Sinan Cömert – Şeytan Arabasının Yolcuları (2019)

Bisiklet, insanoğlunun şu ana kadar yaptığı en güzel icatlardan biri.

O yalnızca ucuz bir ulaşım aracı değildir, başlı başına bir tavırdır, bir kültürdür.

Kendine yetmektir, tüketim kültürüne karşı tavır almaktır, spordur, doğaya saygı duymaktır, kendiyle barışık olmaktır…

Sinan Cömert’in bu kitabı da, bisikletin neden vazgeçilmez olduğu üzerine şahane bir çalışma.

Kitap, bisiklet üzerine yazılmış yazıları, onun hakkında yapılmış yorumları ve özlü sözleri bir araya getiriyor.

Sadece bisiklet tutkunlarına değil, bisiklete ilgi duyan yahut aklından bisiklet geçen her okura ziyadesiyle hitap edecek türden.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Bisiklete zevk için binmiyorum. Bir yere ulaşmak için sürüyorum, ama evime ulaşmak anlamında söylemiyorum. Demek istediğim, kendimi bir yere ulaştırmak için sürüyorum.” –William Saroyan

“Hemen bir bisiklet edinin. Hayatta kalırsanız, asla pişman olmazsınız.” –Mark Twain

“Hayat, bisiklet sürmek gibidir. Dengede durmak için hareket hâlinde olmak gerekir.” –Albert Einstein

  • Künye: Sinan Cömert – Şeytan Arabasının Yolcuları, Dost Kitabevi, kültür, 247 sayfa, 2019

Isabelle Leymarie – Salsa ve Latin Caz (2010)

Piyanist ve müzikolog Isabelle Leymarie ‘Salsa ve Latin Caz’ adını taşıyan elimizdeki kitabında, Afro-Amerikan müziğinin ünlü iki türüne, Salsa ve Latin caza odaklanıyor.

Bu müziklerin kökenleri ve enstrümanlarıyla kitabına başlayan Leymarie, Küba’da yirmili ve otuzlu yıllarda icra edilen müziğin belirleyici özelliklerini; New York’ta Latin müziğinin başlamasını; Küba’da müziğin altın çağını; Palladium Balroom ve Latin cazı arasındaki ilişkiyi; devrimden sonra Küba’daki popüler müziği; Boogaloo ve Salsa etkileşimini; Porto Riko ve Santo Domingo müziklerini ve Salsa ile Latin cazının yükselişini anlatıyor.

Leymarie kapsamlı çalışmasında, Latin Amerikalıların büyük bir yoğunluk oluşturduğu New York’un, Salsanın ve Latin cazının merkezi olduğunu; ayrıca Havana, San Juan ve Caracas’ın da, önemli müzik merkezleri haline geldiğini gözler önüne seriyor.

  • Künye: Isabelle Leymarie – Salsa ve Latin Caz, çeviren: Işık Ergüden, Dost Kitabevi, kültür, 145 sayfa

Pierre Bourdieu – Bekârlar Balosu (2010)

Sosyolog Pierre Bourdieu ‘Bekârlar Balosu’nda yer alan üç makalesinde, Fransız kırsal toplumunda evlilik ve bekârlık kültürünün ayrıntılarına iniyor.

Bekârlık ve köylülük durumu; eski toplumda evlilikle ilgili karşılıklı ilişkiler sistemi; kasaba ve mezralar arasındaki karşıtlıklar; köylünün bedeniyle ilişkisi; annenin aşırı otoritesinin bekârlığa etkisi ve yeniden üretim stratejileri sisteminde evlilik, Bourdieu’nün odaklandığı konulardan birkaçı.

Bourdieu’nün örnek hikâyelerle de desteklediği çalışması bir yönüyle sosyal bilimler kuramı ve uygulamalarında 60’lardan günümüze kaydedilen aşamaları da gözler önüne seriyor.

  • Künye: Pierre Bourdieu – Bekârlar Balosu, çeviren: Çağrı Eroğlu, Dost Kitabevi, sosyoloji, 208 sayfa

Robert Deliège – Gandhi (2015)

Pasif direniş dehası, Hindistan’ın bağımsızlığının mimarı Gandhi’nin hayatı, mücadelesi ve mirası bu kitabın konusu.

