Michael Dobbs – Geceyarısına Bir Kala (2010)

Michael Dobbs ‘Geceyarısına Bir Kala’da, dünyayı nükleer kıyamete daha önce hiç olmadığı kadar yaklaştıran, çalkantılı Küba füze krizini anlatıyor.

Beyaz Saray tarafından “Kara Cumartesi” olarak adlandırılan 27 Ekim 1962’yi ve Soğuk Savaş’ın dönüm noktası olan bu tarihi günün önemli aktörleri John F. Kennedy, Nikita S. Kruşçev ve Fidel Castro üzerinden adım adım izleyişi, Dobbs’un çalışmasını nitelikli kılan başlıca husus.

Aynı zamanda Washington Post muhabiri olan Dobbs, Arthur M. Schlesinger Jr.’ın “İnsanlık tarihindeki en tehlikeli an” olarak tanımladığı Küba füze krizini, Amerikan, Sovyet ve Küba kaynaklarından yeniden değerlendiriyor.

  • Künye: Michael Dobbs – Geceyarısına Bir Kala, çeviren: Erhun Yücesoy, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 468 sayfa

Erdal Sarıçam – Sürgün Edilen Ünlüler (2010)

‘İntihar Eden Ünlüler’, Erdal Sarıçam’ın daha önce yayımlanan çalışmalarından.

Yazar, ‘Ünlüler’ serisinin elimizdeki kitabında ise, büyük kalabalıklara yön vermiş, önemli kitleleri etkilemiş isimlerin sürgün maceralarını işliyor.

Kitapta, yerli ve yabancı kırk bir ünlünün fikirleri, mücadeleleri, yaşadıkları trajediler, eserlerinden kısa alıntılar ve sürgün öyküleri yer alıyor.

Mehmet Akif Ersoy’dan Nâzım Hikmet’e, II. Abdülhamit’ten Ayetullah Humeyni’ye, Benazir Butto’dan Fidel Castro’ya, Şeyh Şamil’den Şivan Perwer’e, Ahmet Kaya’dan Rabia Kadir’e, Pablo Neruda’dan Yılmaz Güney’e kadar birçok ünlü isim, fırtınalı ve hayatları ve sürgün hikâyeleriyle okurun karşısına çıkıyor.

  • Künye: Erdal Sarıçam – Sürgün Edilen Ünlüler, Gezgin Yayınları, tarih, 271 sayfa

Raúl Castro Ruz – Küba Devrimi’nin Sorumluluğu (2009)

‘Küba Devrimi’nin Sorumluluğu’, Küba Devlet Konseyi Başkanı Raúl Castro Ruz’un 1959’tan günümüze yaptığı konuşmalardan derlendi.

Fidel Castro’nun kardeşi olan Ruz, Che Guevara’yla ilk sohbet eden ve onu Castro’yla tanıştıran kişi olarak da bilinir.

Küba direnişinde önemli roller üstlenen Ruz, savaşta zorlu görevler üstlenmesi ve bunların neredeyse tümünde başarılı olmasıyla ünlüdür.

Küba devriminin ideolojik birliğinin gelişiminde ve örgütlenmesinde önemli bir yere sahip Ruz’un, bu kitapta bir araya getirilen konuşmaları, ülkedeki toplumsal mücadeleye, Küba Komünist Partisi’nin ve devrimci iktidarın tarihine ışık tutar nitelikte.

  • Künye: Raúl Castro Ruz – Küba Devrimi’nin Sorumluluğu, çeviren: Ebru Aktolunay ve Yiğit Günay, Yazılama Yayınları, siyaset, 83 sayfa

Fidel Castro – Che’li Anılar (2009)

Kuşkusuz, bir insan ve bir devrimci olarak Che Guevara hakkında yazmak söz konusu olduğunda, bunu, Latin Amerika’nın çehresini birlikte değiştirdikleri Fidel Castro’dan daha iyi yapacak başka bir isim düşünülemez.

Bu kitap, kendisiyle 1987 yılında yapılan bir röportajda, “Che’yi hâlâ rüyamda görüyorum” diyen Castro’nun, büyük bir tarihi ortaklık yaptığı Ernesto ‘Che’ Guevara de la Serna’ya dair anılarından oluşuyor.

