Anna Grosser Rilke – İstanbul’da Bir Hoş Sada (2009)

Şair Rainer Maria Rilke’nin kuzeni Anna Grosser Rilke, 19. yüzyılın en ünlü kadın konser piyanistlerinden biriydi.

Avrupa saraylarında konserler veren Rilke’nin yolu, beklenmedik bir biçimde İstanbul’a düşecek ve Osmanlı sarayında müzik icra etmeye başlayacaktır.

Sarayda ve hanedan mensuplarının konaklarında konserler veren Rilke, eşinin ölümüyle, onun kurduğu haber ajansının yönetimini üstlenir.

Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda, ülkedeki Almanlar ve Avusturyalılarla birlikte sınır dışı edilen Rilke, 1930’ların sonlarında, hem yüzyıl öncesinin İstanbul’una hem de dönemin Avrupa müzik dünyası hakkında altın değerinde olan elimizdeki anılarını kaleme almış.

  • Künye: Anna Grosser Rilke – Avrupa Saraylarından Yıldız’a İstanbul’da Bir Hoş Sada, çeviren: Deniz Banoğlu, İş Kültür Yayınları, anı, 315 sayfa
Reklamlar

Deniz Banoğlu – Bir Şnitzel Lütfen (2008)

Deniz Banoğlu, 1930’lu yılların İstanbul’unda geçen ‘Bir Şnitzel Lütfen’de, İstanbul’un bir dönemine imzasını atmış bir lokantanın ve o lokantaya can veren ailenin öyküsünü anlatıyor.

Alman Lokantası’nı kuran Nunmacher ailesinin hayatı, trajik göçlerle şekillenmiştir.

Almanya’dan ayrılmak zorunda kalan aile, sırasıyla Fransa, Rusya, Arjantin, Meksika ve son olarak da İstanbul’da yaşar.

Alman baba ile Tatar anneden olma ailenin kızı Inge Nunmacher, göçlerinin İstanbul durağında, İstiklal Caddesi’nde şnitzeli ve birasıyla meşhur lokantalarını açar.

Banoğlu, bu lokantanın ve ailenin hikâyesini, bir kuşağın trajik göçü ve dönemin İstanbul’unun tasviriyle zenginleştiriyor.

  • Künye: Deniz Banoğlu – Bir Şnitzel Lütfen, Turkuvaz Kitap, roman, 195 sayfa

Deniz Banoğlu – Perihan Balcı: Yok Olan Bir Mirasın Tanığı (2011)

  • PERİHAN BALCI: YOK OLAN BİR MİRASIN TANIĞI, Deniz Banoğlu, Gürer Yayınları, biyografi, 190 sayfa

 

Perihan Balcı, tarihi mirası koruma bilinciyle, Türkiye’nin birçok ilinde geçmişten günümüze kalabilmiş yapıları korumaya almıştı. Doksan yaşına ulaşmakta olan Balcı, kurucusu olduğu Türkiye Tarihi Evleri Koruma Derneği aracılığıyla birçok yapının günümüze ulaşmasına katkıda bulundu. İşte Deniz Banoğlu elimizdeki biyografisinde, Balcı’nın bu büyük emeğini kayıt altına alıyor. Burada, Balcı’nın 1965 yılında betonarme istilası başlamadan önce tarihi Türk evlerini fotoğraflamaya başlamasından bugüne kadarki çalışmaları ayrıntılı bir şekilde veriliyor. Kitapta, Doğan Kuban ve Oktay Ekinci gibi isimlerin Balcı’ya dair yorumları da yer alıyor.