Tahsin Tapur – Karaman Şehir Coğrafyası (2009)

Tahsin Tapur ‘Karaman Şehir Coğrafyası’nda, yaklaşık 10 bin yıldan bu yana insanların yaşadığı merkezlerden ve Cumhuriyet tarihi boyunca şehirleşmenin geliştiği yerleşim birimlerinden biri olan Karaman’ın coğrafyasına odaklanıyor.

Kitabın giriş bölümünde Tapur, Karaman’ın yeri, genel coğrafi özellikleri ve saha ile ilgili daha önce yapılmış çalışmaları anlatıyor.

Kitaptaki konular, Karaman’ın doğal ve çevre özellikleri; şehrin beşeri çevre özellikleri; Karaman şehrini oluşturan şehir fonksiyonları ve özellikleri; şehrin imar ve altyapı durumu; şehrin yerleşim alanı ve arazi kullanımı; şehrin etki bölgesi, kentsel kademe durumu ve kentsel çevre sorunları şeklinde özetlenebilir.

  • Künye: Tahsin Tapur – Karaman Şehir Coğrafyası, Çizgi Kitabevi, coğrafya, 175 sayfa
Reklamlar

Kenan Arıbaş – Hispanya (2009)

Kenan Arıbaş ‘Hispanya’da, Latin Amerika’nın siyasi coğrafyasına odaklanıyor.

Samuel P. Huntington, ABD’nin yaşadığı/yaşayacağı en büyük sorunlardan birinin Hispanik tehlike olacağını söyler.

Bilindiği gibi ABD, Huntington’un bahsettiği bu Hispanik tehlikeden hareketle, Latin Amerika’nın siyasal, kültürel ve ekonomik yaşantısını, sürekli kontrol etme gayretini gösteriyor.

Arıbaş, dünyada en fazla konuşulan dil ailesi içinde İspanya/Hispanik dilin bulunmasından yola çıkarak, adını ‘Hispanya’ koyduğu çalışmasında, Latin Amerika’yı siyasî coğrafyanın ölçütleriyle ele alıyor.

Kitapta, bölgenin tarihi; fiziki ve siyasi coğrafyası; kırılgan ekonomisi ve ekonomik örgütleri gibi konular ele alınıyor.

  • Künye: Kenan Arıbaş – Hispanya, Çizgi Kitabevi, ülke, 222 sayfa

Hüseyin Kandemir – Rus Edebiyatında İstanbul (2009)

Hüseyin Kandemir, uzun süredir Rus edebiyatı alanında çalışan akademisyenlerden.

Yüksek lisans ve doktora tezlerini de Rus edebiyatı üzerine yapan Kandemir, ‘Rus Edebiyatında İstanbul’ başlıklı bu çalışmasında, İvan Alekseyeviç Bunin, Nadejda Teffi, Arkadiy Averçenko, İlya Zdaneviç, Radi Gennadiyeviç Fiş ve İosif Brodski gibi yazar ve aydınların eserlerinde, İstanbul’un ve Türk kültürün nasıl temsil edildiğini irdeliyor.

İstanbul, tarih boyunca Ruslar için önemli bir şehir oldu.

Onların İstanbul’u, Çar Şehri (Tsargad) olarak tanımlamaları da bunun en önemli göstergelerinden.

Kandemir, İstanbul’un Rus yazınında yer edinmesinin, 16. yüzyılda el yazmalarıyla başladığını ve bunun 20. yüzyılda da artarak devam ettiğini belirtiyor.

Kitap, İstanbul’un ve Türk kültürünün, Rus yazar ve aydınlarında çağrıştırdığı farklı kimlikleri gözler önüne sermesiyle özellikle ilgi çekici.

  • Künye: Hüseyin Kandemir – Rus Edebiyatında İstanbul, Çizgi Kitabevi, inceleme, 148 sayfa

Funda Kızıler Emer – Melek İmgesi (2015)

Rainer Maria Rilke’nin ‘Duino Ağıtları’ ile genç yaşta ölen Hertha Krätner’in ‘Bir Meleğin Yakarışı’ndaki melek imgesinin, Hıristiyanlık ve İslamiyet bağlamında yorumlanışı.