Castro’nun Che’yle ilgili anıları, konuşmaları, röportajları ve yazılarından oluşan kitap, hem kendisiyle Che Guevara arasındaki bağı hem de Küba’nın ilginç siyasal deneyimini anlamak açısından önemli ayrıntılar barındırıyor.

  • Künye: Fidel Castro – Che’li Anılar, çeviren: Mehmet Harmancı ve Murat Uyurkulak, Agora Kitaplığı, anı, 213 sayfa

Kolektif – Diktatörlerin Çocukları (2018)

Stalin’in kızı Svetlana, Mussolini’nin kızı Edda, Franco’nun kızı Carmen, Hafız Esad’ın oğlu Beşşar Esad ve Mao’nun kızı Li Na…

Gazeteci ve tarihçilerin kaleme aldığı yazılardan oluşan bu kitap, her şeyden önce tartışılır bir isimler barındırsa da, tarihteki büyük diktatörlerin çocuklarını, onların kaderlerini anlatıyor.

Çalışma, hem harika bir tarihi kayıt hem de diktatör çocuğu olmanın nasıl büyük bedeller ödemek anlamına geldiğini açık seçik ortaya koymasıyla önemli.

Kitapta yukarıdaki isimlerin yanı sıra Çavuşesku, Kaddafi, Duvalier, Hüsnü Mübarek, Saddam Hüseyin, Mobutu, Kim İl-sung, Bokassa, Pinochet, Castro, Lukaşenko ve Rıza Pehlevi’nin çocuklarının hikâyeleri de anlatılıyor.

  • Künye: Kolektif – Diktatörlerin Çocukları, hazırlayan: Claude Quétel ve Jean-Christophe Brisard, çeviren: Olcay Kunal, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 276 sayfa, 2018

Fidel Castro – Beni Tarih Aklayacaktır (2017)

Fidel ve Raul Castro kardeşlerin önderliğinde, 26 Temmuz Hareketi, 26 Temmuz 1953’te Santiago de Cuba’daki Moncada Kışlası’na saldırır. Saldırının hedefi darbeyle ülkenin yönetimini ele geçirmiş Fulgencio Batista’dır.

Fakat Moncada Kışlası saldırısı başarısız olur ve Castro da yakalanıp mahkemeye çıkartılır.

Castro burada, 16 Ekim 1953 günü savunmasını kendisi yapmış ve bunu da elimizdeki kitabın başlığı olan meşhur “La historia me absolverá”, yani “Beni tarih aklayacaktır.” cümlesiyle noktalamıştı.

Daha sonra 26 Temmuz Hareketi’nin en önemli belgesi haline gelecek bu metin, şimdi Celil Denktaş’ın özenli çevirisiyle Türkçede.

Kitaptan bir alıntı:

“Yasadışılığı yasaymış gibi gösteren, mantık dışılığı olağan saydıran, bir araya gelmesi mümkün olmayan ne varsa hepsini toplayıp aynı sepete tıkıştırmaya uğraşan bu şaklabanlıklar nereye kadar gider dersiniz? İş, ‘Haklıyız çünkü güçlüyüz!’ noktasını çoktan aştı.” (s. 101)

  • Künye: Fidel Castro – Beni Tarih Aklayacaktır, çeviren: Celil Denktaş, Yazılama Yayınları, 125 sayfa, siyaset, 2017

Lisa St Aubin de Teran – Otto (2008)

Lisa St Aubin de Teran, ‘Otto’ isimli bu romanında, Castro’nun danışmanlığını yapan, Salvador Allende’nin yakın arkadaşı Venezuelalı devrimci ve gerilla komutanı Oswaldo Barreto Miliani’nin hayat hikâyesini anlatıyor.

Her ne kadar pek tanınmasa da, kod adı Otto olan Miliani’nin, Güney Amerika tarihinde önemli bir yeri var.

Teran’ın kurgusunu ilgi çekici kılan başlıca yön, Miliani’nin siyasi rolünün yanı sıra, kişisel dünyasından ayrıntılar da sunmasıdır diyebiliriz.

Miliani’nin nasıl önemli bir devrimci figür haline geldiği, İran’daki Kürt ayaklanmalarından birinin öncüsü bir kadınla tanışması ve ardından evliliği, romanda ilgi çeken ayrıntılardan birkaçı.

  • Künye: Lisa St Aubin de Teran – Otto, çeviren: Silya Zengilli, Dharma Yayınları, roman, 574 sayfa