Michael Löwy (der.) – Devrimler (2019)

Tarihe yön vermiş büyük devrimler, bu şahane kitabın konusu.

Michael Löwy’nin derlediği kitap, Paris Komünü’nden Küba Devrimi’ne uzanıyor.

Kitap, söz konusu devrimler açısından altın değerinde olan fotoğraflarla da zenginleşmiş.

Çalışma, Löwy’nin fotoğraf ve tarihsel anlatıyı karşılaştırdığı ve fotoğrafı, gerçekliğin tarihçilerin elinden kaçan yönlerini görünür kılan yeri doldurulamaz bir bilgilenme aracı olarak tartıştığı makalesiyle açılıyor.

Kitabın devamında ise,

  • Gilbert Achcar, 1871 Paris Komünü ve 1905 Rus Devrimi’ni,
  • Rebecca Houzel ve Enzo Traverso, 1917 Rus Devrimi’ni,
  • Michael Löwy, 1919 Macar Devrimi’ni,
  • Enzo Traverso, 1918-1919 Alman Devrimi’ni,
  • Bernard Oudin, 1910-1920 Meksika Devrimi’ni,
  • Pierre Rousset, 1911-1949 Çin Devrimleri’ni,
  • Gilbert Achcar, 1936 İspanya Savaşı’nı,
  • Ve Janette Habel de, 1953-1967 Küba Devrimi’ni ele alıyor.

Devrimler tarihine yakından bakmak, onların dünyayı nasıl değiştirdiğine tanık olmak ve en önemlisi de geleceğe daha ümitle bakmak isteyenler, bu kitabı kaçırmamalı.

  • Künye: Michael Löwy (der.) – Devrimler, çeviren: U. Uraz Aydın, Ayrıntı Yayınları, tarih, 480 sayfa, 2019

Enzo Traverso – Geçmişi Kullanma Kılavuzu (2019)

“Bellek” genellikle tarihin eşanlamlısı olarak kullanılır, ama “tarih-aşırı” bir kategori halini alarak onu ele geçirme yönünde kendine özgü bir eğilim gösterir.

Böylece geçmişi, geleneksel olarak tarih diye adlandırılan disiplininkinden daha geniş ilmekli bir ağın içine alarak, bu geçmişe büyük ölçüde öznellik ve “yaşanmışlık” dozu katar.

Bellek günümüzde Batı toplumlarının kamusal uzamını istila etmiş halde.

En azından Enzo Traverso, böyle düşünüyor.

Traverso bu incelemesinde, bellek ve tarih algımızdaki dönüşümü kayda alıyor.

Geçmişin, şimdiki zamana eşlik ettiğini ve medyanın fazlaca abarttığı, kamusal güçlerin genellikle keyiflerince yönettiği bir “bellek” olarak şimdiki zamanın kolektif imgelemine kök saldığını belirten Traverso, belleğin, “anma takıntısı”na dönüştüğünü ve “bellek mekânları”nın değer kazanmasının, hatta kutsallaştırılmasının gerçek bir “yer tapınması” halini aldığını savunuyor.

Traverso, bundan böyle artık her şeyin bellek oluşturmak anlamına geldiğini ve geçmişin; kültürel duyarlılıklara, etik sorgulamalara ve şimdiki zamanın politik gereklerine göre ayaklanıp yeniden yorumlandıktan sonra kolektif belleğe dönüştüğünü ifade ediyor.

Yazara göre, tarihsel alanlar reklam stratejileriyle kitlelerin beğenisine hitap eden, düzenlenmiş ziyaret yerlerine ve müzelere dönüştürülmüş ve böylece “bellek turizmi” şekillenmiştir.

Kitap, tarih ile bellek arasındaki ilişkileri araştırmayı ve geçmişin kamusal kullanımlarının bazı veçhelerini tahlil etmesiyle dikkat çekiyor.

