Johann Wolfgang von Goethe – Doğu-Batı Divanı (2009)

Goethe, olgunluk dönemi eserlerinden ‘Doğu-Batı Divanı’nı klasik Doğu şiir geleneği tarzında kaleme almış.

Goethe, ‘Garplı Müellifin Şark Divanı’ alt başlığıyla, yeni bir baskıyla Türkçeye kazandırılan eserinde, başta Hafız, Şeyh Sadi, Nizâmî ve Mevlânâ gibi klasik İslam şairleri olmak üzere birçok Doğulu şair ve devlet adamını Doğu şiiri geleneğine başvurarak değerlendirmiş; onları eserleri ve düşünüş tarzlarıyla birlikte Batıya tanıtmaya çalışmış.

Batı’dan Doğu’ya bir yolculuk gerçekleştiren Goethe’nin eseri, dünya edebiyatının şaheserlerinden olmasının yanı sıra, iki dünyanın, Doğu ile Batı’nın buluştuğu bir kavşak olarak da kabul edilir.

Divan’ın Türkçe çevirisinin girişinde, çevirmen Senail Özkan tarafından kaleme alınmış bir tanıtım yazısının bulunduğunu da belirtelim.

Özkan burada, Goethe’nin din anlayışını, dünya görüşünü, felsefesini, Doğu’ya ve İslam’a bakışını inceliyor.

  • Künye: Johann Wolfgang von Goethe – Doğu-Batı Divanı, çeviren: Senail Özkan, Ötüken Yayınları, divan, 530 sayfa
Reklamlar

Enis Batur – Doğu-Batı Divanı (2008)

Enis Batur’un ‘Doğu-Batı Divanı’, kendisinin ‘Gri’, ‘Seferî’, ‘Alaca’ ve ‘Barok’ ismini verdiği dört divanını bir araya getiriyor.

Batur’un 1985-1996 yılları arasında yazdığı şiirler, dramatik yönleriyle öne çıkıyor.

İlk divandaki ‘Bekleyiş’ şiiri şöyle:

“Cehennem kimdir demiştiniz?

Keder kuşlarını ben de gördüm

flütün ucundan bir oraya bir buraya

evet, biliyorum, her şey benim düşgücümün

şeyi, nasıl söylenebilir, bu kelimeler

böyledir işte: Tam tutacakken…

 

Yağmur yürüyüşüne çıkmıştık o gün,

unutmam ben ayrıntıları, kimdi

hatırlamıyorum tabi, ne önemi olabilir

isimlerin, evet yüzünü de getiremiyorum

gözümün önüne, eylüldü, eylüllerden

biri, cehennem kimdir diyordunuz?”

  • Künye: Enis Batur – Doğu-Batı Divanı, Kırmızı Yayınları, şiir, 2 Cilt, 315 sayfa