Augustus – Ankara Anıtı (2010)

‘Ankara Anıtı’, Roma’nın ilk imparatoru Augustus’un, hüküm sürdüğü dönemdeki “Res Gestae”, yani Türkçe adıyla yapılan işleri yazdırdığı bir levhanın Ankara’da bulunan kopyası.

Mermer üzerine Latince ve Yunanca yazılmış yazıt, 1865 yılında levhanın ilk edisyonunu hazırlayan Theodor Mommsen tarafından ‘Monumentum Ancyranum’, yani ‘Ankara Anıtı’ olarak adlandırılmış.

On altıncı yüzyılda keşfedilen ‘Monumentum Ancyranum’, altı levha halinde, 35 paragraflık bir satır.

İçerik olarak üç bölüme ayrılan yazıtta, Senatus ve Roma halkı tarafından Augustus’a bahşedilen onurlar; Augustus’un, devleti için kişisel servetinden yaptığı harcamalar ve Augustus’un barışta ve savaşta gerçekleştirdiği hizmetler anlatılıyor.

Yazıtın Latince, Yunanca ve Türkçe olarak yayımlandığı elimizdeki baskıda, çevirmenin ‘Ankara Anıtı’nı ele aldığı kapsamlı bir sunuş yazısı da yer alıyor.

  • Künye: Augustus – Ankara Anıtı, çeviren: Çiğdem Dürüşken, Kabalcı Yayınları, tarih, 132 sayfa
Reklamlar

Kolektif – Klasik Filoloji Seminerleri, 1-3 (2016)

2003 yılından bugüne İstanbul Üniversitesi Latin Dili ve Edebiyatı tarafından düzenlenen Klasik Filoloji seminerleri bu üç ciltlik muazzam çalışmada bir araya getirilmiş.

Bizdeki klasik filoloji çalışmaları alanında çok önemli yeri olan söz konusu seminerler, bu kitapla birlikte bu alanda çalışanların kütüphanelerinde yer alabilecek.

Burada,

  • Roma’da entelektüelliğin temeli,
  • Anadolu’da diller ve gelişimleri,
  • Eskiçağda felsefe ve bilimin ortaya çıkışı,
  • Antikçağ eserlerinin günümüze ulaşma serüveni,
  • Eski Önasya’da müzik aletleri,
  • Antik Yunan vazo resimlerinde müzik aletleri,
  • Antikçağ yaşantısında müzik sanatının yeri,
  • Antik Yunan oyunlarının çağdaş yorumları,
  • Yirminci yüzyıl felsefesinin Antikçağ kökenleri,
  • Avrupa resminde müzikli mitolojik figürler,
  • Ritüel ve tiyatro,
  • Erken Hıristiyanlık döneminde manastır sisteminin doğuşu,
  • Roma cumhuriyet dönemi sikkelerinin Roma tarihine dair bize söyleyebilecekleri,
  • Anadolu’da Roma hâkimiyeti,
  • Ve bunun gibi, birbirinden önemli konular irdeleniyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Çiğdem Dürüşken, Ali Dinçol, Ş. Teoman Duralı, Şafak Ural, Cemil Güzey, Bedia Demiriş, Cengiz Çakmak, Belkıs Dinçol, Sedef Çokay Kepçe, Ekin Öyken, Sema Bulutsuz, Elif Tül Tulunay, Kerem Karaboğa, Sanem Yazıcıoğlu, Zühre İndirkaş, F. Deniz Özden, Hasibe Kocabay, Ayça Tiryaki, Mustafa Hamdi Sayar, Oğuz Tekin ve Gürkan Ergin.

  • Künye: Kolektif – Klasik Filoloji Seminerleri, editör: Eyüp Çoraklı, Pelin Atayman Erçelik ve Ekin Öyken, Alfa Yayınları, inceleme, 3 cilt, 629 sayfa, 2016

 

Réne Descartes – Yöntem Üzerine Konuşma (2015)

Batı felsefesinin ve 17. yüzyıl Rasyonalizminin temel kitaplarından biri…

“Düşünüyorum, öyleyse varım,” önermesini ilk kez burada tartışmaya açan ve doğrudan doğruya insanın sağduyusuna hitap eden Descartes, şüphecilik üzerine inşa ettiği yepyeni bir felsefe-bilim sistemi sunuyor.

  • Künye: Réne Descartes – Yöntem Üzerine Konuşma, çeviren: Çiğdem Dürüşken, Alfa Yayınları

Réne Descartes – Meditasyonlar: Metafizik Üzerine Düşünceler (2015)

Descartes’ın kendini tamamıyla metafizik düşüncelere adadığı bir dönemde yazdığı önemli bir metin.

