Nur Altınyıldız Artun ve Ali Artun – Dada Kılavuz 1913-1923 (2018)

Nur Altınyıldız Artun ve Ali Artun’un kaleme aldıkları bu kitap, sanat tarihinde devrim yaratmış Dada hareketi için Türkçedeki en kapsamlı kaynak.

Ondokuzuncu yüzyıl başında romantizmle başlayan sanatın özerkleşmesi sürecinin son noktası olan Dada’nın düşünsel temelleri romantik düşünürler ve Nietzsche’dir.

İşte, nitelikli bir Dada arkeolojisi olarak düşünülebilecek çalışma, Dada hareketinin söz konusu felsefi kaynaklarından başlayarak hareketin siyasi temellerini, yarattığı etkileri ve bıraktıkları mirası başından sonuna şehir şehir izliyor.

Dada’nın Münih’teki uyanışından Kabare Voltaire’e, Hugo Ball’den Emmy Hennings’e, Tristan Tzara’dan Vasili Kandinski’ye, Dada dergisinden Dada manifestolarına, devrimci sanatçılardan Berlin’deki devrimci hareketlerin sanattaki izdüşümlerine, Dada’nın sokak eylemlerinden Dada’nın makine-insanlarına, sanat tarihinde ufuk açmış bu harekete dair merak edilen her şey bu kılavuzdu.

  • Künye: Nur Altınyıldız Artun ve Ali Artun – Dada Kılavuz 1913-1923: Münih, Zürih, Berlin, Paris, çeviren: Nur Altınyıldız Artun, Ali Artun, Işık Ergüden, Elçin Gen, Can Gündüz, Ufuk Kılıç, Kemal Lichternest, Kaya Özsezgin ve Mustafa Tüzel, İletişim Yayınları, sanat, 861 sayfa, 2018
Reklamlar

Gary L. Francione – Hayvan Haklarına Giriş (2008)

  • HAYVAN HAKLARINA GİRİŞ, Gary L. Francione, çeviren: Renan Akman ve Elçin Gen, İletişim Yayınları, hayvan hakları, 328 sayfa

Gary L. Francione, ‘Hayvan Haklarına Giriş’te, “Çocuğunuz mu köpeğiniz mi?” ayrımını irdeliyor ve hayvan hakları bağlamında sıklıkla dillendirilen “insanca muamele”nin aslında hiçbir karşılığının ve geçerliliğinin olmadığını belirtiyor. Yazar, hayvanlar insanların malı olduğu sürece, hayvanların acısını azaltmaya yönelik hukuksal düzenlemelerin bir anlam ifade etmeyeceğini söylüyor. Hayvanlar hakkında söylenenler ile gerçekte onlara yapılan muamele arasındaki tutarsızlığı anlama çabasıyla, hayvanların ahlaki statüsünü irdeleyen Francione, mal sahibinin çıkarlarının her zaman malının çıkarlarından öncelikli olacağını ve bu durumda hayvanların payına yine zulüm düşeceğini savunuyor.