Nigel McCrery – Ölüler Sır Saklamaz: Adli Bilimler Tarihi (2017)

Özellikle son yirmi yılda adli tıp alanında kaydedilen yeni teknikler, dudak uçuklatacak türden.

Başarılı adli tıp dizisi Silent Witness’ın yaratıcısı Nigel McCrery de bu şahane kitabında, adli tıp disiplininin tarihinde keyifli bir gezinti eşliğinde, bu sıra dışı tekniklerin gelişimini anlatıyor.

Her suçlu, ne olursa olsun illa ki bir iz bırakır.

İster bir saç teli, ister bir iplik, ister parmak izi…

Bu kitap, pek çok yaşanmış vakadan yola çıkarak, suç mahallinde ne gibi delillerin mevcut olduğunu, adli tıpçıların bunları nasıl tasnif ettiğini ve bunlardan ipucu yaratırken balistik, liflerin analizi ve genetik parmak izi gibi teknikleri nasıl kullandıklarını aydınlatıyor.

Ölüler sır saklamaz ve insanların öldükten sonra bile anlatacak hikâyeleri vardır.

  • Künye: Nigel McCrery – Ölüler Sır Saklamaz: Adli Bilimler Tarihi, çeviren: Algan Sezgintüredi, Nika Yayınevi, adli tıp, 256 sayfa, 2017

 

Reklamlar

Kolektif – Kara İstanbul (2008)

Amy Spangler ve Mustafa Ziyalan’ın editörlüğünde hazırlanan ‘Kara İstanbul’ seçkisi, İstanbul’da geçen korku-gerilim öykülerinden oluşuyor.

Bu edisyonda bir araya gelen on altı karanlık öykü, gerilim edebiyatının iyi birer ürünü olmalarının yanı sıra, İstanbul kozmopolit, tarihi ve kültürel zenginliğini de kurguya dahil etmeleriyle dikkat çekiyor.

Kitaba öyküleriyle katılan isimler şöyle: İsmail Güzelsoy, Feryal Tilmaç, Mehmet Bilâl, Barış Müstecaplıoğlu, Hikmet Hükümenoğlu, Jessica Lutz, Algan Sezgintüredi, Lydia Lunch, Yasemin Aydınoğlu, Mustafa Ziyalan, Behçet Çelik, İnan Çetin, Tarkan Barlas, Rıza Kıraç, Sadık Yemni ve Müge İplikçi.

  • Künye: Kolektif – Kara İstanbul, editör: Amy Spangler ve Mustafa Ziyalan, Everest Yayınları, öykü, 244 sayfa

Jonathan Safran Foer – Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın (2008)

Jonathan Safran Foer, ikinci romanı ‘Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın’da, Babasını 11 Eylül saldırısında kaybetmiş Oscar ile dedesinin bazen hüzünlü bazen gülünç maceralarını anlatıyor.

Kurguyu ilgi çekici kılan unsur, yaşanan bu trajedi üzerinden Hiroşima ve Dresden’in bombalanması gibi başka trajik olaylarla kurduğu bağlantılardır diyebiliriz.

Gerçeklik ile hayal dünyasını harmanlayan roman, işlediği konulara samimi yaklaşımı, eğlenceli üslubu ve okur için sürprizler sunmasıyla zevkli bir okuma vaat ediyor.

Eser, babasından geriye sadece bir anahtarın kaldığı Oscar’ın bu anahtarın açacağı kapının izini sürerken yaşadıklarına dayanıyor.

  • Künye: Jonathan Safran Foer – Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın, çeviren: Algan Sezgintüredi, Siren Yayınları, roman, 367 sayfa

Jonathan Tropper – Burada Ayrılıyoruz (2014)

Otuz dördüncü yaş gününde, karısını patronuyla birlikte yatakta yakalayan Judd Foxman’ın trajik ve kaotik hayatının hikâyesi.

Foxman’ın çilesi bununla sınırlı değildir.

Zira yakın zamanda babasını da kaybetmiştir.

Pek belli etmese de kahramanımız gittikçe dibe doğru yol almaktadır.

Üstelik hiçbir çıkış yolu da görünmemektedir.

  • Künye: Jonathan Tropper – Burada Ayrılıyoruz, çeviren: Algan Sezgintüredi, APRIL Yayıncılık

William S. Burroughs – Çıplak Şölen (2014)

Beat kuşağının simge isminden, sisteme ve ezberlere güçlü bir isyan.

Romanda karşımıza çıkan karakterler, kendileri için hapishaneye dönmüş hayatın çeperlerini zorlamaya çalışır.

Fakat önüne geçemedikleri bağımlılıkları, bu çabalarını boşa çıkardığı gibi hayatlarını daha cehennemi ve katlanılamaz hale getirir.

  • Künye: William S. Burroughs – Çıplak Şölen, çeviren: Algan Sezgintüredi, Sel Yayıncılık

Martin Cohen – Wittgenstein’ın Böceği (2014)

Felsefenin yaramaz çocuğu Martin Cohen ‘Wittgenstein’ın Böceği’nde, büyük düşünürler, filozof ve bilim insanlarına ait gizemini halen koruyan yirmi altı düşünce deneyini okurlarıyla paylaşıyor.

Bunların içinde, kitaba da adını veren, Wittgenstein’ın meşhur böcek ve kibrit kutusu teorisinin yanı sıra,

  • Maxwell’in cini,
  • Galileo’nun topları,
  • Poincare’nin merdiveni,
  • Lukretius’un kargısı,
  • Newton’ın kovası,
  • Ve Parfit’in kişisi de bulunuyor.

Cohen, söz konusu düşünce deneylerini özetledikten sonra, bunları farklı bakış açılarıyla tartışmaya koyuluyor. Kitabın, barındırdığı çok sayıda çizimle de ilgi çekebileceğini söyleyebiliriz.

  • Künye: Martin Cohen – Wittgenstein’ın Böceği, çeviren: Algan Sezgintüredi, Aylak Kitap, bilim, 180 sayfa

Alexander Trocchi – Genç Âdem (2007)

  • GENÇ ÂDEM, Alexander Trocchi, çeviren: Algan Sezgintüredi, Versus Kitap, roman, 118 sayfa

genc-adem

Alexander Trocchi’nin ilk romanı olan ‘Genç Âdem’, 2003 yılında başrollerini Ewan McGregor ve Tilda Swandon’un paylaştığı aynı adlı bir filmle sinemaya uyarlanmıştı. İngiltere’de geçen roman, temelde, kahramanı Joe’nun yaşadığı ahlaki çöküşü hikâye ediyor. Joe’nun hayatı, günün birinde, Clyde Nehri’nde bir kadın cesedi bulmasıyla adeta kâbusa dönüşmeye başlar. Zira nehirde çalışan bir adamın karısı olan bu kadın, zamanında Joe ile ilişkiye girmiştir. Bu ölüme tanık olan Joe ise, düştüğü ahlaki buhran esnasında, “Ben olsaydım ne yapardım?” diye düşünmeye başlar. Kahramanımızın hayatını karmaşaya dönüştüren bu ahlaki ikilem, romanın da asıl gerilim unsurunu oluşturuyor.