D. H. Lawrence – İtalya’da Alacakaranlık (2009)

David Herbert Lawrence, İtalya’daki Garda Gölü’nün kıyısında, göle bakan bir evde, 18 Eylül 1912’den 3 Nisan 1913’e kadar Frieda Weekley’le beraber yedi ay kaldı.

Göle, Almanya ve Alpler’den geçerek yaptığı bir yolculuk sonunda ulaşan Lawrence’ın bu kitaptaki denemeleri, dünyanın bozulmaya yüz tuttuğu, komşu ülkelerle ilgili bilgilerin önem kazandığı, İngiltere’nin kime karşı duracağı ve kiminle ittifak yapacağının tartışıldığı bir dönemde kaleme alındı.

Her biri başka bir konuyu ele alan denemeler, böylece birbirlerinden bağımsız olarak da okunabiliyor.

Fakat yaklaşan savaş tehdidi ve Avrupa’nın alacakaranlığa doğru ilerlemesi, denemelerin tümünü kapsayan bir ana tema olarak öne çıkıyor.

  • Künye: D. H. Lawrence – İtalya’da Alacakaranlık, çeviren: Eda Dedebaş, Notos Kitap, gezi, 211 sayfa
Reklamlar

D. H. Lawrence – Uğurböceği (2009)

Edebiyatın sürgün kalemlerinden D. H. Lawrence, ‘Uğurböceği’ isimli novellasında, hayatı kendi ölçütlerine göre yaşamayı tercih eden bir Kont’u ve onun savaşla ilişkisini hikâye ediyor.

Savaşta yara almış bu sıra dışı Kont, kendisiyle ve yaşadığı toplumla yüzleşecektir. Bu yüzleşme onu, geriye dönüşü olmayan bir şekilde savaş karşıtlığına vardırır.

Burada öne çıkan temel eleştirilerden biri de, sanayileşmenin getirdiği yabancılaşma olarak okurun karşısına çıkıyor.

Lawrence’ın yapıtlarında, çoğu zaman kendi hayatından da yola çıktığı bilinir.

Bunun izinin sürülebildiği ‘Uğurböceği’nin de, sarsıcı ve rahatsız edici bir eser olduğunu belirtmeden geçmeyelim.

  • Künye: D. H. Lawrence – Uğurböceği, çeviren: Nilüfer Sahni, Kavis Kitap, roman, 94 sayfa

David Herbert Lawrence – Oğullar ve Sevgililer (2008)

Modern çağ İngiliz edebiyatının önemli isimlerinden David Herbert Lawrence ‘Oğullar ve Sevgililer’de, aşkı ve aileyi sorguluyor.

Kuzey İngiltere’de bir madenci kasabasında geçen roman, Morel ailesindeki sıra dışı ilişkileri hikâye ediyor.

Anne Gertrude Morel, içkiye düşkün, kaba ve ilgisiz kocasında aradıklarını bulamaz ve tüm ilgisini iki çocuğuna, özellikle de en büyüğü olan Paul Morel’a yöneltir.

Fakat anneyle oğul arasındaki bu karmaşık ilişki, aileyi geri dönüşü olmayan bir çıkmaza da sürükleyecektir.

Zira Paul, baskın bir karakter olan annesinin sahiplenme duygusu nedeniyle, hem babasıyla hem de âşık olduğu iki kadınla ilişkilerinde büyük sorunlar yaşayacaktır.

  • Künye: David Herbert Lawrence – Oğullar ve Sevgililer, çeviren: Tülin Nutku, Can Yayınları, roman, 484 sayfa

David Herbert Lawrence – Kayıp Kız (2012)

  • KAYIP KIZ, David Herbert Lawrence, çeviren: Murat Belge, İletişim Yayınları, roman, 407 sayfa

 

‘Kayıp Kız’, küçük bir kasabada yaşayan Alvina Houghton’ın geleneksel kalıplardan kurtulmak ve özgürleşmek için verdiği mücadeleyi anlatıyor. Alvina, İngiltere’deki bir maden kasabasının tanınmış tüccarlarından James Houghton’ın kızıdır. Kasvetli kasabadan kurtulmayı amaçlayan genç kadın için, günün birinde kasabalarına gelen gezici tiyatro ekibinin içindeki İtalyan genç umut ışığı olur. Adamla kaçan Alvina, bir süre duygusal ve cinsel özgürlüğüne kavuştuğunu zanneder. Fakat bu yeni dünya, dışarıdan göründüğü gibi değildir. Roman, çevirmeni Murat Belge imzalı, yazara ve eserine odaklanan kapsamlı bir önsözle sunuluyor.