Gandhi’yi yücelten biyografilerin aksine, ona oldukça nesnel bir çerçeveden bakan kitap, bir yandan onun hayatının dönüm noktalarını takip ediyor, diğer yandan da Gandhi’nin muhaliflerine yönelik tavizsiz tavrını belirgin kılıyor.

  • Künye: Robert Deliège – Gandhi, çeviren: Işık Ergüden, Dost Kitabevi

Robert A. Dahl – Siyasi Eşitlik Üzerine (2018)

Demokrasi, şimdiye kadar insanoğlunun ortaya koyduğu en eşitlikçi sistemlerden biri olabilir, fakat öylesine kritik kimi eksiklikleri bünyesinde barındırır ki, bu da hâlihazırda onun pek çok tartışmaya konu edilmesinin asıl nedenidir.

Robert Dahl’ın bu güzel kitabı ise, demokrasi tartışmalarının özündeki sorunları açıklamasıyla konu hakkında çok önemli bir çalışma.

Dahl burada, demokrasi aracılığıyla kimin hangi yetkeyle yönettiğini, çoğunluğun onayını almanın bir iktidara gerçek anlamda meşruiyet sağlayıp sağlamadığını; bireylerin siyasi eşitliğinin somut bir zemine mi dayandığı yoksa aksine belirsiz mi olduğu gibi pek çok konuyu irdelerken, aynı zamanda demokrasiye yönelik kimi eleştirilere de yanıt veriyor.

Siyasi eşitlik idealinin mümkün olduğuna inanan yazar, demokrasinin uygulamadaki sorunlarının neler olduğu ve bunların nasıl çözülebileceği üzerine de düşünüyor.

  • Künye: Robert A. Dahl – Siyasi Eşitlik Üzerine, çeviren: A. Emre Zeybekoğlu, Dost Kitabevi, siyaset, 123 sayfa, 2018

Edgar Allan Poe – Bütün Öyküleri 1 (2009)

Bizde Edgar Allan Poe, daha çok ‘Annabel Lee’ adlı şiir ile ‘Morgue Sokağı Cinayeti’, ‘Altın Böcek’, ‘Kızıl Ölümün Maskesi’, ‘Kuyu’ ve ‘Sarkaç’ gibi öykülerin yazarı olarak bilinir.

Oysa topu topu kırk yıl yaşayan Poe, bu kısa hayatına birçok felaketin yanı sıra, sayısız roman, öykü ve şiir de sığdırdı.

Üç cilt olarak yayımlanan elimizdeki eser, dünya edebiyatının önemli ismi Poe’nun öykülerini bütün bir halde okurlara sunuyor.

‘Bütün Öyküler’in ilk cildinde, Poe’nun dehşet, gizem ve dedektif öykülerinin yanı sıra, iki politik taşlama yazısı da yer alıyor.

  • Künye: Edgar Allan Poe – Bütün Öyküleri 1, çeviren: Hasan Fehmi Nemli, Dost Kitabevi, öykü, 383 sayfa

Jeremy Black – Savaş ve Dünya (2009)

Jeremy Black ‘Savaş ve Dünya’da, 1450-2000 yılları arasında, tarihin yönünü belirlemiş, tüm insanlığı etkilemiş savaşları çözümlüyor.

Black’in uzun yıllar verdiği askeri tarih derslerinin bir yansıması olan kitap, çok geniş ve gelişen bir konu olan savaşı, küresel bir bakış açısıyla değerlendiriyor.

Gibbon stratejileriyle başlayan kitap, on beşinci ve yirminci yüzyıl zaman aralığında silahlar, taktikler, stratejiler ve savaşların gerisinde yatan siyasi, kültürel, dinsel ve ticari koşulları çok yönlü bir biçimde analiz ediyor.

Tarihteki büyük genişlemeler, büyük çöküşler, ittifaklar, anlaşmalar, göç ve fetihler, Black’in ele aldığı konulardan birkaçı.

  • Künye: Jeremy Black – Savaş ve Dünya, çeviren: Yeliz Özkan, Dost Kitabevi, tarih, 499 sayfa