Ali Bayramoğlu – 28 Şubat: Bir Müdahalenin Güncesi (2007)

  • 28 ŞUBAT: BİR MÜDAHALENİN GÜNCESİ, Ali Bayramoğlu, İletişim Yayınları, politika, 347 sayfa

28 Şubat 1997’de yapılan Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sonrasında açıklanan karar, Türkiye’nin darbe tarihine “post-modern darbe” olarak geçecek bir gelişmeyle sonuçlanmıştı: 28 Şubat Muhtırası. Ali Bayramoğlu bu kitabında, Türkiye’yi 28 Şubat’a götüren süreci ele alırken, post-modern darbenin de bir analizini yapıyor. Bu darbeyi diğer müdahalelerden ayıran özellikller, daha sonraki siyaset seyrine etkileri ve bu bağlamda asker-sivil ilişkileri, Bayramoğlu’nun çalışmasının ana çerçevesini oluşturuyor. Kitap, askeri müdahelenin ayrıntılarını vermesinin yanında, Bayramoğlu’nun basının o günlerdeki tavrına, yani gazeteciliğe “içerden” bakışıyla da okunmaya değer.

Reklamlar

Murat Erdin – Silahsız Kuvvetler: Medya (2010)

  • SİLAHSIZ KUVVETLER: MEDYA, Murat Erdin, Destek Yayınevi, siyaset, 225 sayfa

Murat Erdin ‘Silahsız Kuvvetler: Medya’da, darbelerde basının ayak seslerinin izini sürüyor. Türkiye’de 27 Mayıs 1960’tan bu yana defalarca darbe oldu, muhtıralar verildi ve adına “post-modern darbe” denilen süreçler yaşandı. 20 Ekim 2008’de başlayan tarihi Ergenekon Davası’nda ise, meşru hükümete karşı darbe faaliyeti içinde olduğu belirtilen yüzlerce asker ve sivil yargılanıyor. İşte Erdin’in kitabı, geçmişte medyanın darbe işbirliğini anlatıyor. Türkiye medyasının darbeler ve darbecilerle yaptığı işbirliği çerçevesinde attığı manşetleri ve yapılan haberleri kapsayan kitap, bir ibret belgesi olarak okuyucunun karşısına çıkıyor.

Juan Guzman – Pinochet’i Deviren Adam (2006)

  • PINOCHET’İ DEVİREN ADAM, Juan Guzman, çeviren: Orkun Yeltepe, Karakutu Yayınları, otobiyografi, 160 sayfa

Juan Guzman, darbeci Pinochet zamanında, Santiago İstinaf Mahkemesi’ne atanan bir yargıç. Bu kitap, kendisinin otobiyografisi olmasını yanında, Pinochet yönetimine dair önemli bir tanıklık olması yönüyle ayrıca değerli. Guzman, Pinochet’yi deviren adam olarak biliniyor. Zira, demokrasinin tekrar Şili’ye gelmesinin ardından, kendisini kayıp ailelerin soruşturmasını yürütmeye adar ve Pinochet’nin yargılandığı davada Guzman, gösterdiği adalet anlayışı ile Pinochet’ye en büyük darbeyi indiren kişi olarak tarihe geçer. Elimizdeki kitap, her şeyden önce, Şili ve Pinochet’den hareketle, dünyanın neresinde olursa olsun darbelerin ve darbecilerin, kendi halklarına ne kadar zarar verdiklerini ortaya koymasıyla önemli. Kitabın özgün yönlerinden bir diğeri de, babasının görevi nedeniyle otuzlu yaşlarına kadar çok sayıda ülke gezen Guzman’ın, bu süre içinde tanıdığı ünlü isimlere dair anılarıdır diyebiliriz.