  • Künye: Enzo Traverso – Geçmişi Kullanma Kılavuzu: Tarih, Bellek, Politika, çeviren: Işık Ergüden, İletişim Yayınları, tarih, 136 sayfa, 2019

Enzo Traverso – Solun Melankolisi (2018)

Enzo Traverso’nun bu önemli çalışması, geçtiğimiz yüzyılın sol kültürünün melankolik boyutunu inceliyor.

Başka bir deyişle kitap, sosyalizm ve Marksizmin tarihini melankolinin ışığında baştan düşünüyor.

Yalnız burada Traverso’nun tanımladığı şekliyle sol melankoli, kendi içine kapalı bir ıstırap ve hatıra evrenine çekilmek anlamına gelmiyor.

Yazara göre, sol melankoli, tarihsel bir geçiş sürecini kuşatan hisler ve duygular bütünüdür ve ne geçmişe dönüktür ne de acz içindedir.

Yine Traverso’ya göre, sol melankoli geçmişin yükünü taşımaktan kaçınmamalı, yüzünü günün mücadelelerine çevirirken geçmiş başarısızlıklarına dair özeleştiriden sakınmamalıdır.

Kitapta, sol melankolinin izleri sosyalist imgelemin birçok dışavurumu üzerinden, başka bir deyişle sol kültürü biçimlendiren kavram ve imgeler üzerinden irdeleniyor, bu bağlamda pek çok klasik Marksist eserin resim, fotoğraf ve filmlerle ortak paydaları gösterilip kavramlarla imgeler birbirine bağlanıyor.

Kitabın birinci bölümü, solun yenilgi kültürüne genel bir bakış atıyor.

İkinci bölüm, Marksizmin bellek anlayışını resmediyor.

Üçüncü bölüm yas tutma anlayışına resim ve filmlerden hareketle yaklaşırken, dördüncü bölüm

devrimci Bohemya’nın tarihini şekillendiren coşkunluk ve keder arasındaki gerilimi masaya yatırıyor.

Traverso sonraki bölümlerde de, Marksist düşünürler arasındaki üretken, çelişkili, gecikmiş veya ıskalanmış karşılaşmaları ele alıp sol melankolinin şekillendiği patikaları ortaya seriyor.

Yazarın burada, sol melankolinin farklı biçimlerini örneklendiren belli şahıslar olarak ele aldığı isimler ise Marx, Adorno, C.L.R. James, Daniel Bensaïd, Rosa Luxemburg, Walter Benjamin, Gustave Courbet ve Troçki.

  • Künye: Enzo Traverso – Solun Melankolisi: Marksizm, Tarih ve Bellek, çeviren: Elif Ersavcı, İletişim Yayınları, siyaset, 348 sayfa, 2018

Enzo Traverso – Savaş Alanı Olarak Tarih (2013)

  • SAVAŞ ALANI OLARAK TARİH, Enzo Traverso, çeviren: Osman S. Binatlı, Ayrıntı Yayınları, tarih, 224 sayfa

 SAVAS

Siyaset bilimi profesörü Enzo Traverso ‘Savaş Alanı Olarak Tarih’te, 20. yüzyılın zorbalıklarını eleştirel bir bilanço ve tarihyazımsal bir tartışma ekseninde yorumluyor. Yazar ilkin, 20. yüzyılı boydan boya katetmiş olan ve hâlâ bu yüzyılın başlıca tarihçisi olmaya devam eden Eric Hobsbawm’ın tarih anlayışına odaklanıyor. Son çeyrek yüzyılın faşizm tarihi yazımları; tarihçiler arasındaki Nazizmin tarihselleştirilmesi anlaşmazlığı; soykırım, antisemitizm, ırkçılık ve totalitarizm konusunda oluşturulan paradigmaları ele alan Traverso, Michel Foucault ve Giorgio Agamben’in fikirlerinin tarihyazımsal kullanımlarını da irdeliyor.