Benjamin Arditi – Liberalizmin Kıyılarında Siyaset (2010)

Benjamin Arditi ‘Liberalizmin Kıyılarında Siyaset’te, demokrasinin, liberal demokrat siyaset anlayışı dışında nasıl tasavvur edilebileceğini irdeliyor.

Bu yönüyle kitabın başlığındaki “kıyılar” da, liberalizmin sınırlarını zorlayan ya da onu bir karşı çıkışla aşma arayışında olan fenomenlere atfen kullanılmış oluyor.

Kimlik siyasetinin, eşitlik talebi yerine, gitgide ayrıcalık talebine dönüşmesi riski taşıdığı ve liberalizmin karşı çıktığı iktisadi ve siyasî “popülizm”in demokrasiye ters olmadığı, Arditi’nin burada sunduğu dikkat çeken tezlerden.

Arditi, aralarında Laclau, Žižek, Rancière ve Badiou’nun da bulunduğu günümüzün önde gelen düşünürleriyle hesaplaşıyor ve farklılık, popülizm, devrim ve ajitasyon kavramları çevresinde başka tür bir demokratik siyaset için stratejiler geliştiriyor.

  • Künye: Benjamin Arditi – Liberalizmin Kıyılarında Siyaset, çeviren: Emine Ayhan, Metis Yayınları, siyaset, 200 sayfa
Reklamlar

Geoff Boucher – İdeolojinin Büyülü Çemberi (2019)

Geoff Boucher’in bu önemli çalışması, Ernesto Laclau, Chantal Mouffe, Slavoj Žižek ve Judith Butler’ın postmarksist söylem teorilerinin eleştirel bir okumasından yola çıkarak radikal demokrasinin politik stratejisiyle tanımlanan postmarksizm eğilimini haritalandırmasıyla önemli.

Postmarksizmin doğuş momenti olarak ‘Hegemonya ve Sosyalist Strateji’ ve ‘Olumsallık, Hegemonya, Evrensellik’ kitaplarını merkeze alan Boucher, özellikle bu oluşum evresi boyunca tarihsel sorunsalın kapsamının Laclau ve Mouffe, Buttler ve Žižek’in görüşlerini tarih ve praksisin dışavurumcu ve bireyci kavramları içerisinde ne şekilde kurduğuyla ilgileniyor.

Kitabın ilk bölümü, postmarksizmi tarihsel bağlamına oturtuyor ve teorinin izafiliğinin, “Marksizmin ötesinde” bir değişimin zorunluluğu konusunda postmarksist anlayışı nasıl belirlediğini açıklıyor.

İkinci bölüm, Laclau ve Mouffe’un çalışmalarındaki postmarksizmin başlıca teorik önermelerine dönüyor ve örtük dışavurumcu bir tarih bütünlüğünün bu iki ismin sorunsalına karşılık geldiğini ortaya koyuyor.

Boucher üçüncü bölümde de, Butler’ın Foucault esinli post-Althusserci ideoloji teorisini eleştirel bir şekilde mercek altına alıyor.

Dördüncü bölümde ise, Žižek’in Lacan esinli post-Althusserci ideoloji yaklaşımındaki teorik tereddütleri, politik tersine çevirmeleri ve etik belirsizlikleri inceliyor.

Yazar burada, Žižek’in Mesihçi bir Marksizm doğrultusunda postmarksizmden kopuşunun, tarihin tek özne-nesnesini yeniden yaratma doğrultusundaki imkânsız bir arzuyla biçimlendiğini öne sürüyor.

  • Künye: Geoff Boucher – İdeolojinin Büyülü Çemberi: Laclau ve Mouffe, Butler ve Žižek’in Eleştirisi, çeviren: Akın Sarı, Doruk Yayınları, siyaset, 360 sayfa, 2019

Ernesto Laclau – Popülist Akıl Üzerine (2018)

“Toplumsal antagonizmaları ve kolektif kimlikleri kavramlaştırmak çok önemlidir ve ‘sınıf savaşı’ gibi kalıplaşmış, neredeyse anlamsız formüllerin ötesine geçme ihtiyacı, çok zorlayıcıdır.”

Ernesto Laclau’nun şimdi bizde üçüncü baskısına ulaşan ‘Popülist Akıl Üzerine’ adlı bu nitelikli çalışması, daha önce Chantal Mouffe ile birlikte kaleme aldıkları ‘Hegemonya ve Sosyalist Strateji’ kitabında geliştirdikleri Marksizm ve radikal demokrasi kuramını genişletmeyi amaçlıyor.

Temelde kolektif kimliklerin oluşumunun doğası ve mantığına odaklanan, bu bağlamda “Popülizm hangi toplumsal gerçek ya da durumun ifadesidir?” sorusunun yanıtını arayan Laclau, yaklaşımının, ya grubu,  toplumsal çözümlemenin temel birimi olarak kabul eden ya da bu birimi daha geniş işlevselci veya yapısalcı paradigmalara yerleştirmek suretiyle aşmaya çalışan sosyolojik perspektiflerin tatmin edicilikten uzak olmalarından kaynaklanıp geliştiğini belirtiyor.

Yazar, bu tarz toplumsal işlevselciliklerin öngördüğü mantığın, kimliklerin inşası sırasında devreye giren hareketlerin çeşitliliğini kavrayabilmek için fazlasıyla basit ve tekbiçimli olduğunu söylüyor.

Kitapta,

  • Eşdeğerlik, farklılık mantıkları, boş gösterenler, hegemonya, yüzer göstergeler, toplumsal heterojenlik, temsil ve demokrasi kavramlarını,
  • Popüler kimliklerin ortaya çıkış koşullarını gösteren tarihsel örnekleri,
  • Ve popüler kimliklerin inşasının sınırları gibi konular tartışılıyor.

Kitabın, biz Türkiyeli okurları da çok ilgilendiren bir boyutu var.

Laclau, Kemalizmin/Kemalist Devrim’in, Atatürk’ün Altı Oku’nun uzun sayılabilecek çözümlemelerine girişiyor ve ardından da hem Kemalizmin hem de Arjantin’deki Peronist Hareketin popülizme karşılık gelip gelmediğini tartışıyor.

  • Künye: Ernesto Laclau – Popülist Akıl Üzerine, çeviren: Nur Betül Çelik, Epos Yayınları, siyaset, 288 sayfa, 2018