Jin Jie – Çin Müziği (2015)

Farklı biçimleri ve zarif anlatımları olan Çin müziğinin eski çağlardan modern zamanlara kapsamlı bir hikâyesi.

Çin müziğinde kalıplar, Çin milli müzik aletleri, başlıca icracılar, halk şarkıları, Çuyi müziği ve Uygur, Moğol ve Tibet gibi Çin etnik gruplarında şarkı ve dans, kitaptaki ilgi çekici konulardan.

  • Künye: Jin Jie – Çin Müziği, çeviren: Hasan Bögün, Kaynak Yayınları
Reklamlar

Henri Michaux – Asya’da Bir Barbar (2018)

“Hindistan’da görecek hiçbir şey yok, her şey yorumlanmak için.”

Fransız edebiyatının çağdaş kalemlerinden Henri Michaux, Avrupa’nın büyük bir bunalımın arifesinde bulunduğu 1930’lu yılların başında uzak Asya’ya bir gezi gerçekleştirmişti.

‘Asya’da Bir Barbar’, Michaux’nun Hindistan, Endonezya, Çin ve Japonya topraklarını kapsayan bu geziden izlenimlerini sunduğu güncesi.

Okura, Michaux’nun yazarlığının yanı sıra, kişiliğinin de başka bir yönünü gösteren kitap, ilk kez Türkçede.

Bu toprakları hayatı boyunca ilk kez görmenin verdiği heyecanla yazar, Doğu ile Batı arasındaki kadim farklılıkların altını kendine has bakışıyla çiziyor.

Gezisi boyunca, Doğu toplumları ve halklarıyla Batı Avrupa halklarının farkları üzerine düşünen Michaux, Avrupalıların Doğuluların kültürel pratiklerinden öğrenebilecekleri şeyler olduğunu düşünüyor.

  • Künye: Henri Michaux – Asya’da Bir Barbar, çeviren: Rahime Sarıçelik Abbasbeyli, Sel Yayıncılık, anlatı, 168 sayfa, 2018

Kolektif – Doğu Asya’nın Politik Ekonomisi (2015)

Doğu Asya’nın ekonomik kalkınma, siyasi etkinlik yönünden üç önemli aktörü Çin, Japonya ve Güney Kore’yi irdeleyen ve Türkiye’nin bunlara yönelik politikasına odaklanan değerlendirmeler, bu kitapta bir araya getirilmiş.

Kitabın bir artısı da, ekonomik kalkınmada Japon modelini Türkiye ile karşılaştırmalı olarak ele alması.

  • Künye: Kolektif – Doğu Asya’nın Politik Ekonomisi, editör: K. Ali Akkemik ve Sadık Ünay, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları

Cüneyt Akalın – Taş Devri’nden Kapitalizme Uygarlıklar (2015)

İnsanoğlunun barbarlıktan uygarlığa geçişinin, on binlerce yıla yayılan hikâyesi.

Cüneyt Akalın bu nitelikli siyasi tarih çalışmasında ilk olarak, uygarlığın tam olarak ne anlama geldiğini ve onun temel kavramlarını açıklıyor.

Yazar ardından, dört büyük uygarlık olan Mezopotamya-Çin, Mısır, Hint ve Roma İmparatorluğu ile bunlardan neşet etmiş Afrika, Amerika ve Uzakdoğu medeniyetlerinde uygarlığın doğuşu ve gelişimini araştırıyor.

  • Künye: Cüneyt Akalın – Taş Devri’nden Kapitalizme Uygarlıklar, Tarihçi Kitabevi

Immanuel Ness – Güneyin İsyanı (2018)

Gelişmiş ülkelerdeki işçilerin uzun zamandır sesi soluğu çıkmıyor.

Oysa Dünyanın Güney Yarıküresi’ndeki işçi sınıfı, post-endüstriyel kapitalizmin sınır tanımaz azgınlığıyla mücadele etmeye devam ediyor.

