Fakir Baykurt – Yüksek Fırınlar (2008)

Fakir Baykurt ustanın ‘Yüksek Fırınlar’ı, Almanya’daki bir grup işçi ailesinin, göç ettikleri bambaşka bir kültürde yaşadıkları trajik olayları anlatıyor.

Koca İbrahim, Almanya’nın Duisburg şehrine göç etmiş, burada zorlu bir yaşam kavgasına tutuşmuştur.

Almanya’ya, geldiği topraklardan çok farklı olan bu kültüre uyum sağlamaya çalışan İbrahim, burada para biriktirip Türkiye’ye dönmeyi hayal eder.

İbrahim’in namus anlayışının bu kültürde nasıl sıkıntılar doğurabileceği ise, karısı Elif’le olan ilişkisi üzerinden kurgulanır.

Elif’ten bir çocuğu olan İbrahim’in eşini kıskanmaya başlaması ise, kendisinin ve ait olduğu Doğu’nun namus anlayışının en zorlu sınavı olacaktır.

  • Künye: Fakir Baykurt – Yüksek Fırınlar, Literatür Yayıncılık, roman, 371 sayfa
Reklamlar

Fakir Baykurt – Keklik (2008)

  • KEKLİK, Fakir Baykurt, Literatür Yayıncılık, roman, 341 sayfa

Fakit Baykurt’un ilk baskısı 1975 yılında yapılan ‘Keklik’ romanı, kahramanı Yaşar’ın, dedesi Elvan Çavuş’la birlikte, haksızlıklarla mücadelesini anlatıyor. Dökülcek köyünden olan Yaşar, kırda bulup büyüttüğü bir kekliğe bağlanır. O dönemlerde, gerek Dökülcek gerekse de civar köyler, Amerikalıların av alanıdır. Günün birinde, Amerikalı avcılardan biri, Yaşar’ın kekliğini görüp onu almak ister. Yaşar’ın babası da, kendisine iş bulur umuduyla kekliği Amerikalı’ya hediye eder. Bunu öğrenen Yaşar ve dedesi, durumu kabullenmez ve kekliğin peşinden ta Ankara’ya kadar giderler. Ankara’da haksızlığın, ahlaksızlığın ve hukuksuzluğun egemen olduğunu, hep güçlünün kazandığını gören dede ve torun, düzenle mücadele etmeye karar vereceklerdir.

 

Fakir Baykurt – Saka Kuşları (2016)

  • SAKA KUŞLARI, Fakir Baykurt, Literatür Yayıncılık

saka-kuslari

Türkiye edebiyatına kendine has bir renk veren Fakir Baykurt’un, bilindiği gibi kimi çocuk kitapları da bulunuyor. Bu kitapta da, yazarın çocukların hayal gücünü besleyecek birbirinden güzel masalları yer alıyor. Okur burada, başından sıra dışı olaylar geçen Guguk Kuşu’ndan Serçe Kız’a, Kambur Felek’ten Bülbül’e birçok farklı karakterin fantastik dünyasına konuk oluyor, öte yandan da Baykurt’un masalsı üslubunun sağlam örneklerine tanık oluyor. Tonguç Baykurt’un güzel çizimlerinin de, kitabın bir diğer zenginliği olduğunu söylememiz gerek.

Fakir Baykurt – Yarım Ekmek (2007)

  • YARIM EKMEK, Fakir Baykurt, Literatür Yayınları, roman, 364 sayfa

‘Yarım Ekmek’, yayınevinin epey bir zamandır yayımlamaya başladığı ‘Fakir Baykurt Kitaplığı’ dizisinin sekizinci kitabı. Baykurt’un bu kurgusu, baş kahramanı Kezik Acar ve ailesi üzerinden, Almanya’daki Türklerin nasıl yaşadıklarını, sorunlarının neler olduğunu hikâye ediyor. Baykurt bu hikâyenin arkaplanına da, Türkiye sol edebiyatının önemli bir ismine yakışır şekilde, 12 Eylül 1980 darbesinin Türkiye’de yarattığı çalkantıları, hiç yoktan verilen ölüm cezalarını, o dönemde yaşanan sosyoekonomik çalkantıları ve sıkıntıları ustaca yerleştiriyor. Demiryolcu Mustafa’yla yaşadıkları aşk sonucunda evlenen Kezik, üç çocuk sahibi olduktan sonra kocasını bir kazada kaybeder. Üç çocuğuyla bir başına kalan Kezik, çareyi Almanya’ya gidip işçi olarak çalışmakta bulur. Kezik’in Almanya’daki zor çalışma şartları, bu zorluklar karşısındaki inadı ve Almanya’yada yeni bir hayat kurması, romanın omurgasını oluşturuyor.

Fakir Baykurt – Kara Ahmet Destanı (2006)

  • KARA AHMET DESTANI, Fakir Baykurt, Literatür Yayıncılık, roman, 403 sayfa

‘Kara Ahmet Destanı’, Irazca’nın torunu Ahmet Oğlan’ın hikâyesine yer veriyor. Şehre göçer göçmez okula yazılan Ahmet Oğlan, çalışkanlığıyla ortaokul ve liseyi bitirir. Ardından çok istediği Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne girer. Baykurt’un romanı, asıl olarak, Ahmet Oğlan’ın üniversiteye geldikten sonra, bilincinde yaşadığı sıçramaya, dönüşüme odaklanıyor. Burada tanıdığı parkalı “abi”ler aracılığıyla, kendisine öğretilenlerle gerçek hayatın birbirinden çok farklı olduğunu, böylece yoksulların, emekçilerin yanında olması gerektiğini anlar. Roman, bir çocuğun, Ahmet Oğlan’ın, direnerek gün gün nasıl aydınlığa çıktığını, nasıl politik bir kimlik edindiğini hikâye ediyor.