Zkes Mda – Kızıllığın Kalbi (2012)

  • KIZILLIĞIN KALBİ, Zkes Mda, çeviren: Gül Korkmaz, Ayrıntı Yayınları, roman, 288 sayfa

 KIZILLIGIN

Zkes Mda ‘Kızıllığın Kalbi’nde, Amerika’dan doğduğu Güney Afrika’ya dönen Camagu’nun, ülkesinde gözlemlediği dönüşümleri konu ediniyor. Uzun yıllar yaşadığı Amerika’dan neredeyse unuttuğu ülkesine dönen Camagu, burada, aşık olduğu bir kadının peşinden, ülkenin diğer ucundaki bir köye kadar uzanacaktır. Bu durum, onun ülkesini daha iyi gözlemlemesine olanak verecektir. Kahramanımız, her adımında yeni şeyler öğrendiği bu yolculuğunda, ülkesindeki modernleşme süreci ve yerel kültürün kendine has dokusuna dair aydınlandığı kadar, ülkesinin tarihinde silinmez izler bırakmış İngiliz sömürge döneminin mirasıyla da yüzleşecektir.

Arthur Nersesian – Unutulmuş Ülkenin Kararsız Seçmeni (2012)

  • UNUTULMUŞ ÜLKENİN KARARSIZ SEÇMENİ, Arthur Nersesian, çeviren: Funda Başak Dörschel, Ayrıntı Yayınları, roman, 272 sayfa

 UNUTULMUS

Arthur Nersesian, kaotik bir dünyada geçen elimizdeki romanında, toplumu mafyaya karşı korumaya girişen Uli’nin maceralarını anlatıyor. Roman, Nevada çölünün ortasına kurulmuş, azılı çetelerin cirit attığı ve insan hayatının değersiz olduğu ütopik bir New York’ta geçer. Şehir, Domuzlar ve Çöpçüler adı verilen iki mafya grubu arasında bölüştürülmüş durumdadır. Yakın zamanda seçimlerin yapılacak olması da, iki çeteyi halka karşı daha gaddar hale getirmiştir. Zira başkanlığı ele geçirmek, onlar için son derece önemlidir. Fakat, acımasız çetelerle kapışmaya hazır olan Uli, bundan önce geçmişindeki karanlığı aydınlatmalıdır.

Ian Almond – İbni Arabî ve Derrida (2012)

  • İBNİ ARABÎ VE DERRİDA, Ian Almond, çeviren: Kadir Filiz, Ayrıntı Yayınları, inceleme, 176 sayfa

 IBNI

Postkolonyal edebiyat teorisi üzerine çalışan Ian Almond, elimizdeki ilgi çekici çalışmasında, İslam dünyasının ünlü mutasavvıfı, düşünür ve şair Muhyiddin İbni Arabî ile yapısökümcülüğün kurucusu meşhur Fransız düşünür Jacques Derrida’nın düşüncelerinden yola çıkarak, tasavvuf ve yapısökümü karşılaştırıyor. Derrida’nın yapısökümcü anlayışının benzerini İbnî Arabi’nin eserlerinde bulan Almond, birbirinden sekiz yüz yıl uzaklığa ve farklı coğrafyalara dayanan iki ismin fikirleri aracılığıyla, İbnî Arabi’nin bize Derrida’yı ya da Derrida’nın bize İbnî Arabi’yi farklı şekilde okumayı öğretip öğretemeyeceğini tartışıyor.

Arif Dirlik – Küreselleşmenin Sonu mu? (2012)

  • KÜRESELLEŞMENİN SONU MU?, Arif Dirlik, çeviren: İsmail Kovacı ve Veysel Batmaz, Ayrıntı Yayınları, inceleme, 277 sayfa

 

