Claude Lévi-Strauss – Günümüzde Totemizm (2018)

Claude Lévi-Strauss’un ‘Günümüzde Totemizm’i ilk olarak 1962’de yayınlandı ve eser bugün, totemizm çalışmaları alanında tam bir klasik.

Lévi-Strauss, şöyle diyor:

“Totemizm histeriye benzer. Bazı olguların gelişigüzel yalıtılıp, bir hastalığın veya nesnel bir kurumun tanılayıcı işaretleri olarak gruplandırılabileceğinden kuşku duymaya bir kez ikna olunca, bu işaretlerin kendileri ya ortadan kaybolur ya da herhangi bir tektipleştirici yoruma direnç gösterecek şekilde ortaya çıkar.”

Lévi-Strauss burada, totemizmin ilkel kabilelerden günümüze uzanan seyrini kapsamlı bir şekilde ortaya koyuyor ve bunu yaparken, totemizmin bugün hangi kılıklar ve şekiller altında hayatına devam ettiğini ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

Kitabın en önemli özgünlüklerinden bir diğeri ise, antropoloji ile evrim kuramının yetkin bir bireşimini sunması.

Lévi-Strauss, bu çalışmasıyla, evrimci yaklaşımdan yola çıkarak, antropolojide yeni bir yapısalcı paradigmanın oluşumuna öncülük etmişti.

  • Künye: Claude Lévi-Strauss – Günümüzde Totemizm, çeviren: Kasım Akbaş, Nora Kitap, antropoloji, 144 sayfa, 2018
Reklamlar

Claude Lévi-Strauss – Montaigne’den Montaigne’e (2018)

Önde gelen antropologlardan Claude Lévi-Strauss, deneme türünün kurucusu Montaigne üzerine, yıllar önce iki önemli konferans vermişti.

Birbirinden 55 yıl gibi uzun bir arayla yapılmış bu iki konferans, hem Lévi-Strauss’un Montaigne hakkındaki ilgi çekici görüşlerini ortaya koyuyor hem de bizzat Lévi-Strauss’un mesleki gelişiminin ana duraklarını izlememize olanak veriyor.

Lévi-Strauss’un, yüzyıllar önce yaşamış Montaigne’i, başkasıyla karşılaşan insanın epik ve trajik suretlerinin evrensel bir örneği olarak incelemesi, bu konferansların en öne çıkan vurgusudur diyebiliriz.

Lévi-Strauss üzerine yaptığı çalışmalarla bilinen Emmanuel Désveaux’nun bu kitap için kaleme aldığı sunuş da, aralarında 400 yıl bulunan Lévi-Strauss ile Montaigne arasındaki tarihsel ve evrensel diyalogu daha görünür kılıyor.

  • Künye: Claude Lévi-Strauss – Montaigne’den Montaigne’e – Devrimci Bir Bilim: Etnografya, çeviren: Alev Er, Sel Yayıncılık, antropoloji, 90 sayfa, 2018

Claude Lévi-Strauss – Uzaktan Yakından (2018)

Claude Lévi-Strauss’un hayatını ve sistemini kendi ağzından yazar Didier Eribon’a anlattığı “De près et de loin”, nihayet ‘Uzaktan Yakından’ adıyla Türkçeye kazandırıldı.

“İlkel denen halkların düşüncesiyle bizimki arasında bir uçurum olmadığını göstermek istiyordum.” diyen Lévi-Strauss, ilk olarak hayatının dönüm noktalarını ve tanıklıklarını anlatarak söyleşiye başlıyor.

Kitabın devamında ise,

  • Brezilya’da yerli kabileleri arasında yaptığı saha araştırmaları,
  • İkinci Dünya Savaşı başında askere alınması,
  • Yahudi Soykırımı’ndan kurtulması,
  • Fransız gerçeküstücülerle ilişkileri,
  • Amerika zamanları,
  • New York’taki bohem yaşam,
  • Collège de France günleri,
  • Ve Paris’te Yapısalcılığın kuruluşu gibi, düşünürün hayatından pek çok önemli aşama karşımıza çıkıyor.

Çalışmanın devamında ise, karşımıza düşünürün önemli etkiler bırakmış kitapları ve düşünceleri çıkıyor.

Lévi-Strauss’un ırk ve politika, edebiyat, resim, müzik ve seslerle ilgili fikirlerini izlemek ise, oldukça keyifli ve aydınlatıcı.

  • Künye: Claude Lévi-Strauss – Uzaktan Yakından, söyleşi: Didier Eribon, çeviren: Haldun Bayrı, Metis Yayınları, antropoloji, 256 sayfa, 2018

Louis-Jean Calvet – Roland Barthes, 1915-1980 (2017)

Fransız göstergebilimci ve dilbilimci Louis-Jean Calvet’den dört dörtlük bir Roland Barthes biyografisi.

Kitap, Barthes’ın ilk ayrıntılı biyografisi olarak kabul ediliyor.

