Süha Ünsal – İkazcı Mehmet Şükrü (2009)

Süha Ünsal ‘İkazcı Mehmet Şükrü’de, hukukçu, gazeteci ve politikacı olarak Osmanlı İmparatorluğu’ndan Cumhuriyet’e geçişin önemli aktörlerinden birinin biyografisini sunuyor.

Milli Mücadele döneminde ‘İkaz’ adında bir gazete çıkaran Mehmet Şükrü Bey, Sivas Kongresi’nden sonra da Büyük Millet Meclisi’ne katılmış.

Mehmet Şükrü Bey, Meclis’in ilk aylarındaki muhalif çizgisini daha sonra da devam ettirmiş.

Ünsal, İttihatçı geçmişi ve savaş yıllarında askeri savcılık yapmış olmasına rağmen, bütün düşüncelerini bir hukuksal çerçevede tanımlamaya çalışan ve kanunun üstünlüğü düşüncesinden hiç taviz vermeyen bir kişiliğe sahip Mehmet Şükrü Bey’in kapsamlı bir biyografisini sunuyor.

  • Künye: Süha Ünsal – İkazcı Mehmet Şükrü, Dipnot Yayınları, biyografi, 423 sayfa
Reklamlar

Carolyn E. Fick – Haiti Devrimi (2019)

Haiti Devrimi, dünyanın en tüyler ürpertici ve en sonu gelmez diktatörlüklerinden birini alaşağı etmenin en görkemli örneklerinden biridir.

Bu devrimin tartışmasın en büyük önemi, lidersiz ve silahsız Haitili kitlelerin yaratıcı enerjisini ve bu halkın muazzam örgütlenme kapasitesini gözler önüne sermesidir.

Carolyn Fick’in bu önemli çalışması ise, halk zihniyeti ve halk hareketlerinin, on sekizinci yüzyıl Saint Domingue’deki devrimci olaylar üzerindeki etkisini ve onların doğasını izah ediyor.

Fick burada dikkatini ağırlıklı olarak devrimden önceki süreçte, Gonaïves, Saint Marc, Léogâne, Jacmel, les Cayes ve Jérémie’de, kırsal alanlarda başlayıp ancak oralardan sonra Port-au-Prince’e sıçrayan halk hareketlerine yöneltiyor.

Fick ardından, Haiti’nin devrim öncesindeki ve sonrasındaki trajik tarihini, modern dünyanın kapitalist, kolonyalist ve ırkçı karakteri bağlamında ele alıyor.

  • Künye: Carolyn E. Fick – Haiti Devrimi: Aşağıdan Bir Tarih, çeviren: Galip Doğduaslan, Dipnot Yayınları, tarih, 416 sayfa, 2019

Kolektif – AKP Yeni Merkez Sağ mı? (2009)

Ümit Kurt tarafından hazırlanan ‘AKP Yeni Merkez Sağ mı?’, Türkiye sağında önemli görevlerde bulunmuş, Türkiye sağına hem siyasal hem entelektüel mecralarda mesai harcamış kişilerle, AKP’yi anlamaya ve bundan sonra yaşanacak gelişmeleri analiz etmeye çalışıyor.

Çalışmanın, AKP’nin siyasetteki yerine, nasıl bir parti olduğuna, Türkiye sağ siyasetinden nasıl bir miras devraldığına, yükselişinin nedenlerine ve dinamiklerine odaklanmasıyla dikkat çektiğini söyleyebiliriz.

Kitaba, Taha Akyol, Hüsamettin Cindoruk, Nazlı Ilıcak ve Aydın Menderes gibi sağ kesimden siyasetçi ve yazarlar yorumlarıyla, Tanıl Bora ve Yüksel Taşkın da analizleriyle katkıda bulunuyor.

  • Künye: Kolektif – AKP Yeni Merkez Sağ mı?, hazırlayan: Ümit Kurt, Dipnot Yayınları, siyaset, 183 sayfa

Raymond Geuss – Sokrates’ten Adorno’ya Felsefe (2019)

Bizde ‘Kamusal Şeyler, Özel Şeyler’ ve ‘Eleştirel Teori’ adlı kitapları da çevrilmiş bulunan Raymond Geuss, şimdi de felsefenin tarihini en eski çağlardan bugüne izlediği bu rehber kitapla karşımızda.

Guess’in kitabını diğer felsefe tarihi çalışmalarından ayıran ve dolayısıyla kitabı daha etkili kılan asıl husus, kapsamı geniş tutmak yerine konusunu on iki filozofla sınırlaması.

Guess ele aldığı filozofların düşüncelerinden yola çıkarak, felsefenin başından beri yanıt aradığı soruların izini sürüyor, bunun yanı sıra felsefenin bireysel ve toplumsal sorunların aşılması konusunda ne gibi perspektifler sunabileceğini tartışıyor.

