Ali Güveloğlu – Antik Çağ Mutfak Sözlüğü (2019)

Ali Güveloğlu’nu, kısa bir süre önce yayımlanan önemli çalışması ‘Antik Çağ’da Beslenme ve Damak Tadı’ ile biliyoruz.

Yazar şimdi de, kapsamlı bir Antik Çağ mutfak sözlüğüyle karşımızda.

Güveloğlu, Eski Yunan ve Roma toplumlarında besin maddeleri ve mutfak araç gereçleri için kullanılan terimleri derlemiş ve bunların Türkçe karşılıklarını vermiş.

Sözlükte bunların yanı sıra, yemek ve besin tarihiyle ilgili önemli kişi ve yazarlar, mekânlar, bitki ve hayvan çeşitleriyle bazı yemek adları yer alıyor.

Yemek tarihi alanında çalışanlar kadar, yemeğin kültürel ve tarihsel evrimiyle ilgilenen okurların da severek okuyacağı bir kitap.

  • Künye: Ali Güveloğlu – Antik Çağ Mutfak Sözlüğü: Aletler, Bitkiler, İçkiler, Kişiler, Mekânlar, Yazarlar ve Yemekler, Pinhan Yayıncılık, sözlük, 144 sayfa, 2019
Reklamlar

Ali Güveloğlu – Antik Çağ’da Beslenme ve Damak Tadı (2019)

Antik Çağ’ın yemek kültürü nasıldı?

Soruyu daha da genişletecek olursak, Antik Çağ’da yemek ihtiyacı ile sömürgecilik faaliyetleri arasında nasıl bir ilişki vardı?

Ali Güveoğlu’nun bu şahane kitabı, Eski Çağ tarihi ile yemeğin nasıl iç içe geçtiğini çarpıcı ayrıntılar eşliğinde ortaya koyuyor.

Kitapta,

  • Hellenlerin tahıl tarımı yapabilecekleri arazilere duydukları ihtiyaç neticesinde, kolonizasyon faaliyetlerine girişme süreçleri,
  • Romalıların birçok alanda kullandıkları silphium bitkisini neslini tüketmek pahasına ithal etmeleri,
  • Zeytin ve zeytinyağının Hellen uygarlığındaki belirleyici rolü,
  • İmparatorlar sofralarında en seçkin yemeklerin bulunması için yapılan sonu gelmez uğraşları ve bu lüks için ödenen bedeller,
  • Ve bunun gibi yemeğin tarihle ilişkisi anlamında pek çok dikkat çekici konu irdeleniyor.

Antik Çağ ve beslenme kültürü hakkında okumayı sevenler, konuya ilgi duyan araştırmacılar ve lisansüstü eğitim gören öğrencilerin muhakkak edinmesi gereken bir çalışma.

Kitaptan birkaç alıntı:

Mısırlılar hiçbir hayvanın başını yemezler, çünkü hayvanı kurban etmeden önce benim başıma gelecek kötülükler bu başa gelsin diyerek beddua eder, böylece kötülüklerden korunacaklarını düşünürlerdi.

…bir kral doğası gereği etle beslenen bir hayvandır. (Plut. Cato. VIII. 8.)

Doğa az bir şeyle savuşturulur: aç midemiz değil, açgözlülüğümüz bizim için pahalıya mal olur. (Sen. Ep. VI. 60. 3)

Birçok Hellen kentiyle birlikte Syrakusa’nın da tiranı olan Gelon (M.Ö. 491-78) lükse düşkün olmasıyla tanınıyordu. Sicilyalı Diodoros Akragas kenti sakinlerinin tirana balık sağlayabilmek için nehir ve kaynak sularıyla doldurdukları neredeyse bir mil uzunluğunda ve otuz ayak derinliğinde bir havuz yaptırdıklarından söz eder. Bunu tiranın lüks ve hazza dayalı yeme isteğini karşılamak amacıyla yapmışlardır, ancak havuz sonradan kaybolmuştur.

  • Künye: Ali Güveloğlu – Antik Çağ’da Beslenme ve Damak Tadı, Pinhan Yayıncılık, tarih, 272 sayfa, 2019