Emil Michel Cioran – Yeni Tanrılar (2019)

Emil Michel Cioran, bütün maharetinin yanı sıra, Nietzsche ile birlikte aforizma türünün de ustasıdır.

Cioran’ın ‘Yeni Tanrıları’ da, başka birçok şeyin yanı sıra, bu maharetin en iyi ürünlerini barındırmasıyla göz dolduruyor.

Cioran tabiri caizse, zehir dillidir.

Onun bu acımasız eleştirilerinden hemen her şey nasibini alır.

Çelişkileri ustaca kullanır ki, tarzındaki belki de asıl çarpıcılık budur.

Bu kitap da, tüm bu saydıklarımızın vücut bulmuş hali olarak karşımızda duruyor.

‘Yeni Tanrılar’ insanı, onun yarattıklarını temelden reddeden, bunu yaparken de hiçbir teselli vermeyen, Cioran’a yakışır sert bir metin.

Kitaptan birkaç alıntı şöyle:

Hepimiz, her anı bir mucize olan bir cehennemin dibindeyiz.

Delilik belki de artık değişim geçirmeyen bir acıdan başka bir şey değildir.

Hangi eski yazarda okudum üzüntünün kanın yavaşlamasından ileri geldiğini? Tam da budur üzüntü: Durgunlaşan kan.

Bilgelik yaralarımızın kılığına bürünür, bize nasıl gizlice kanayacağımızı öğretir.

  • Künye: Emil Michel Cioran – Yeni Tanrılar, çeviren: Murat Erşen, Redingot Kitap, felsefe, 136 sayfa, 2019
Reklamlar

Emil Michel Cioran – Gözyaşları ve Azizler (2015)

Batı düşüncesinde bir kopuşa işaret eden; aşırılıklardan ve çelişkilerden malul Emil Michel Cioran’dan; gözyaşları, acı, ölüm, inançsızlık, yalnızlık ve şüphenin hercümerç olduğu denemeler.

“Ben hiç ağlamadım çünkü gözyaşlarım düşüncelere dönüştü.” demiş Cioran’a yakışır yoğunlukta bir metin.

  • Künye: Emil Michel Cioran – Gözyaşları ve Azizler, çeviren: İsmail Yerguz, Jaguar Kitap

Emil Michel Cioran – Doğmuş Olmanın Sakıncası Üstüne (2017)

  • DOĞMUŞ OLMANIN SAKINCASI ÜSTÜNE, Emil Michel Cioran, çeviren: Kenan Sarıalioğlu, Metis Yayınları, felsefe, 200 sayfa

dogmus-olmanin-sakincasi-ustune

“Yaşamak, savaşı kaybetmektir!” demiş Emil Michel Cioran’ın uzun zamandır baskısı tükenen ve adeta karaborsaya düşmüş ‘Doğmuş Olmanın Sakıncaları Üstüne’, yeni baskısıyla nihayet raflarda! François Bott’un, kendisi için “Gezegenimizin en uygar yabanisidir,” dediği Cioran bu kitaptaki aforizmalarında, o kendine has ziyadesiyle karamsar ve kimi zaman nihilizme varan bakışıyla, ölüm korkusunun doğum anındaki endişenin geleceğe yansımasından başka bir şey olmadığını, bir yapıt için uğraşmanın beyhude olduğunu ve düşüncenin acımasız ve saldırgan oluşuyla hiçbir zaman masum olmadığını söylüyor.