Kitap, Batı tarihinin en yenilikçi ve en önemli bazı filozoflarını yetkin bir yaklaşımla anlatırken, yine bu filozofların tutumundan yola çıkarak felsefenin nasıl yapılması gerektiğini ortaya koyuyor.

  • Künye: Raymond Geuss – Sokrates’ten Adorno’ya Felsefe, çeviren: İbrahim Yıldız, Dipnot Yayınları, felsefe, 302 sayfa, 2019

Julianne Burton – Latin Amerika’da Sinema ve Toplumsal Değişim (2019)

Latin Amerika’da sinema, özellikle 1960’lı ve 70’li yıllarda devrimci mücadelenin bir parçası olarak toplumda önemli bir etkiye sahipti.

Julianne Burton’ın elimizdeki çalışması da, Yeni Latin Amerika Sineması olarak adlandırılan bu türü çok yönlü bir bakışla tartışıyor ve buradan yola çıkarak sinemanın dönemin Latin toplumu üzerindeki etkilerini inceliyor.

Doğrudan politik mücadelelerin ürünü olan, kendini Marksist-devrimci olarak tanımlayan Latin Amerika sineması hakkında bir referans kaynak olarak okunması gereken çalışmasında Burton, Sovyet devrimci sinemasıyla birlikte, dünya sinema tarihinde iz bırakan tek devrimci sinema olan bu sinemayı daha yakından tanımamıza vesile oluyor.

Kitap her şeyden önce, sinemanın insanların dünyaya bakışını ne denli kökten biçimde dönüştürdüğünü ve daha da önemlisi sinema ile siyaset ve toplum arasında ne denli sıkı bir ilişkinin bulunduğunu gözler önüne sermesiyle önemli.

  • Künye: Julianne Burton – Latin Amerika’da Sinema ve Toplumsal Değişim, çeviren: Faik Onur Acar, Dipnot Yayınları, sinema, 400 sayfa, 2019

Kolektif – Halkla İlişkiler Üzerine (2009)

‘Halkla İlişkiler Üzerine’ başlıklı elimizdeki derleme, alanın yeri ve işlevine odaklanan disiplinlerarası yaklaşımları bir araya getiriyor.

Akademik bir çalışma alanı olarak halkla ilişkiler konusuna odaklanan kitap, Türkiye’de alanın kavranışına katkıda bulunmayı amaçlıyor.

Çalışmada, Türkiye’de halkla ilişkiler alanının mevcut durumu; halkla ilişkiler alanında en çok bilinen ve üzerine en çok söz söylenen iki-yönlü simetrik iletişimi temel alan mükemmellik teorisi; halkla ilişkilerde medyatikleşme ve profesyonelleşme konuları değerlendiriliyor.

  • Künye: Kolektif – Halkla İlişkiler Üzerine, derleyen: Fatih Keskin ve B. Pınar Özdemir, Dipnot Yayınları, inceleme, 302 sayfa

Hatice Çoban Keneş – Yeni Irkçılığın “Kirli” Ötekileri: Kürtler, Aleviler, Ermeniler (2015)

Belirsiz görünümler arkasına yerleşen ırkçılık ve ayrımcılık, sıradan insanın hayatında nasıl yer ediyor?

Eldeki sağlam çalışma, Balibar ve Wallerstein’ın kavramsallaştırdıkları şekliyle “yeni ırkçılık” söylemlerin dolaşıma girmesi ve yaygınlaştırılmasındaki merkezi rolü nedeniyle gazetelerden seçilen 6 haberin çerçevesini çizdiği yirmi derinlemesine görüşme üzerinden bu sorunun yanıtını arıyor.

Hatice Çoban Keneş, “muğlâk-belirsiz” görünümler arkasına yerleşen ve çoğu zaman satır aralarına gizlenen ırkçılığın ve ayrımcılığın medyayı bir şekilde takip eden “sıradan insanların” gündelik konuşmalarında yer etme biçimlerini ortaya koyarak yeni ırkçılığın perdesini aralıyor.

Kitapta,

  • Yeni ırkçılığın bileşenleri,
  • Milliyetçilikle ırkçılığın eklemlenmesi,
  • Etnik ayrımcılık ve ırkçılık,
  • Cinsiyetçilik ve ırkçılık,
  • Yeni ırkçılığın bir bileşeni olarak medya,
  • Ve izleyicinin yeni ırkçı söylemlerle ilişkilenmesinin yarattığı sorunlar gibi konular irdeleniyor.

Künye: Hatice Çoban Keneş – Yeni Irkçılığın “Kirli” Ötekileri: Kürtler, Aleviler, Ermeniler, Dipnot Yayınları, siyaset, 224 sayfa, 2015