Erdem Öztop – Kalemler Konuşunca (2009)

‘Kalemler Konuşunca’, Erdem Öztop’un yazarlarla yaptığı söyleşilerden oluşuyor.

Yazarların yapıtları üzerine görüşleri ve edebiyata bakışları gibi konular, Öztop’un epey bir süredir Cumhuriyet Kitap ekinde yayımlanan bu söyleşileriyle okurun karşısına çıkıyor.

Altı yılı bulan bu söyleşilerinden bir seçkiye dayanan kitabın, yazar ve sanatçıların tanıtılması konusunda iyi bir kaynak olduğunu söyleyebiliriz.

Kitaba söyleşileriyle katılan isimler şöyle: Ahmet Cemal, Kemal Bekir, Adnan Binyazar, Mehmet Eroğlu, Tahsin Yücel, Nazlı Eray, Hıfzı Topuz, Ahmet Ümit, İnci Aral, Mustafa Balbay, Emre Kongar, Doğan Hızlan, Enis Batur, Oktay Akbal, Füruzan, Metin And ve Ali Poyrazoğlu.

  • Künye: Erdem Öztop – Kalemler Konuşunca, Cumhuriyet Kitapları, söyleşi, 307 sayfa
Reklamlar

Alper Görmüş – 40 Benzemez Yüz (2008)

Alper Görmüş’ün ’40 Benzemez Yüz’ü, kendisinin Aktüel dergisi için yazdığı portrelerden oluşuyor.

Son yılların en çok konuşulan 40 ismine dair portrelerin, Görmüş’ün kendine has tarzı ve analiziyle renklendiğini, zevkle okunabileceğini söylemekte fayda var.

Bu zevki veren başlıca etkenin ise, Görmüş’ün söz konusu isimleri, haklarında medya tarafından oluşturulmuş yargılar dışında, kendi araştırmaları, kendi bakış açısı eşliğinde sunması ve mizah unsurunu da ihmal etmemesidir diyebiliriz.

Erkan Oğur’dan Fatih Akın’a, Abdullah Gül’den Bekir Coşkun’a, Oktay Ekşi’den Celal Şengör’e, Bülent Arınç’tan Sezen Aksu’ya, Emre Kongar’dan Kenan Pars’a birçok isim, Görmüş’ün kaleminden okurun karşısına çıkıyor.

  • Künye: Alper Görmüş – 40 Benzemez Yüz, Hayy Kitap, deneme, 270 sayfa

Emre Kongar – Diren! (2017)

16 Nisan’da, Türkiye tarihinin dönüm noktalarından birini teşkil edecek referandumla yeni anayasa oylanıyor.

Bu referandum sonucunun evet olması halinde, Türkiye açısından büyük sıkıntıların yaşanacağı bir dönemin başlayacağı, ülkenin önemli bir kesimi tarafından ısrarla dillendiriliyor.

Tarihsel deneyimlere ve Türkiye’nin özgün koşullarına baktığımızda, bu kaygının yersiz olmadığı da açık.

İşte önde gelen toplumbilimcilerden Emre Kongar’ın elimizdeki kitabı, yalnızca 16 Nisan için değil, uzun zamandır yaşanan bu kötü gidişata karşı bizi uyanık olmaya, demokratik değerlere acilen sahip çıkmaya davet ediyor.

Kongar’ın çağrısı, özünde bir davetten de öte: Yazar, direnmenin zamanının gelip çattığı hatta bunun geçmekte olduğu konusunda bizi uyarıyor; şimdiye kadar yaptığımız gibi susup sinmek yerine, demokrasi için, zar zor kurabildiğimiz kurumlarımız ve değerlerimiz için direnmeye çağırıyor.

Kongar’ın tanımladığı direniş ise, yasalar çerçevesinde, barışçı yöntemlerle, demokratik olarak ve demokrasi için bir direniş anlamına gelmekte.

Çalışma, Türkiye’yi gelecekte bekleyen tehlikelere örnek olarak Nazi Almanya’sı ve İran “Devrim”i deneyimlerini de enine boyuna tartışarak bizi aydınlatıyor.

Kongar’ın burada tanımladığı şekliyle sorun ne tek başına başkanlık ne de referandum.

Sorun bunlardan daha kapsamlı, hayatımızın her alanını kuşatmış, bizi adım atamaz hale getirmiş kurumsal baskı ve artık açıkça görüldüğü şekliyle ülkenin tüm mirasını yok sayan bir rejim değişikliğidir.

Kongar’dan bir demokrasi manifestosu…

  • Künye: Emre Kongar – Diren!, Kırmızı Kedi Yayınevi, siyaset, 104 sayfa

Emre Kongar – Demokrasimizle Yüzleşmek (2007)

  • DEMOKRASİMİZLE YÜZLEŞMEK, Emre Kongar, Remzi Kitabevi, siyaset, 318 sayfa

demokrasimizle-yuzlesmek

Emre Kongar, ‘Demokrasimizle Yüzleşmek’te, Türkiye’deki demokrasi tartışmalarına kendi cephesinden katılıyor. Kitabın eksenini ağırlıklı olarak demokrasi ve küreselleşme konuları oluşturuyor. Kongar demokrasiyle, sadece genel anlamıyla demokrasiyi değil, Türkiye’deki uygulamalar bağlamında, kendine özgü bir model olarak demokrasiyi kastediyor. “Demokrasiyle niçin yüzleşmeliyiz?”, “Özürlü demokrasimizin çelişkileri nelerdir?”, “Demokrasi nedir, nasıl kurulur, nasıl işler, nasıl gelişir?”, “Kadınların ezildiği bir dünyada demokrasi olur mu?” ve “Türk milliyetçiliği ile Kürt milliyetçiliğinin birbirleriyle ve demokrasiyle ilişkisi nedir?”, Kongar’ın cevap aradığı sorulardan birkaçı.

Emre Kongar – İçimizdeki Zalim (2011)

  • İÇİMİZDEKİ ZALİM, Emre Kongar, Remzi Kitabevi, psikoloji, 279 sayfa

 

Zulmetmek ve zulme uğramak, Türkiye kültürünün pek uzak olmadığı konular. Bu durum öylesine içinden çıkılmaz bir hale gelmiştir ki, artık şiddet hayatımızın rutin, hatta vazgeçilmez bir gerçeği olarak kanıksanmış. İşte Emre Kongar elimizdeki kitabında, zalimler ile mazlumları psikolojinin ve sosyolojinin ölçüleriyle masaya yatırıyor. “Zulmün, faşizmin bireysel temelleri nedir?”, “İnsanlar doğuştan zalim ve faşist eğilimler mi taşır?”, “Hem bireysel hem de toplumsal ve siyasal düzeyde zulümle, faşizmle nasıl mücadele edilir?” ve “‘İçimizdeki Zalim’ ya da faşist, nasıl yenilgiye uğratılır?”, Kongar’ın yanıtını aradığı başlıca sorular.