Alexis de Tocqueville – Demokratik Zorbalık (2019)

Alexis de Tocqueville’in 1835-1840 yıllarında iki cilt olarak kaleme aldığı ‘Amerika’da Demokrasi’ adlı çalışması, genel olarak demokrasinin erdemlerini, risklerini, dinamiklerini çözümleyen klasik bir yapıttır.

Tocqueville bu eseriyle büyük bir başarı yakaladığı gibi, modern toplumun ve siyaset biliminin öncü düşünürü oldu.

‘Demokratik Zorbalık’ ise, ‘Amerika’da Demokrasi’nin dördüncü bölümünü oluşturuyor.

Kısa olmakla birlikte, demokrasinin bugün de karşı karşıya bulunduğu açmazları ortaya koyması ve çözüm önerileri sunmasıyla önem arz eden kitabında Tocqueville, Amerika’nın toplumsal yapısını derinlemesine analiz ediyor, ayrıca genç Amerikan demokrasisinin siyasal sistemi üzerine özgün gözlem ve değerlendirmeler sunuyor.

Kitabın en dikkat çekici katkılarından biri, Avrupa’da yaşanan siyasi gelişmeler, kamu yönetimi sistemleri, güncel sorunlar ve çözüm yollarını, Amerikan sistemiyle karşılaştırmalı bir çözümlemeyle irdelemesi.

Bunu yaparken liberalizmin ön plana çıkardığı özgürlükle, sosyalizmin temel aldığı eşitlik kavramları arasında bir denge kurmaya çalışan Tocqueville, ayrıca sivil toplum destekli katılımcı demokrasi modelini ortaya koyuyor.

Bu model, bilindiği gibi, çağdaş demokrasi anlayışının kurucu öğelerinden biri olarak kabul ediliyor.

Kitap, özellikle çağdaş demokrasilerin yaşadığı sorunlar düşünüldüğünde güncelliğini hâlâ yitirmeyen, Tocqueville düşüncesinin ana hatlarını özetleyen ve daha da önemlisi, demokrasinin bugün de çokça tartışılan bazı kavramlarının kökenlerini ortaya koymasıyla çok önemli.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Bir halkta koşullar eşitlendiği ölçüde bireyler daha küçük, toplum daha büyük görünür ya da daha doğrusu, her bir yurttaş tüm diğerlerine benzer hale geldiğinden kalabalıkta kaybolur ve artık bizzat halkın engin ve ihtişamlı imgesinden başka bir şey seçilmez olur.”

“Demokratik ülkelerde yaşayan insanların ne üstleri ne astları ne de alışıldık ya da gerekli görülen paydaşları olduğundan, kendi içlerine kapanmaya çok daha meyilli olurlar ve kendilerini başkalarından yalıtılmış halde değerlendirirler.”

“Eşitlik aşkının eşitlikle birlikte durmadan büyümesi doğaldır; eşitliğe olan aşkımızı tatmin ettikçe büyütürüz.”

“Egemen doğal ve tartışmasız olarak tüm yurttaşların üstünde yer aldığından hiçbirinin onda gözü kalmaz ve hepsi de tüm o ayrıcalıkları kendi eşitlerinden alıp ona teslim ettiklerine inanır.”

  • Künye: Alexis de Tocqueville – Demokratik Zorbalık, çeviren: Ebru Erbaş, Can Yayınları, siyaset, 64 sayfa, 2019

Srdja Popoviç ve Matthew Miller – Devrim Planı (2015)

Tahrir Meydanı ve Wall Street örneklerine benzer; bir araya gelerek yaratıcı fikirler üretmenin ve devamında devrim yapmanın ipuçları.

Yazar Srdja Popoviç, Miloseviç’i şiddet içermeyen yöntemlerle deviren OTPOR hareketinin liderlerindendi.

Popoviç hem bu süreçten edindiği deneyimleri hem de, Pussy Riots’un yaptığı gibi gülmek ve müziği kullanmak, Sırbistan’daki yapılan Lego Adam protestosu,  enflasyona karşı çıkmak için İsrail’de düzenlenen süzme peynir boykotu gibi örneklerle, şiddet içermeyen direnişin amacına ulaştığı gerçek yolları anlatıyor.

Tahrir Meydanı ve Wall Street deneyimlerini de çok yönlü şekilde analiz eden kitap, dünyanın her yerinden aktivistler için uygulanabilir öneriler sunmasıyla, rehber nitelikte bir çalışma.

  • Künye: Srdja Popoviç ve Matthew Miller – Devrim Planı: Diktatörleri Devirmek ya da Sadece Dünyayı Değiştirmek İçin Şiddetsiz Teknikler, çeviren: Ebru Erbaş, Paloma Yayınevi, siyaset, 220 sayfa, 2015

Christopher Ryan ve Cacilda Jethá – Cinselliğin Şafağı (2015)

‘Cinselliğin Şafağı’, cinselliğin tarihöncesinden zamanımıza kadarki dönüşümünü inceliyor.

Antropoloji, arkeoloji, primatoloji ve anatomi gibi farklı alanlardan pek çok veriyle desteklenen kitap, tek eşlilik başta olmak üzere cinsellik konusundaki birçok egemen yaklaşımı da sorguluyor.

  • Künye: Christopher Ryan ve Cacilda Jethá – Cinselliğin Şafağı, çeviren: Ebru Erbaş, Okuyan Us Yayınları