Erdem Sönmez – Annales Okulu ve Türkiye’de Tarihyazımı (2009)

Erdem Sönmez ‘Annales Okulu ve Türkiye’de Tarihyazımı’nda, Annales Okulu’nun Türkiye’deki tarihyazımına etkilerini, başlangıçtan 1980’e uzanan bir süreçte irdeliyor.

Kitabına, Annales Okulu’ndan önceki tarihçilik ve tarihyazımını anlatarak başlayan Sönmez, ardından okulun tarih ve tarihyazımı anlayışını ele alıyor.

Hemen devamında, Türkiye’deki çağdaş tarihçilik anlayışının izini süren yazar, son olarak da okulun Türkiye’deki tarihyazımına nasıl etkide bulunduğunu, Fuad Köprülü, Ömer Lütfi Barkan, Mustafa Akdağ ve Halil İnalcık gibi, Türkiye’de 1980 öncesi sosyal tarihçiliğinin dört önemli isminin tarih anlayışlarından hareketle çözümlüyor.

  • Künye: Erdem Sönmez – Annales Okulu ve Türkiye’de Tarihyazımı, Daktylos Yayınları, tarih, 240 sayfa
Reklamlar

François Dosse – Ufalanmış Tarih (2008)

François Dosse, ‘Ufalanmış Tarih’te, Annales ekolünün tarih konusunda getirdiği yorumun, günümüzde hegemonik bir yapıya büründüğü eleştirisini sunuyor.

Batı’da iki dünya savaşı arasında, Fransa’da yayınlanan Annales dergisi, tarih biliminin ve yazımının geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmasında etkili oldu.

Dosse, bu dergi ve derginin getirdiği tarih yazımı anlayışını masaya yatırıyor.

Yazar ayrıca, “tarihin tarihini” yazan Georges Duby, Emmanuel Le Roy Ladurie, Pierre Chaunu, Jean Bouvier, Marc Ferro ve Fernand Braudel gibi tarihçilerin hikâyesini de eleştirel bir gözle veriyor.

  • Künye: François Dosse – Ufalanmış Tarih, çeviren: Işık Ergüden, İş Kültür Yayınları, tarih, 282 sayfa

Erdem Sönmez – Annales Okulu ve Türkiye’de Tarihyazımı (2012)

  • ANNALES OKULU VE TÜRKİYE’DE TARİHYAZIMI, Erdem Sönmez, Tan Kitabevi, tarih, 243 sayfa

Tarihyazımının önemli duraklarından Annales Okulu, tarih bilimine toplum bilimleri yöntemlerini uygulamak olarak bilinir. Sosyoloji, ekonomi, sosyal psikoloji ve antropoloji gibi toplum bilimleriyle işbirliğine girişen ekol, olayların gerisindeki uzun erimli tarihsel yapıları araştırıyor ve tarihi bir “bilim” olarak inşa etmeye koyuluyordu. İşte Erdem Sönmez bu çalışmasında, Annales’in Türkiye’deki tarihyazımına etkilerini ve boyutlarını ortaya koyuyor. Yazar, bunun için de, Mehmet Fuad Köprülü, Ömer Lütfü Barkan, Mustafa Akdağ ve Halil İnalcık gibi, Osmanlı tarihçiliğinin kurucu isimlerinin çalışmalarını araştırıyor.

Jacques Rancière – Tarihin Adları (2011)

  • TARİHİN ADLARI, Jacques Rancière, çeviren: Cemal Yardımcı, Metis Yayınları, felsefe, 139 sayfa

‘Tarihin Adları’, tarih söyleminin siyasi, bilimsel ve edebi durumuna ilişkin bir deneme olarak düşünülebilir. Jacques Rancière’in, bir seminere sunulmak üzere hazırladığı deneme, tarih araştırması ve tarih yazmanın politikasını konu alıyor; tarihçilerin ortak araştırma nesnesi saydıkları “tarihi” nasıl kavramsallaştırdıklarına, bu “tarih” üzerine nasıl konuşup yazdıklarına ve bu konuda yazarken siyasi anlam taşıyan birtakım yöntemlerle bu “tarihi” nasıl fiilen kurduklarına odaklanıyor. Rancière bunu yaparken de, Jules Michelet, Fernand Braudel ve Annales Okulu mensupları ile E. P. Thompson gibi tarihçilerin tekniklerini, siyaset ve bilim felsefeleri açısından inceliyor ve tarihçiliğin dil ve edebiyatla ilişkisini irdeliyor. Kitap bilhassa, tarihyazımı ve tarih felsefesiyle ilgilenenler için iyi bir kaynak.