Andy Merrifield – Karşılaşma Siyaseti (2015)

Kent siyasetini, özellikle kent hakkıyla bağlantısı dâhilinde yeniden yorumlayan bir eser.

Andy Merrifield mekân siyaseti alanında uzun zamandır çalışıyor.

Merrifield’ın burada, Lefebvre ve Althusser’i diyaloğa sokması, kitabın en özgün yanlarından biri.

Yazar bu diyalogdan yola çıkarak Tahrir’den Gezi’ye ve Wall Street’e birçok örnek eşliğinde, bizi “kent hakkı” üzerine yeniden düşünmeye davet ediyor.

  • Künye: Andy Merrifield – Karşılaşma Siyaseti, çeviren: Soner Torlak, Tekin Yayınevi

Kolektif – Mekân Meselesi (2014)

Yaşadığı mekân üzerinde hak iddia etme talebi, yakın zamanda Gezi Direnişi’yle doruğa ulaştı.

Bu kitaba katkıda bulunan Andy Merrifield, Antonio Negri, David Harvey, Asef Bayat, Loïc Wacquant, Miguel Amorós ve Soner Torlak, kent hakkı, kentsel mekân mücadeleleri, neoliberal kent politikaları, mekân siyaseti tartışmalarına kuramsal ve pratik bir katkı sunuyor.

  • Künye: Kolektif – Mekân Meselesi, Tekin Yayınevi

Andy Merrifield – Yeni Kent Sorunu (2017)

Özellikle son 10-15 yıldır Türkiye’de pek çok örneğini gördüğümüz gibi, yaşadığımız şehirler sermaye eliyle pervasız ve sonu gelmez bir yağmaya maruz kalıyor.

Merrifield’ın elimizdeki dikkat çekici çalışması ise, güncel kent kuramlarıyla politik aktivizm arasında bağlantılar kuruyor ve şehirlerimizi, hayat alanlarımızı korumak için neler yapabileceğimizi tartışıyor.

Yazarın kitabının öne çıkan yönü, sermayenin sınıf çelişkilerini nasıl ustaca kullanarak kentleri ranta tahvil ettiğini ortaya koymasıdır diyebiliriz.

Merrifield, Occupy Wall Street ve İspanya’daki Öfkeliler (Indignados) isyanlarının verdiği deneyimden yola çıkarak yeni kent direnişinin imkânlarını araştırıyor.

  • Künye: Andy Merrifield – Yeni Kent Sorunu, çeviren: Duygu Toprak ve Ceren Akyos, Tekin Yayınevi, siyaset, 184 sayfa

Andy Merrifield – Büyülü Marksizm (2013)

  • BÜYÜLÜ MARKSİZM, Andy Merrifield, çeviren: Murat Sabri Şaşzade, Doruk Yayınları, siyaset, 264 sayfa

BUYULU

Andy Merrifield ‘Büyülü Marksizm’de, Marksizmin karşılaşabileceği tıkanıklıklar karşısında, kurama yeni bir soluk getirmeye niyet ediyor. Marksist yaklaşımda halihazırda kimi katılaşmaların olduğunu savunan Merrifield, Marksizmin ütopyayla ve bilhassa hayal gücüyle bağının güçlendirilmesi, yıkıcılığının bileylenmesi ve böylelikle yeni direniş hatlarının örgütlenmesi gerektiğini belirtiyor. Bu bağlamda “özgür yazılım”, “hacker etiği” ve “özyönetim” gibi güncel konu, kavram ve sorunlara da başvuran Merrifield’in çalışması, Marksistler ile ütopik sosyalistler arasında süregelen ezeli tartışmaya da özgün bir katkı sunuyor.