Çin uzmanı ve antropolog Arif Dirlik ‘Küreselleşmenin Sonu mu?’ başlıklı elimizdeki çalışmasında, “küresel moderneti”nin teorik ana hatlarını çizmeye koyularak uygarlıklar, kalkınma, Çin modeli, toplumsal hareketler, beşeri bilimler ve üniversite eğitimi gibi, küresel süreci ilgilendiren birçok kavramı yeniden tartışmaya açıyor. Çağdaş küresel ilişkilerin çıkmazları, uygarlık çatışmalarının kökenleri, ulus-devletin geleceği, yarının Avrupa, Amerika ve Çin’ini bekleyen belli başlı sorunlar, yerel-ötesicilik ve ulus-ötesicilik, küresel modernitede Çin modeli’nin yeri, Doğu Asya’daki vatandaşlık sorunları, Çin anarşizminin çağdaş sonuçları ve küresel modernitenin çağdaş yüksek öğrenimdeki etkileri, Dirlik’in ayrıntılı değerlendirmeleriyle karşımıza çıkan konulardan bazıları.

Yves Lacoste – İbni Haldun (2012)

  • İBNİ HALDUN, Yves Lacoste, çeviren: Mehmet Sert, Ayrıntı Yayınları, inceleme, 226 sayfa

Yves Lacoste elimizdeki çalışmasında, İslam dünyasının önde gelen tarihçi ve filozoflarından İbni Haldun’un fikirlerine, en önemli güncel sorunlarımızın temelindeki nedenleri çözümlemek için başvuruyor. Lacost’a göre İbni Haldun, 14. yüzyılda ortaçağ, Kuzey Afrika’nın iktisadi, toplumsal ve siyasi koşullarının bilimsel bir çözümlemesini yaparken, bir takım temel tarihsel sorunları ortaya koymuştu. Yazar, İbni Haldun’un betimlediği toplumsal ve siyasal yapıların geçirdikleri evrim neticesinde, 19. yüzyıldaki sömürgeci egemenliğini olanaklı kıldığını, bu egemenliğin de azgelişmişlik durumuna yol açtığını savunuyor.

İyrec-i Pézéşkzâd – Dayıcan Napolyon (2012)

  • DAYICAN NAPOLYON, İyrec-i Pézéşkzâd, çeviren: A. Naci Tokmak, Ayrıntı Yayınları, roman, 551 sayfa

 

İyrec-i Pézéşkzâd, kesişen hikâyelerin ve renkli karakterlerin yer aldığı ‘Dayıcan Napolyon’da, İran toplumunun ilgi çekici bir panoramasını sunuyor. Öykü, bir zamanlar İngilizlere karşı mücadele etmiş ve kendini Napoléon Bonaparte’a benzeten Dayıcan Napolyon ve onun etrafındaki kişilerin ilişkilerini kapsıyor. Romanın güldürü boyutu, karakterlerinin Dayıcan’ın eğilimiyle kimi zaman dalga geçen kimi zaman bunu pohpohlayan tavırları üzerine inşa edilmiş. Karakterlerinin çelişkili kişilikleri, sınıfsal çatışmalar ve geleneğin insanlar üzerindeki etkilerini işleyen Pézéşkzâd, İran toplumunun nitelikli bir tasvirini sunuyor.

Michel Bourse ve Halime Yücel – İletişim Bilimlerinin Serüveni (2012)

  • İLETİŞİM BİLİMLERİNİN SERÜVENİ, Michel Bourse ve Halime Yücel, Ayrıntı Yayınları, iletişim bilimleri, 373 sayfa

 

İki yazarlı ‘İletişim Bilimlerinin Serüveni’, felsefe, tarih, dilbilim, toplumbilim, psikoloji, biyoloji, sibernetik ve siyasal bilimler gibi birçok disiplinin kavşağında yer alan iletişim bilimlerini kapsamlı bir bakışla irdeliyor. İletişim bilimlerinin doğuşu, bildirişim ve iletişim kurmayı sağlayan dilbilimsel modeller, kitapta detaylı bir şekilde ele alınan konulardan. Yazarlar ayrıca, Pierre Bourdieu’nün “Habitus” kavramından, Mikhail Bakhtin’in iletişimde söyleşimlilik ve çokseslilik konusundaki yorumlarına ve Saussure’ün “Yapısalcı” dilbilimine kadar, bu disipline dair çok sayıda yorum ve kavramı da ele alıyor.