hikâyesine çok özgün bir pencereden, toplumsal cinsiyet perspektifinden bakıyor.

Nocera, elli dört yıl önce imzalanmış anlaşma gereği ilk kez Almanya’ya çalışmaya giden kadın işçilerin dünyasına iniyor.

Nocera’ya göre, Alman fabrikalarında “elektrik bobini sarmak” için ülkesinden ayrılan kadın işçiler, büyük şehirlerden yetişmiş, iyi eğitim almış, fakat Almanya’da işçi olmayı kaçırılmayacak bir fırsat olarak gören kadınlardı.

Kitap, göçü toplumsal cinsiyet perspektifinden irdelediği gibi, göçün kuşaklararası ilişkiler üzerine etkileri, göç ve kültürel üretim, göçün aile üzerindeki yansımaları, göçün bir sonucu olarak kuşak ve kültür çatışması ve göç için yapılan zorunlu evlilikler gibi ilgi çekici konuları ele alıyor.

Hem sözlü kaynaklardan hem de Türk basınından zengin kaynaklara dayanan çalışma, bu kadınların deneyimlerini aydınlattığı gibi, bu kadınlar üzerinden Türk kadınına ilişkin simgelerin Almanya ve Avrupa’da nasıl biçimlendiğini de gözler önüne seriyor.

  • Künye: Lea Nocera – “Manikürlü Eller Almanya’da Elektrik Bobini Saracak”: Toplumsal Cinsiyet Perspektifinden Batı Almanya’ya Türk Göçü (1961-1984), çeviren: Fazıla Mat, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 324 sayfa, 2018

Sema Erder – İstanbul Bir Kervansaray (mı?) (2015)

Göç ve kentleşme alanlarında önemli çalışmalar yapmış Sema Erder, iç ve dış göçlerle sürekli yeniden yapılanan İstanbul’un sosyolojik dönüşümünün kaydını tutuyor.

İstanbul’a göç edenlerin bu kente taşıdıkları hayat tarzları, kentte gecekondunun doğuşu ve kentsel dönüşümün mağdur ve muhatapları konularında bir başucu kitabı.

  • Künye: Sema Erder – İstanbul Bir Kervansaray (mı?), İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları

M. Murat Erdoğan – Suriyeliler Barometresi (2018)

Suriye’de 2011’den beri devam eden savaş, pek çok Suriyelinin ülkelerinden kaçmasına ve insanlık onurunu ayaklar altına alan şartlarda yaşamasına neden oldu.

Ülkelerinden kaçan Suriyelilerin önemli bir kısmı da, şu an Türkiye’de.

İşin asıl tuhaf ve bu yönüyle sorun teşkil eden tarafı ise, göçmen sorununun aşılması konusunda ne iktidarın ne de muhalefetin hâlihazırda doğru düzgün bir politika ortaya koyamamış olması.

İşte Prof. Dr. Murat Erdoğan’ın tasarladığı ve her yıl uygulanması planlanan ‘Suriyeliler Barometresi’, bu soruna hem sosyolojik hem de politik anlamda bir çözüm bulunmasının imkânlarını sorgulamasıyla önemli bir boşluğu doldurmaya aday.

Konuyu hem Türk toplumu hem de Suriyeliler açısından ele alan Erdoğan, ortak toplumsal yaşamın dinamiklerinin ne olduğunu ortaya koyuyor.

26 ilde Türk vatandaşları ve Suriyelilerle yapılan görüşmelere dayanan araştırma, var olan sorunu kapsamlı bir şekilde tanımladığı gibi, hak temelli, insan onuruna yakışacak ve huzurlu bir ortak geleceğin zemini için neler yapılması gerektiğini adım adım açıklıyor.

  • Künye: M. Murat Erdoğan – Suriyeliler Barometresi: Suriyelilerle Uyum İçinde Yaşamın Çerçevesi, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 196 sayfa, 2018

Ayhan Kaya ve Ferhat Kentel – Belçika Türkleri (2008)

Nitelikli bir göç çalışması olan ‘Belçika Türkleri’, Belçika toplumu ve Belçika Türkleri arasındaki etkileşim sürecini inceliyor ve göçmen topluluklarının yaşadıkları toplumun kural, norm, düzenleme, siyasal ve toplumsal yaşantısına uyma biçimlerine ve sürecine odaklanıyor.

Belçika’da yaşayan Türk kökenli toplulukların, Türkiye’nin AB üyeliği sürecini güçlü bir biçimde desteklediği ön kabulüyle hareket eden çalışma, söz konusu topluluğun Türkiye-AB ilişkilerine dair sosyal, siyasal ve kültürel söylemlerini inceliyor.

Kitap “Euro Türkler” üzerinden, göç ve göçmenlik olgusunu tartışıyor.

  • Künye: Ayhan Kaya ve Ferhat Kentel – Belçika Türkleri, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, inceleme, 220 sayfa

Kolektif – Türkiye’den Fransa’ya Göç ve Göçmenlik Halleri (2008)

Türkiye’nin 1960’lı yıllardan itibaren verdiği işçi göçünün bir durağı da Fransa’ydı.

Bu kitap, Fransa’ya göç etmiş Türklere odaklanan makalelerden oluşuyor.

Makaleler, Fransa’daki Türk göçmenlerin ve çocuklarının deneyimleri ile bunlara bağlı gelişen sosyolojik-siyasi durumu inceliyor.

Kitaba makaleleriyle katılan isimler şöyle: Feyza Ak Akyol, Samim Akgönül, Claire Autant-Dorier, Didem Danış, Benoit Fliche, Verda İrtiş, Ayhan Kaya, Mahir Konuk, Gaye Petek, Necdet Subaşı, Stephane de Tapia ve Füsun Üstel.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’den Fransa’ya Göç ve Göçmenlik Halleri, derleyen: Didem Danış ve Verda İrtiş, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 392 sayfa

Kolektif – Mülteci Koruma Siyaseti ve Pratiği (2017)

multeci-koruma-siyaseti-ve-pratigi

İnsani yardım konuları ve özellikle Birleşmiş Milletler’in ana insani yardım kuruluşu olan ve 60. yılını kutlayan Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) ile ilgilenenler açısından bir temel okuma kitabı.

Çalışmaya, siyaset bilimi ve mülteciler üzerine hem kuramsal hem de uygulamalı çalışmalarıyla tanınan pek çok isim katkıda bulunmuş.

BMMYK, İkinci Dünya Savaşı sonrasında, Soğuk Savaş döneminde, Bosna’da, Afganistan ve Irak’ta ya da Ortadoğu, Asya ve Afrika’daki herhangi bir zorunlu göç durumunda neler yaptı, neleri yap(a)madı?

Çalışmalarını yürütürken hangi dengeleri gözetti?

Finans kaynaklarını ve stratejilerini nasıl ve neye göre belirledi?

Yıllar geçtikçe çalışma ilkelerinde neleri değiştirdi? Günümüzde mülteci sorununa güncel yaklaşımlar geliştirebiliyor mu?

İşte elimizdeki kitap, bu ve benzeri sorulara yanıt veren kapsamlı bir araştırmaya dayanmasıyla, alan açısından çok önemli.

  • Künye: Kolektif – Mülteci Koruma Siyaseti ve Pratiği, çeviren: Özgün Emre Koç, İstanbul Kültür Üniversitesi Yayınları