Rilke’nin meleğinin İslamiyet’ten, Krätner’in yapıtındaki meleğin de Hıristiyanlıktan izler taşıdığını savunan Funda Kızıler Emer, buradan hareketle farklı dinler arasındaki diyalog imkânlarını tartışıyor.

  • Künye: Funda Kızıler Emer – Melek İmgesi, Çizgi Kitabevi

Barış Sarıköse – Sille (2009)

Barış Sarıköse, alt başlığı ‘Bin Yıllık Birliktelik’ olan elimizdeki kitabında, Konya çevresindeki en eski yerleşim yerlerinden biri olan Sille’yi, tarihçesi ve sosyo-ekonomik yapısıyla anlatıyor.

Selçuklular ve Osmanlılar döneminde Konya ile birlikte her alanda önemli gelişmeler gösteren Sille, Selçuklu hükümdarı Sultan Alaeddin Keykubat’ın vakfı içinde yer alıyordu.

Bu yerleşim yeri, sahip olduğu ekonomik potansiyelin yanı sıra, farklı kültürel yapısıyla da Konya ve çevresinin sosyal ve kültürel hayatını etkilemiş.

Sarıköse’nin çalışması, Sille’nin Osmanlı döneminde geçirmiş olduğu sosyal, ekonomik, demografik ve kültürel değişimi, arşiv ve kütüphanelerden yararlanarak değerlendiriyor.

Bölgenin tarihçesi; askeri ve idari yapılanması; ekonomik durumu; tarım, hayvancılık, ticaret ve küçük sanayi grupları; aile yapısı, vakıfları ve Sille’de yetişen önemli isimler, kitapta yer alan konulardan birkaçı.

  • Künye: Barış Sarıköse – Sille, Çizgi Kitabevi, şehir, 710 sayfa

Mete Sezgin ve Abdullah Karaman – Müze Yönetimi ve Pazarlaması (2009)

İki yazarlı ‘Müze Yönetimi ve Pazarlaması’, modern işletmecilik anlamında müzelerin yönetim ve pazarlamasını en etkin şekilde gerçekleştirmek için yapılması gerekenlere dikkat çekiyor.

Dört bölümden oluşan çalışmanın ilk bölümünde, müze tanımı, kavramları, Dünyada ve Türkiye’de müze tarihçesi ve müze çeşitleri gibi konular anlatılıyor.

İkinci bölüm, müzelerde modern anlamda yönetim konusunu, üçüncü bölüm müze pazarlama stratejileri ve müşteri davranışları konularını işliyor.

Kitabın son bölümünde de, İstanbul, Bursa ve Konya’da müze yöneticilerine yönelik anket çalışmasıyla sorunlar tespit edilmeye; çözüm ve öneriler sunulmaya çalışılıyor.

  • Künye: Mete Sezgin ve Abdullah Karaman – Müze Yönetimi ve Pazarlaması, Çizgi Kitabevi, işletme, 216 sayfa

Muammer Yalçın – Türk Edebiyatında Nâzım ve Nesir (2009)

Muammer Yalçın ‘Türk Edebiyatında Nâzım ve Nesir’de, 8. yüzyıldan başlatılan Türk edebiyatında meydana getirilen nâzım ve nesir türlerini uygulama ve örneklerle anlatıyor.

Çalışmasına, Türk edebiyatının ana devirleri hakkında bilgi vererek başlayan Yalçın, her ana devir içinde ortaya çıkan bölümleri, akımları da ele alıyor.

Sunulan bilgilerin somutlaştırılması amacıyla, örnek metinlerle zenginleştirilen kitapta ayrıca, şiir bilgisine de yer veriliyor.

Yalçın bunun yanı sıra, edebi devrin değişmesiyle, adı ya da biçimi değişen türlerin de izini sürüyor.

Çalışma, sadece öğrenciler için değil, Türk edebiyatını tarihsel bir gözle değerlendirmek isteyenlere de hitap ediyor.

  • Künye: Muammer Yalçın – Türk Edebiyatında Nâzım ve Nesir, Çizgi Kitabevi, inceleme, 289 sayfa