Aynı zamanda Barthes’ı François Mitterrand, Claude Lévi-Strauss, Philippe Sollers, Julia Kristeva, Edgar Morin, Algirdas Julien Greimas, Maurice Nadeau, Philippe Rebeyrol gibi pek çok ismin tanıklığında anlatıyor oluşu, kitabın önemli katkılarından bir diğeri.

Calvet, okurunu 12 Kasım 1915’e, Barthes’ın doğduğu güne götürerek, oradan düşünürün hayatını adeta adım adım izliyor.

  1. Dünya Savaşı’nda babasını kaybeden Barthes’ın annesiyle birlikte yaşamaya başladığı Bayonne günleri ve ardından taşındıkları Paris’te yoksulluk içinde geçen günler,

Barthes’a verem teşhisi konuluşu,

Kendisinin daha sonraki fikirlerine temel teşkil edecek sanatoryumdaki zengin okuma deneyimleri,

Kesintili süren eğitim yılları,

Peter Sollers ile dostluğu,

Başlıca yapıtlarını ortaya koyuşu…

Calvet’nin Barthes’ın hayat hikâyesini anlatırken, düşünürün bütün yapıtlarının üzerinden teker teker geçtiğini de ayrıca belirtmekte fayda var.

  • Künye: Louis-Jean Calvet – Roland Barthes, 1915-1980, çeviren: Sema Rifat, Yapı Kredi Yayınları, biyografi, 332 sayfa

Claude Lévi-Strauss – Mit ve Anlam (2013)

  • MİT VE ANLAM, Claude Lévi-Strauss, çeviren: Gökhan Yavuz Demir, İthaki Yayınları, antropoloji, 86 sayfa

 MIT

Hem yapısalcı yaklaşımın hem de 20. yüzyılın en önemli düşünürlerinden Claude Lévi-Strauss, yeniden yayınlanan ‘Mit ve Anlam’da, mitik düşünceyi, modern bilimsel yaklaşım, ilkel düşünce, tarih ve müzikle ilişkileri bağlamında değerlendiriyor. Kitabına modern bilimsel yaklaşımın mitik düşünceye neden ilkel zihnin bir ürünü olarak yaklaştığını irdeleyerek başlayan Lévi-Strauss, modern bilimin halkları “ilkel” ve “uygar” şeklinde kavramsallaştırmasındaki sorunları, tarih ve mitin birbirine benzeyen ve birbirinden ayrışan yönlerini ve müzik dinleyicisi ile mitolojik hikâye dinleyicisinin zihinlerindeki benzerlikleri tartışıyor.

Sinan Özbek – Irkçılık (2012)

  • IRKÇILIK, Sinan Özbek, Notos Kitap, inceleme, 165 sayfa

 IRKCILIK

Sinan Özbek elimizdeki nitelikli çalışmasında, tarihsel bir perspektifle ırkçılık sorununu irdeliyor. Özbek, Irk kavramı ve kuramları, Antik Yunan ve Mısır’da ırk konusu, Antisemitizm, ırkçılığın tarihsel ve ekonomik kökleri, ırkçılığın ekonomi politiği, ırkçılık ve heterofobi, ırkçılık ve cinsiyetçilik, kadın ve ırkçılık, ırkçılık ve milliyetçilik ve kültürler arasındaki farklılığa dayanarak temellendirilen “yeni ırkçılık” gibi muhtelif konulara odaklanırken, Robert Bernasconi, Michel Foucault, Frantz Fanon, Claude Lévi-Straus ve Immanuel Wallerstein gibi, alana katkıda bulunmuş isimlerin düşüncelerini de tartışıyor.

Paul Ricoeur – Kurmaca Anlatıda Zamanın Biçimlenişi (2012)

Elimizdeki kitap, felsefeci Paul Ricoer’ün “anlatı yorumbilimi”ne odaklandığı ‘Zaman ve Anlatı’nın üçüncü kitabı.

Düşünür, kitabın ilk üç bölümünde, anlatı kuramcılarının kavram, ilke ve yöntemlerini tartışıyor.

Frank Kermode, Roland Barthes, Claude Levi-Straus, Vladimir Propp, Tzvetan Todorov, Algirdas Juilen Greimas ve Mihail M. Bahtin, değerlendirmeye alınan kuramcılardan birkaçı.

Yazar son bölümde de, daha önceki bölümlerde tartıştıklarına, üç romanı çözümleyerek işlerlik kazandırıyor.

Bunlar da, Virginia Woolf’tan ‘Mrs. Dalloway’, Thomas Mann’dan ‘Büyülü Dağ’ ve Marcel Proust’tan ‘Kayıp Zamanın İzinde’ romanları.

  • Künye: Paul Ricoeur – Kurmaca Anlatıda Zamanın Biçimlenişi: Zaman ve Anlatı 3, çeviren: Mehmet Rifat, Yapı Kredi Yayınları, felsefe, 290 sayfa