Galileo Galilei – Dante’nin Cehennemi Üzerine Dersler (2009)

Galileo Galilei, henüz yirmi dört yaşındayken, ünlü Floransa Akademisi üyelerine Dante’nin ‘İlahi Komedya’da tasvir ettiği cehennem üzerine iki ders verir.

Bu derslerde, Dante’nin cehenneminin biçimi, konumu ve büyüklüğünü irdeleyen Galileo, ‘İlahi Komedya’nın ilk bölümünde anlatılan cehennem çukurunu geometrik bir bakış açısıyla incelemek ve Dante’nin belirlediği boyutları keşfedip açıklamak istiyordu.

Şu ana kadar pek üzerinde durulmamış bu dersler, başarılı bir bilim insanının habercisi niteliğinde.

Kitap, genç Galileo’nun, edebiyat ile sanat alanındaki yeteneğini ve bilimsel konulara merakının başlangıcını görmek isteyenlere hitap ediyor.

  • Künye: Galileo Galilei – Dante’nin Cehennemi Üzerine Dersler, çeviren: Murat Sirkecioğlu, Bilge Kültür Sanat, Yayınları, inceleme, 167 sayfa
Reklamlar

Galileo Galilei – İki Büyük Dünya Sistemi Hakkında Diyalog (2008)

Galileo Galilei’nin, meşhur kitabı ‘İki Büyük Dünya Sistemi Hakkında Diyalog’, üç kişinin diyalogları şeklinde kaleme alınmış.

Diyaloglarda Simplicio Ptolemy Aristocu düşünceyi, Salvatio Kopernik sistemini ve Sagredo ise aydınlanmayı temsil ediyor.

Galileo kitabında ilk olarak, yerküreye en yakın mesafedeki gökcismi olması vesilesiyle Ay’ı inceliyor ve yerkürenin güneşten aldığı ışığı Ay’a yansıttığını ispat ediyor.

Yine, dünyanın uzayda sabit bir şekilde durmadığı ve diğer gezegenlerle beraber güneş etrafında döndüğü gerçeği de, ilk kez Galilei’nin bu kitabında dile getirilmiş ve engizisyon mahkemesi bu nedenle kıyameti koparmıştı. Galilei’nin kitabının modern bilime en büyük katkısı, o ana kadar gerçek ve tartışılamaz kabul edilen Aristotelesçi düşünceyle hesaplaşmayı göze alması ve gerçekleri büyük bir cesaretle savunmasıydı.

  • Künye: Galileo Galilei – İki Büyük Dünya Sistemi Hakkında Diyalog, çeviren: Reşit Aşçıoğlu, İş Kültür Yayınları, bilim, 655 sayfa

Ender Helvacıoğlu (yay. haz.) – Bilimsel Devrimin Başyapıtları (2012)

  • BİLİMSEL DEVRİMİN BAŞYAPITLARI, yayına hazırlayan: Ender Helvacıoğlu, Bilim ve Gelecek Kitaplığı, bilim tarihi, 294 sayfa

 M

Uzun soluklu bir çalışmanın neticesi olan elimizdeki nitelikli çalışma, bilim dünyasına önemli katkılarda bulunmuş ve önemini günümüze kadar sürdürmüş eserleri okurlarına sunuyor. İki bölüme ayrılan kitapta ilkin, Thomas Kuhn, Eric Lerner ve Friedrich Engels imzalı yazılarda, bilimsel devrimi hazırlayan toplumsal koşullar, devrimin içeriği ve tarihsel önemi değerlendiriliyor. Kitabın omurgasını oluşturan ikinci bölümde de, bilimsel devrimin simgesi olan eserler ile onların Nikola Kopernik, Galileo Galilei, Johannes Kepler, Christiaan Huygens, Isaac Newton ve Charles Darwin gibi yazarları ayrıntılı makalelerle tanıtılıyor.

Jacob Bronowski ve Bruce Mazlish – Leonardo’dan Hegel’e Batı Düşünce Tarihi (2012)

  • LEONARDO’DAN HEGEL’E BATI DÜŞÜNCE TARİHİ, Jacob Bronowski ve Bruce Mazlish, çeviren: Elvan Özkavruk Adanır, Say Yayınları, tarih, 694 sayfa

 

‘Leonardo’dan Hegel’e Batı Düşünce Tarihi’, Batı’nın Rönesans’tan 19. yüzyılın başlangıcına kadar geçen döneminin düşünsel gelişim sürecini açıklıyor. Kitapta, Batı’nın Ortaçağ’dan silkinişi, muhalif düşüncenin gelişimi ve büyük devrimler çağı, Leonarda da Vinci, Galileo, Rousseau, Adam Smith ve Hegel gibi önemli düşünürlerin fikirleri üzerinden izleniyor. Batı düşünce tarihini dört yüz yıllık bir zaman diliminde izleyen çalışmanın, bu geniş tarihi, siyaset ve felsefe gibi tek bir düşünce alanıyla sınırlı tutmayarak düşünce evreninin başka alanlarını da kapsayacak şekilde irdelemesiyle özgün olduğunu söyleyebiliriz.

Georges Minois – Galileo (2010)

  • GALILEO, Georges Minois, çeviren: Işık Ergüden, Dost Kitabevi, biyografi, 142 sayfa

Georges Minois ‘Galileo’da, fizik, matematik bilimleri, felsefe ve teoloji gibi birçok uzmanlık alanının kavşağında yer almasıyla Avrupa kültür tarihinin merkezi bir kişiliği olan Galileo Galilei’nin biyografisini kaleme getiriyor. Yazarın, Galileo’yu üç ayrı kişiliği ekseninde ele alması ise, kitabın özgün yanlarından biri. Galileo’nun yakın ve aile ilişkileri ve özel yaşamıyla kitabına başlayan Minois, ardından, 20. ciltlik bir yayına imza atan bilgin Galileo’ya odaklanıyor. Kitabın son bölümü ise, Galileo’yu, o zamana dek her şeye kadir olan totaliter bir din karşısında, bilimin özerkliğini savunmanın sembolü olarak tasvir ediyor.