Mary Talbot – Kızıl Azize (2018)

Yılmaz bir devrimci, feminist bir öğretmen ve şair olan Louise Michel, 19. yüzyılın en sıra dışı kadın kahramanlarından biriydi.

İşte Mary Talbot’ın yazdığı, Bryan Talbot’ın resimlediği elimizdeki kitap da, bu özgün karakteri ve onun örnek hayatını tarihin tozlu sayfalarından çıkaran oldukça başarılı bir grafik roman.

Siyah, beyaz ve kırmızı renklerin hâkim olduğu grafik roman, Louise Michel’in hayatını Paris Komünü’nden Yeni Kaledonya’daki sürgün günlerine uzanarak anlatıyor.

Dönemin pek çok önemli aktörünü de karşımıza çıkaran romanı, bilhassa Louis Michel ve Paris Komünü ve hakkında daha fazla aydınlanmak isteyen okurları ilgiyle okuyacaklardır.

  • Künye: Mary Talbot – Kızıl Azize: Bir Ütopyanın Peşinde, çizer: Bryan Talbot, çeviren: Damla Kellecioğlu, Desen Yayınları, çizgiroman, 144 sayfa, 2018
Reklamlar

Shaun Tan – Asla Neden Diye Sorma (2015)

Shaun Tan’i, hiç yazı kullanmadan hazırladığı “sessiz kitabı” ‘Uzak’la biliyoruz.

Tan şimdi de, sözün yine arka planda olduğu, her biri başlı başına birer hikâye olan resimleriyle karşımızda.

Çocukluk anıları, mimari yapılar, doğaüstü karakterler ve muhteşem renklerin iç içe geçtiği masalsı resimler.

  • Künye: Shaun Tan – Asla Neden Diye Sorma, çeviren: Tuğçe Akyüz, Desen Yayınları

Óscar Pantosa – GABO (2015)

2014 yılında kaybettiğimiz Gabriel García Marquez’in görkemli hayatının çizgili hikâyesi. Doğum anından okul yıllarına, ilk aşkından hayat arkadaşı Mercedes’e, okuduğu ilk kitaptan kaleme aldığı ilk öyküye ve önemli yazarlarla dostluklarına, bu büyük yazarın hayatının dönüm noktaları, elimizdeki albümde.

Kitabın harikulade metni Óscar Pantosa’ya, şahane çizimleri ise, Miguel Bostos, Felipe Camargo ve Tatiana Córdoba’ya ait.

‘GABO’, Gabriel García Marquez hayranları kadar, tüm çizgiroman tutkunlarının severek okuyacağı bir kitap.

  • Künye: Óscar Pantosa – GABO, çizimler: Miguel Bostos, Felipe Camargo ve Tatiana Córdoba, Desen Yayınları

Mary Talbot ve Bryan Talbot – Öncü Kadınlar (2018)

İçeriğiyle de çizimleriyle de göz dolduran ‘Öncü Kadınlar’, 20. yüzyılın başında kadınların oy hakkını edinmesi için çalışmış kadınların ufuk açıcı mücadelelerini adım adım anlatıyor.

Mary Talbot’ın yazdığı, Bryan Talbot’ın resimlediği ‘Öncü Kadınlar’, akıcı bir macera ile bu tarihsel süreçte yaşananları harmanlayan harika bir grafik roman.

Kitap, evde de, işte ve siyasette de son sözü söyleme hakkının her zaman erkeğe tanındığı bir zamanda, kendi oy haklarını kazanmak için yola çıkmış, bu uğurda olağanüstü mücadele sergilemiş ve ısrarlarıyla yüzyıllık adaletsizliği ortadan kaldırmış öncü kadınları bize bir kez daha hatırlatıyor.

Bu her yönüyle özgün yapıtın, 2015 yılında Madrid Kitapçılar Birliği tarafından yılın en iyi grafik romanı seçildiğini de bilhassa belirtelim.

  • Künye: Mary Talbot ve Bryan Talbot – Öncü Kadınlar: Bir Direnişin Hikâyesi, çeviren: Damla Kellecioğlu, Desen Yayınları, 192 sayfa, 2018

Jean-Jacques Sempé – Şehir Yaşamı ve Diğer Şeyler (2018)

Biz Sempé’yi, en çok ‘Pıtırcık’ serisiyle sevdik.

Sempé, Fransız çizer René Goscinny ile birlikte ‘Pıtırcık’ karakterini yaratmış ve ‘Pıtırcık’ın serüvenleri kendisini, yalnızca bizde değil, dünya çapında da büyük bir üne kavuşturmuştu.

Fakat neredeyse hiç karikatür eğitimi almamış olmasına rağmen dünyanın en ünlü karikatüristlerinden biri olan Sempé, yalnızca ‘Pıtırcık’ın değil, birçok esere imza atan, işleri oldukça prestijli gazetelerde kendilerine yer bulan oldukça üretken bir sanatçı.

Sempé’nin elimizdeki eseri ise, kendisinin şehir yaşamını bir baştan diğer başa kat ettiği harika karikatürlerini sunuyor.

İnsan ve çevre, kent yaşamı, kentsel dönüşüm, komşuluk, yaşam biçimleri, zaman ve mekân, modernleşme ve yozlaşma gibi, kent hayatı denince akla gelebilecek hemen her tema bu karikatürlerde karşımıza çıkıyor.

  • Künye: Jean-Jacques Sempé – Şehir Yaşamı ve Diğer Şeyler, çeviren: Şirin Etik, Desen Yayınları, karikatür, 64 sayfa, 2018

Heinrich Böll – Balık Tutma Dersi (2014)

  • BALIK TUTMA DERSİ, Heinrich Böll, çeviren: Figen Müge Erel, Desen Yayınları

balik-tutma-dersi

Limandaki kayığında tembelce öğlen uykusunun tadını çıkaran yaşlı kaptan ile hayatın hep daha çok çalışmalı, daha kârlı ve kazançlı olması gerektiğini düşünen hırslı bir turist karşı karşıya! Para kazanmak, tembellik, hayatın gelip geçiciliği üstüne, masal tadında bir yapıt. “İnsanoğlu neden çalışır? İhtiyaçlarını karşılayabilmek için mi, yoksa ihtiyaçlarından çok daha fazlasına ulaşabilmek için mi?” gibi evrensel bir sorunun yanıtını arayan okurlara bilhassa hitap edecek hikâye, Emile Bravo’nun harikulade çizimleriyle sunuluyor.