Gertrude Stein – Picasso (2007)

  • PICASSO, Gertrude Stein, çeviren: Kaya Özsezgin, Dünya Kitapları, biyografi, 84 sayfa

Gertrude Stein, “Picasso, kendi görkemini yaratmıştır” diyor. Modernist edebiyatın önemli isimlerinden Stein elimizdeki kitapta, Picasso’yla olan yakın arkadaşlığının verdiği deneyimden de yararlanarak, yirminci yüzyılın en önemli ressamlarından birinin sanatının hikâyesini ele alıyor. Picasso’nun sanatının yıllar geçtikçe nasıl evrildiğine tanıklık etmiş olan Stein’ın kitabı, Picasso’nun sanatındaki evrimi çok iyi gözlemlemiş olması yönüyle dikkate değer diyebiliriz. Kitap, bir edebiyatçı olarak Stein’ın, ressam Picasso üzerinden, resim ve edebiyat arasında kurduğu koşutluklarla da ilgiye değer. Kitabın sonunda, Picasso’nun eserlerinden seçilmiş bir albüm de bulunuyor.

Orhan Duru – Kazı (2006)

  • KAZI, Orhan Duru, Dünya Kitapları, öykü, 104 sayfa

Türkiye edebiyat tarihinde önemli bir isim olan Orhan Duru’nun ‘Kazı’ isimli bu öykü kitabında, yazarın on üç öyküsü bulunuyor. Kitabı iki bölüme ayırabiliriz. Duru, kitaba adını veren ve aynı zamanda en oylumlu öyküsü olan ‘Kazı’da, melankolik bir ruh haliyle kendi geçmişinin izini sürüyor. Yazar, geniş aralıklı zamansal yolculuklarla, çocukluğuna ve yetişkinliğine geçişler yapıyor. Yazarın bu iki dönem arasında kurmaya çalıştığı bağ, öykünün isminin de çok iyi ifade ettiği, kahramanın kendini sorguladığı, anlamaya çalıştığı bir “kazı” çalışmasına dönüşecektir. Duru, kitabının geriye kalan on iki öyküsünde de, gündelik hayatın arka planında kalmış ayrıntılara odaklanarak, ağırlıklı olarak modern hayatı sorguluyor.

Rifat N. Bali – Maziyi Eşelerken (2006)

  • MAZİYİ EŞELERKEN, Rifat N. Bali, Dünya Kitapları, inceleme, 255 sayfa

Rifat N. Bali, ‘Maziyi Eşelerken’de, azınlıklar sorununa odaklanıyor. Bali, azınlıklar sorununun ekonomik ve siyasal temellerine ilişkin genel bir çerçeve çizdikten sonra, bu sorunun Türk edebiyat tarihine yansımalarını inceliyor. Özellikle Yahudi azınlığın fıkra, öykü, roman ve şiir gibi yazınsal türlerde hangi imge ve karakteristik niteliklerle işlendiğini ele alıyor. Dolayısıyla kitap bu yönüyle, genel bir sorun olarak baş gösteren, “ben ve öteki” sorunsalı üzerine yapılan bir çözümleme olarak da düşünülebilir. Bali bu sorunsalı özellikle edebiyat üzerinden analiz ederken, “yazar”, “aydın” ve “okur” kavramlarının siyasal erkin rengine göre aldığı biçimleri göstermeyi amaçlıyor. Bali bunu yaparken, Türkiye’nin etnik zenginliği düşünüldüğünde, geçmişi “eşelemeye” çalışıyor.