Hem de gün geçtikçe güçlenerek…

Siyaset bilimci Immanuel Ness de bu önemli kitabında, Çin, Hindistan ve Güney Afrika’daki işçi sınıfının tarihsel mirasını, bugünkü durumlarını ve kapitalizme karşı mücadelelerinin kapsamlı bir incelemesini yapıyor.

Ness ilkin, emperyalizmin bu bölgedeki etkilerinin, bölgenin yeni endüstriyel proletaryasının oluşumuna ne gibi etkilerde bulunduğunun kapsamlı bir analizini yapıyor.

Yazar ardından, tamamıyla güvencesiz iş hayatı süren bu sınıfın her şeye rağmen baskıcı iktidarlar, küresel sermaye, tekelci kapitalizm ve serbest piyasa ekonomisinin sacayaklarını oluşturduğu bu post-endüstriyel kapitalizme karşıtı mücadelede neden aktif bir güç olma potansiyelini taşıdığını gözler önüne seriyor.

  • Künye: Immanuel Ness – Güneyin İsyanı: Küresel İşçi Sınıfının Gelişi, çeviren: Akın Emre Pilgir, Koç Üniversitesi Yayınları, siyaset, 251 sayfa, 2018

Wang Hui – Çin’in Yirminci Yüzyılı: Devrim, Geri Çekilme ve Eşitliğe Giden Yol (2017)

Çalışmaları çağdaş Çin edebiyatı ve düşünce tarihi üzerine yoğunlaşmış olan Wang Hui, aynı zamanda Harvard’dan Bologna’ya, Edinburgh’tan UCLA’ya, dünyanın pek çok prestijli üniversitesinde dersler vermiş bir isim.

Yazar bu önemli kitabında, 20. yüzyıl Çin’ini ve bu sıra dışı ülkenin geçirdiği muazzam siyasi süreçleri serimliyor.

Çin açısından 20. yüzyılın 1911 Devrimi’yle başlayıp 1970’lerin ortalarındaki Kültür Devrimi’nin sonuna kadar süren bir süreç olduğunu belirten Hui, bu süreci siyasileşme, siyasetsizleşme ve yeniden siyasileşmeye dönme izlekleri üzerinden irdeliyor.

Hui, Çin’deki halk savaşının kırsal kesim, kentler ve ulusal kimliğin siyasi hareketliliği arasındaki ilişkileri kökten değiştirdiğini; sınıf, siyasi parti, devlet, halk gibi siyasi kavramların da halk savaşıyla dönüşerek yeniden yapılandığını belirtiyor.

Çin’in 20. yüzyıl boyunca yaşadığı politika değişikliklerine ve büyük devrimlere daha yakından bakmak isteyenlerin muhakkak okumak isteyeceği bir kitap.

  • Künye: Wang Hui – Çin’in Yirminci Yüzyılı: Devrim, Geri Çekilme ve Eşitliğe Giden Yol, çeviren: Ümit Şenesen, Yordam Kitap, siyaset, 383 sayfa

Kenan Arıbaş ve Muhammed Nafiz Hüdavendigar – Siyasi Coğrafya Açısından Çin (2014)

İki yazarlı çalışma, hızla büyüyen bir ekonomiye sahip Çin’i siyasi coğrafya çerçevesinden analiz ediyor.

Çin’in jeopolitik teoriler içindeki yerini tespit ederek başlayan çalışma, Çin’in askeri gücünü de, dünya güç merkezinde yer alan diğer devletlerin askeri varlıklarıyla karşılaştırarak irdeliyor.

Çölleşme, depremler, muson yağışları, akarsuların durumu, kirlilik ve aşırı kullanımın ortaya çıkardığı sorunların Çin’in geleceğine etkileri,

Beşeri coğrafya özelliklerinin Çin siyasetine yansımaları,

Çin’in ekonomik durumu,

Ülkenin bölgesel ve küresel politikalar içinde uyguladığı stratejiler, kitapta incelenen kimi konular.

  • Künye: Kenan Arıbaş ve Muhammed Nafiz Hüdavendigar – Siyasi Coğrafya Açısından Çin, Çizgi Kitabevi, ülke, 288 sayfa