Hasan Münüsoğlu – Irk Lekesi (2017)

Türkiye’de antropoloji, liselerde ve üniversite hazırlık kitaplarında yakın zamanlara kadar hep “ırkbilim” olarak verildi.

Yani bu koca disiplin, bizde daha çok “kurukafacılık” ya da “kafatasçılık” olarak daraltılıp anlatıldı.

Bunun müsebbipleri, kuşkusuz “yerli ve milli” kaygı ve önceliklerini bilimin önüne koyan siyasi elitlerin bizzat kendisiydi.

Türkiye’nin önde gelen antropologlarından Tayfun Atay’ın deyişiyle, antropoloji bizde önce imal edilen, ardından ihmal edilen bir bilimdir.

İşte Hasan Münüsoğlu, elimizdeki bu önemli çalışmasında, emek verdiği bu bilim disiplininin ülkemizdeki sorunlu doğuşunu eleştirel bir bakışla irdeliyor.

Bilhassa Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde antropolojinin kurulma ve kurumlaşma sorunlarını irdeleyen çalışma, Şevket Aziz Kansu, Afet İnan, Seniha Tunakan, Muzaffer Süleyman Şenyürek ve Nermin Erdentuğ gibi isimlerin antropolojiye yaklaşımlarını ve çalışmalarını, dönem siyaseti ekseninde inceliyor.

Türkiye’nin antropoloji tarihinde “ırk lekesi”nin nasıl bulaştığını daha iyi kavramak ve bununla gerçek anlamda yüzleşmek isteyenlerin kaçırmak istemeyeceği bir çalışma.

  • Künye: Hasan Münüsoğlu – Irk Lekesi, Heretik Yayıncılık, antropoloji, 214 sayfa
Reklamlar

Kolektif – Çağdaş Toplum Kuramından Portreler (2017)

Son yıllarda kavramsal ve kurumsal dönüşümlere dair giderek artan bir farkındalık ortaya çıktı.

Elimizdeki kitap da, son yirmi-otuz yılda toplumsal ve siyasal tartışmalara hâkim olan 35 düşünüre dair eleştirel tartışmalar içeriyor.

Bu figürlerin sosyolog, tarihçi, felsefeci, psikanalist ve siyaset kuramcılarına uzanan geniş bir alana yayılması ise, kitabın kapsamlı kılan başlıca husus.

Kitapta, Jürgen Habermas’tan Jacques Derrida’ya, Julia Kristeva’dan Fredric Jameson’a, Richard Rorty’den Luce Irigaray’a, Michel Foucault’dan Erving Goffman’a ve Edward Said’ten Zygmunt Bauman’a kadar birçok önemli ismin katkıları güncel tartışmalar da gözetilerek eleştirel bir perspektifle ele alınıyor.

Kitap, öznellik, psikanaliz, feminizm, modernite, postmodernite, küreselcilik, Marksizm, post-Marksizm, postkolonyalizm ve Queer kuramı gibi, toplum bilim alanını etkilemiş önemli kavram ve konuları da detaylı bir bakışla açıklıyor.

Çalışma, toplum bilimine yeni ilgi duymaya başlayan okurlar kadar, bu alandaki güncel tartışmaları takip etmek isteyenlere de fazlasıyla hitap edecek nitelikte.

Kitapta düşünceleri ele alınan isimler şunlar: Martin Heidegger, Georges Bataille, Maurice Merleau-Ponty, Herbert Marcuse, Theodor Adorno, Walter Benjamin, Jürgen Habermas, Erving Goffman, Peter Berger, Michel Foucault, Jean-François Lyotard, Jacques Lacan, Jacques Derrida, Roland Barthes, Julia Kristeva, Luce Irigaray, Jean Baudrillard, Gilles Deleuze, Félix Guattari, Paul Virilio, Henri Lefebvre, Paul Ricoeur, Niklas Luhmann, Charles Taylor, Richard Rorty, Nancy Chodorow, Anthony Giddens, Ulrich Beck, Pierre Bourdieu, Zygmunt Bauman, Donna J. Haraway, Fredric Jameson, Stuart Hall, Juliet Mitchell ve Edward Said.

Kitabın yazarları ise şöyle: Richard Polt, Michel Richardson, Nick Crossley, Douglas Kellner, Andrew Bowie, Graeme Gilloch, Patrick Baert, Ann Branaman, Bryan S. Turner, Stephen Katz, Victor Jeleniewski Seidler, Christina Howells, Kelly Oliver, Caroline Bainbridge, Mike Gane, Paul Patton, John Armitage, Rob Shields, Kathleen Blamey, Jakob Arnoldi, Francis Dupuis-Déri, Marcos Anvelovici, Geoffrey Gershenson, Michelle Williams, Anthony Elliott, Nick Stevenson, Bridget Fowler, Barry Smart, Joseph Schneider, Patricia Ticineto Clough, Sean Homer, Chris Rojek ve Sarah Wright.

  • Künye: Kolektif – Çağdaş Toplum Kuramından Portreler, derleyen: Anthony Elliott ve Bryan S. Turner, çeviren: Barış Özkul, İletişim Yayınları, sosyoloji, 566 sayfa

Alan Barnard – Sosyal Antropoloji ve İnsanın Kökeni (2013)

Alan Barnard ‘Sosyal Antoropoloji ve İnsanın Kökeni’nde, sosyal ya da kültürel antropolojiden gelen fikirleri, atalarımızın kültürel ve sosyal yaşamına dair soruların yanıtlarına uyguluyor.

