Judith Butler ve Athena Athanasiou – Mülksüzleşme (2017)

Feminist kuramcı Judith Butler, felsefi çalışmalarıyla ve özellikle de etik ve siyaset, feminizm, toplumsal cinsiyet, bedensellik, kuir aktivizm, normatif şiddet gibi alanlardaki önemli katkılarıyla bilinen, günümüzün önde gelen entelektüellerinden.

Feminist kuram ve radikal toplumsal düşünceye odaklanan Athena Athanasiou ise Luce Irigaray, Martin Heidegger ve Michel Foucault’nun yapıtlarına getirdiği özgün perspektiflerle bilinen bir isim.

İşte elimizdeki bu kitap, iki ismin 2009’da başlayıp toplantılarla, söyleşilerle ve mektuplarla süren uzun soluklu diyaloglarının neticesi.

Yunanistan’da SYRIZA’nın neoliberal politikalara karşı güçlü bir muhalefet ortaya koyduğu, aynı zamanda Mısır Devrimi’nin en yoğun günlerini yaşadığı bir döneme rastlayan bu diyaloga, söz konusu gelişmelerin rengini verdiğini de bilhassa belirtelim.

Çeşitli hareketlere, gösterilere ve eylemlere değinen yazarlar, kendi uzmanlık alanlarının yanı sıra Heidegger’in teknoloji eleştirisinden, Foucault’nun biyopolitika yaklaşımından, Irigaray’ın çalışmalarından ve hatta Yunan mitlerinden yola çıkarak,

  • Performatif siyasetin ne anlama geldiğini,
  • Yeni direniş imkânlarının neler olduğunu,
  • Siyasal hareketliliğin yeni biçimlerini,
  • Devlet ırkçılığını,
  • Ve kamusal yası, ayrıntılı bir şekilde tartışıyor.

Künye: Judith Butler ve Athena Athanasiou – Mülksüzleşme, çeviren: Başak Ertür, Metis Yayınları, felsefe, 200 sayfa

Reklamlar

Judith Butler – Cinsiyet Belası (2008)

Judith Butler, ‘Cinsiyet Belası’nda, Levi-Strauss, Freud, Lacan, Irigaray, Wittig ve Kristeva’nın metinlerinin eleştirel bir okuması üzerinden toplumsal cinsiyet konusunu çok yönlü bir bakışla masaya yatırıyor.

Feminist kuramın temel yapıtları arasında yer alan kitabın birinci bölümü, kadınların statüsünü ve cinsiyet-toplumsal cinsiyet ayrımını değerlendiriyor.

Kitabın ikinci bölümünde, toplumsal cinsiyet kimliklerini heteroseksüel bir çerçevede dayatmaya çalışan mekanizma olarak ensest tabusu ele alınıyor.

Kitabın son bölümünde ise, cinsiyet ve cinselliği kültürel olarak idare eden örtük normların, Kristeva’nın eserlerinde nasıl işlendiği gösterilmeye çalışılıyor.

Butler’ın çalışması, feminist kuramın temel yapıtlarından biri oluşuyla alan için vazgeçilmez bir kaynak.

  • Künye: Judith Butler – Cinsiyet Belası, çeviren: Başak Ertür, Metis Yayınları, feminizm, 246 sayfa

Gizem Çelik – Öldüren Erkek(lik)ler (2017)

  • ÖLDÜREN ERKEK(LİK)LER, Gizem Çelik, Nota Bene Yayınları, toplumsal cinsiyet, 336 sayfa

olduren-erkeklikler

Türkiye’nin en yakıcı sorunlarının başında, kadına yönelik şiddet geliyor. Hatta kamuoyunda bu yönde büyük bir tepki oluştuğu halde, kadına yönelik işkence ve cinayetler azalmak yerine gün geçtikçe daha da artıyor. Gizem Çelik’in bu önemli çalışması da, eşine şiddet uygulamış cezaevindeki erkeklerin dünyasını gözler önüne sermesi açısından, alana önemli bir katkı sunuyor. Doğrudan bu erkeklerin anlatımlarıyla yol alan bu kitap, meselenin ataerkil boyutunu kapsamlı ayrıntılı bir şekilde serimliyor. Sorunu saptamakla kalmayıp, bunun çözümü konusunda öneriler de geliştiren Çelik, hem eleştirel erkeklik incelemeleri hem de toplumsal cinsiyet konularına ilişkin nitelikli bir kaynağa imza atmış.

John Stuart Mill – Kadınların Özgürleşmesi (2017)

kadinlarin-ozgurlesmesi

On dokuzuncu yüzyılın en etkili filozoflarından Mill’in cinsiyetler arası iktidar ilişkilerine dair fikirlerini sunan bir eser.

Kadın sorununu psikolojik ve sosyoekonomik bir perspektifle tartışan Mill, kadının baskı altına alınmasının ne gibi sorunlar doğurduğunu ve toplumsal eşitliğin sağlanması konusunda neler yapılabileceğini irdeliyor.

  • Künye: John Stuart Mill – Kadınların Özgürleşmesi, çeviren: Damla B. Aksel, kadın, Pinhan Yayıncılık

Zoë Fairbairns – Kadınlar Kulesi (2007)

  • KADINLAR KULESİ, Zoë Fairbairns, çeviren: Ünver Alibey, Everest Yayınları, roman, 317 sayfa

kadinlar-kulesi

‘Kadınlar Kulesi’, ataerkil bir devletin sosyal güvenlik sistemini kadınların yaşam tarzları üzerinde baskı oluşturmak amacıyla kullanmasını konu alan, feminist bir distopya. Kurgu, kadının sadece toplumsal rollerinin değil, doğurganlığının da yönetildiği, hayatlarına dair onlara hiç sorulmadan kararların verildiği bir dünyayı tasvir ederken, ilk etapta oldukça karamsar görünür. Romanın barındırdığı asıl gerilim, bu bastırılmışlıklardan ziyade, kadınların günün birinde, kendilerine dayatılan bu dünyaya karşı çıkmalarıyla verilir. Londra’nın göbeğinde metruk bir binayı işgal ederek, kendi lidersiz birliğini kuran bir grup kadın, bu kötü kaderi değiştirmeye soyunacaktır. Sağlam bir feminist bir distopya.

Şahin Filiz – Tarikat, Cemaat, Kadın (2017)

  • TARİKAT, CEMAAT, KADIN, Şahin Filiz, Say Yayıncılık

tarikat-kadin-cemaat

Neo-Oryantalizmin kadın üzerinden egemenlik arayışını ve eril siyasal İslamın kadın üzerinde egemenlik kurma biçimlerini gözler önüne seren bir kitap. Filiz, tarikatlardan cemaatlere dinin politik örgütlenmesi, İslamcılığın kadın retoriği ve kadınla imtihanı ve türban söyleminin dayandırıldığı dinsel gerekçeler gibi güncel ve yakıcı birçok sorunu tartışıyor.

Betül Yarar (der.) – Şiddetin Cinsiyetli Yüzleri (2015)

  • ŞİDDETİN CİNSİYETLİ YÜZLERİ, derleyen: Betül Yarar, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları

siddetin-cinsiyetli-yuzleri

Toplumsal cinsiyet ile şiddet arasındaki ilişkiyi kuramsal bir çerçeveden ele alan öncü bir çalışma. Şiddetin öznellik ve iktidarla ilişkisini, toplumsal cinsiyet rejiminin kuruluşunda şiddetin nasıl bir rol üstlendiğini ve şiddetin, tarihsel ve toplumsal olarak nasıl biçim değiştirdiğini merak edenlere.