Burada, Tanrı’nın varlığını ve insanın ruh ve bedeninin ayrı olduğunu ispatlamaya çalışan düşünür, zihin ile irade arasındaki ilişki ve maddi şeylerin doğası üzerine tefekküre dalıyor.

‘Meditasyonlar’ başlığının en çok yakışacağı metinlerden biri olan kitap, Çiğdem Dürüşken’in harika çevirisiyle Türkçeye kazandırıldı.

  • Künye: Réne Descartes – Meditasyonlar: Metafizik Üzerine Düşünceler, çeviren: Çiğdem Dürüşken, Alfa Yayınları

Boethius – Felsefenin Tesellisi (2015)

İhanet suçlamasıyla zindana atılan Romalı filozof Boethius, yüzünü, biricik teselli kaynağı felsefeye döner ve “tanrısal öngörü”, “kader” ve “özgür irade” üzerine derin bir sorgulamaya girişir.

Bu sorgulamanın ürünü olan kitap, hem görkemli bir iç hesaplaşma hem de Latin edebiyatından seçilen düşüncelerin seçkin bir karması.

Kitaptan bir alıntı:

İnsanın doğası, ancak kendisini bildiğinde diğer yaratıklardan üstünleşir. Kendisini bilmediği anda ise vahşi hayvanların düzeyinden de alta iner. Bütün diğer canlılar için kendisini bilmemek doğaldır, ama insan söz konusu olduğunda bu bir ahlaki lekedir.

  • Künye: Boethius – Felsefenin Tesellisi, çeviren: Çiğdem Dürüşken, Alfa Yayınları

Vergilius – Çiftçilik Sanatı (2015)

“İnatçı emek her şeyin üstesinden gelir,

zorlu yaşam koşullarında mahrumiyet kamçılar insanı.”

Çiftçiliğin savaş, siyaset ve insan emeğiyle dokunduğu, Roma’nın ve Romalı olmanın gururuyla yazılmış görkemli bir şiir.

Vergilius’un ‘Çiftçilik Sanatı’ veya özgün adıyla ‘Georgica’, çiftçilerin yurt ve toprak sevgisinin, sade ve onurlu yaşam tarzlarının, doğanın gizemlerinin, yeşil vadilerin, dalındaki olgun üzümleriyle bağların gürül gürül şiiridir.

Kitaptan bir alıntı:

“Ne mutlu doğanın yasasını anlayabilene,

her tür korkuyu, amansız yazgıyı,

açgözlü Acheron’un uğultusunu

ayakları altına alabilene!

Ne şanslı kır tanrılarını tanıyan kişi,

Pan’ı, yaşlı Silvanus’u ve kardeş Nymphaları!

Hiçbir şey yolundan edemez onu,

ne halkın verdiği görevler,

ne kralların eflatun giysisi…”

  • Künye: Vergilius – Çiftçilik Sanatı, çeviren: Çiğdem Dürüşken, Alfa Yayınları

Kolektif – Latince Güzel Sözler Antolojisi (2015)

Klasik Latin yazarlarının bilgeliğinden süzülmüş, el altında bulundurulması gereken yüzlerce güzel söz.

Latince alanındaki önemli çalışmaları ve çevirileriyle bildiğimiz Çiğdem Dürüşken’in derleyip çevirdiği kitap, Latince aşkımızı yeniden depreştirecek türden.

Tadımlık:

“Dux femina facti.” (Kadın, büyük işlerin lideridir.)

“Veritatem laborare nimis saepe, aiunt, exstingui nunquam.” (Derler ki, hakikat aşırı derecede zulüm görür, ama asla sindirilemez.)

“Amicus Plato, sed magis amica veritas.” (Platon dostumdur, ama hakikat daha fazla dostumdur.)

“Amantes amentes.” (Âşıklar delidir.),

“Pro captu lectoris habent sua fata libelli.” (Kitapların kaderi okuyucunun algısına bağlıdır.),

“Aliud noctua sonat aliud cornix.” (Baykuş başka öter, kuzgun başka.),

“Dociles imitantis turpibus ac pravis omnes sumus.” (Hepimiz alçak ve adi olana özenmeye dünden hazırız.),

“Corrumpere et corrumpi seculum vocatur.” (Yozlaştırmanın ve yozlaşmanın adına çağın ruhu deniyor.),

“Corruptio optimi pessima.” (İyiler bozuldu mu, kötülükler doğar.),

“Dimidium facti, qui coepit, habet.” (Başlanmış iş, bitmiş iştir.),

“Bella delectat cruor.” (Kan, savaş sever.),

“Conscientia mille testes.” (Vicdan, binlerce tanıktır.),

“Di pedes lanatos habent.” (Tanrıların ayakları yündendir.)…

  • Künye: Kolektif – Latince Güzel Sözler Antolojisi, derleyen ve çeviren: Çiğdem Dürüşken, Alfa Yayınları