Elias Canetti – Marakeş’te Sesler (2015)

Batılı bir yazarın, kendisine tümüyle yabancı Doğu’yla karşılaşması ve bunun kendisinde uyandırdığı izlenimler, bu kitabın konusu.

Elias Canetti, neredeyse hiçbir görüntüyü, sesi ve kokuyu kaçırmayan bakışıyla Müslüman Arap şehri Marakeş’i sokak sokak, meydan meydan adımlıyor.

Ve bu geziden bize, çarşıların cıvıltısı, evlerin sessizliği, kafes ardındaki kadınların bakışları, öykücüler ve arzuhalciler yansıyor.

  • Künye: Elias Canetti – Marakeş’te Sesler, çeviren: Kâmuran Şipal, Sel Yayıncılık
Reklamlar

Elias Canetti – Kurtarılmış Dil (2018)

Elias Canetti, otobiyografik üçlemesinin ilk kitabı olan ‘Kurtarılmış Dil’de, çok kültürlü ve çok dilli bir ortamda geçen, göçlerle ve acılarla şekillenen çocukluk ve ilk gençlik yıllarına dair anılarını bizimle paylaşıyor.

Canetti’nin dil ve edebiyatla kurduğu organik ilişkinin gelişimini ve dönüşümünü canlı bir şekilde takip edebileceğimiz kitap, yazarın Rusçuk, Viyana, Zürich, Manchester gibi Avrupa şehirlerinde deneyimlediklerini ve bunların yarattığı büyük travmaları adım adım izliyor.

Edebi derinliğiyle dikkat çeken ‘Kurtarılmış Dil’, Elias Canetti’nin entelektüel gelişimini ve onu var eden toplumsal ve siyasi koşulları daha iyi kavramak için şahane bir fırsat.

Kitaptan bir alıntı:

Dünyaya geldiğim, aşağı Tuna üzerindeki Rusçuk, bir çocuk için harikulade bir kentti ve eğer yalnızca Rusçuk’un Bulgaristan’da bir kent olduğunu söylersem, onu yetersiz bir şekilde yansıtmış olurum. Çünkü orada, geçmişleri birbirinden çok farklı insan grupları yaşardı; tek bir gün boyunca, yedi sekiz dilin konuşulduğunu duyardınız. Genellikle kırsal kesimden gelen Bulgarlardan başka, kendi mahallelerinde oturan pek çok Türk vardı, onların mahallesinin yanında da İspanyol kökenli Yahudilerin oturduğu Sefardin ya da Sefaradlar mahallesi yani bizim mahalle bulunuyordu. Yunanlar, Arnavutlar, Ermeniler, Çingeneler vardı. Tuna’nın karşı kıyısından Romenler gelirdi; artık anımsamadığım bebeklik dadım Romendi. Orada burada Ruslar da vardı.

  • Künye: Elias Canetti – Kurtarılmış Dil: Bir Gençliğin Öyküsü, çeviren: Şemsa Yeğin, Sel Yayıncılık, anı, 344 sayfa, 2018

Elias Canetti – Sinek Azabı (2017)

Yazın alanında birbirinden farklı birçok çalışmaya imza atmış Elias Canetti, şimdi de farklı temalar üzerinden ilerleyen denemeleriyle karşımızda.

Aforizmalar, alıntılar ve hatıralardan oluşan bu kitabında Canetti, yalnızlık, ölüm, iktidar, dil, dürüstlük, Tanrı ve kötülük gibi, insanoğlunun evrensel sorunlarına odaklanıyor.

Kitaptan birkaç alıntı:

  • “Her sözcüğün şiddetle etkilediği bir kurbanı vardır; bazen düşünüyorum da, galiba bütün sözcüklerin kurbanıyım ben. Yakayı sıyırabildiğim kelimeler, sadece kâğıda aktarabildiklerim; bunlar beni sakinleştiriyor; bu sözcükleri kullanmama müsaade edilmiş gibi; ölüp gittiğim zaman, beni artık tahrik etmeyeceklerinden eminim, her ne kadar o zaman bile, hatta asıl o zaman var olacaklarsa da.”
  • “Bildiğim en aşağılık duygu, ezilenlere karşı duyulan tiksintidir; bu tiksinti ezilenlerin niteliklerinden yola çıkarak ezilmişliklerini mazur göstermeyi gerektirir. Pek yüce ve dürüst filozoflar bu duygudan uzak değildir.”
  • “Hiçbir yazı insanın kendini hakikaten açığa vurabileceği kadar gizli değildir.”
  • “Hiçbir becerisi olmayan insanları seve seve metheder, ama yetenekli birini gördüğünde tedbiri elden bırakmaz.”
  • “Tanrı’ya çaktırmadan uzun yıllar yaşamayı ummuştu.”
  • “Sen, ölümden sonra görmeyeceğin her şeyden korkuyorsun.”
  • “Adam o kadar kötü ki, kendi kulağı bile dilinden korkuyor.”
  • “Adlandırmak, insanın büyük ve ciddi tesellisidir.”
  • “Başarı tecrübenin ancak en küçük kısmıdır.”

Kitap, Canetti’nin özgün düşünsel ve dilsel maharetini ortaya koymasıyla öne çıkıyor.

  • Künye: Elias Canetti – Sinek Azabı, çeviren: Necati Aça, Sel Yayıncılık, deneme, 131 sayfa, 2017