Kitabına, yüksek primatlar, insansı fosiller ve taş aletler gibi insanın kökeni konusundaki araştırmaların temel öğelerini ele alarak başlayan Barnard, ilerleyen bölümlerde de beyin boyutu ile grup boyutu arasındaki ilişkiyi, avcı-toplayıcı gruplarının göç ve yerleşim örüntüleri hakkında sosyal antropolojiden gelen verileri, sosyal antropolojinin dilin kökeni, toplumsal ritüeller, simgecilik ve mitolojiye dair yorumunu tartışıyor.

  • Künye: Alan Barnard – Sosyal Antropoloji ve İnsanın Kökeni, çeviren: Mehmet Doğan, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, antropoloji, 224 sayfa, 2013

Claude Lévi-Strauss – Mit ve Anlam (2013)

  • MİT VE ANLAM, Claude Lévi-Strauss, çeviren: Gökhan Yavuz Demir, İthaki Yayınları, antropoloji, 86 sayfa

 MIT

Hem yapısalcı yaklaşımın hem de 20. yüzyılın en önemli düşünürlerinden Claude Lévi-Strauss, yeniden yayınlanan ‘Mit ve Anlam’da, mitik düşünceyi, modern bilimsel yaklaşım, ilkel düşünce, tarih ve müzikle ilişkileri bağlamında değerlendiriyor. Kitabına modern bilimsel yaklaşımın mitik düşünceye neden ilkel zihnin bir ürünü olarak yaklaştığını irdeleyerek başlayan Lévi-Strauss, modern bilimin halkları “ilkel” ve “uygar” şeklinde kavramsallaştırmasındaki sorunları, tarih ve mitin birbirine benzeyen ve birbirinden ayrışan yönlerini ve müzik dinleyicisi ile mitolojik hikâye dinleyicisinin zihinlerindeki benzerlikleri tartışıyor.

David Graeber – Anarşist Bir Antropolojiden Parçalar (2012)

  • ANARŞİST BİR ANTROPOLOJİDEN PARÇALAR, David Graeber, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, siyaset, 102 sayfa

 

David Graeber ‘Anarşist Bir Antropolojiden Parçalar’da, anarşist bir sosyal teorinin ana hatlarını ortaya koymaya çalışıyor. Anarşizmin dünden bugüne bir analiziyle çalışmasına başlayan Graeber, ardından Graves, Brown, Mauss ve Sorel gibi, alanda fikir üretmiş isimleri eleştirel bir gözle yeniden yorumluyor. Halihazırdaki anarşist antropolojinin belli başlı sorunları ile bunların nasıl aşılabileceği konusunda çözüm önerilerini tartışmaya açan Graeber’e göre, Marksizmin devrimci strateji hakkında kuramsal ya da analitik bir söylem olmaya meyilliyken, anarşizmin devrimci pratik hakkında etik bir söylem olmaya meyillidir.

Marc Abélès – Devletin Antropolojisi (2012)

  • DEVLETİN ANTROPOLOJİSİ, Marc Abélès, çeviren: Nazlı Ökten, Dipnot Yayınları, antropoloji, 221 sayfa

 

Marc Abélès, elimizdeki siyasal antropoloji çalışmasında, devleti oluşumundan bugüne, antropolojik bir çerçeveden analiz ediyor. Devletin oluşumunun kökenleriyle çalışmasına başlayan Abélès, burada, ataerkil iktidarın oluşumunu, doğal hukukun bunda nasıl bir rol üstlendiğini ve tohum halindeki devletin ortaya çıkışını irdeliyor. Yazar ardından, devlet tasarımına olanak sağlayan siyasal sistemleri, iktidar düzeneklerini, iktidar ve siyasal temsiliyeti, iktidara meşruiyet getirmeyi hedefleyen araçları ele alıyor. Abélès, çalışmasının son bölümünde ise, devleti, bir temsiliyet biçimi olarak farklı yönleriyle değerlendiriyor.

Marshall Sahlins – Batı’nın İnsan Doğası Yanılsaması (2012)

  • BATI’NIN İNSAN DOĞASI YANILSAMASI, Marshall Sahlins, çeviren: Emine Ayhan ve Zeynep Demirsü, Bgst Yayınları, antropoloji, 133 sayfa

 

Antropolog Marshall Sahlins ‘Batı’nın İnsan Doğası Yanılsaması’nda, her türden kültürel biçimi, doğuştan gelen rekabetçi eğilimle açıklayan ve şimdilerde Amerika’da çok rağbet gören genetik belirlenimcilikle hesaplaşıyor. Yazar esas olarak, Eski Yunan’dan modern çağa kadar süregelen Batı’nın “insan doğası” anlayışını sorguluyor. Sahlins, insanı menfaati için her şeyi yapabilecek, ihtiraslı bir varlık olarak tanımlayan Batılı anlamda “insan doğası”nı, ilkel toplumun insana bakışıyla karşılaştırıyor ve Batı toplumları dışında hiçbir toplumun böyle bir “insan doğası” anlayışına sahip olmadığını gözler önüne seriyor.