David Rosenfeld – Ruh, Zihin ve Psikanalist (2015)

David Rosenfeld, içinden kolay sıyrılamadıkları psikotik yönleri bulunan, diğer bir deyişle kilitli kapının arkasına hapsedilmiş hastalarla yapılmış çalışmaların neticesini sunuyor.

Çalışma en çok, psikanalizdeki analitik çerçeveyi ve karşıaktarımı ustaca kullanmasıyla dikkat çekiyor.

Kitap, Thomas Ogden’in önsözü ile başlıyor ve ayrıca, Ayla Yazıcı’nın hastane ortamında psikotik hastalar ve kurum çalışanları arasındaki ilişkinin farklı yönlerini ele aldığı Akıl Hastanesinde Psikanalist Olmak isimli bölümünü de içeriyor.

  • Künye: David Rosenfeld – Ruh, Zihin ve Psikanalist: Psikotik Yönleri Olan Hastalarla Psikanalitik Çerçevenin Yaratılması, çeviren: Ayla Yazıcı, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları

Thomas Lemke – Foucault, Yönetimsellik ve Devlet (2015)

Yönetimsellik kavramının Michel Foucault’nun yapıtındaki rolünü ve boyutlarını ayrıntılı bir şekilde irdeleyen, sağlam bir inceleme.

Thomas Lemke, Foucault’nun “iktidarın soykütüğü” kavramını nasıl detaylandırdığını ve “Modern devletin soykütüğü”nün yöntemsel ve kuramsal içerimlerini ele alıyor.

Lemke, biyopolitika alanındaki en önemli yorumculardan biri ve bu kitabı da, Foucault yorumcuları tarafından genellikle göz ardı edilen devlet ve biyoiktidarın ilişkisine yakından bakıyor.

  • Künye: Thomas Lemke – Foucault, Yönetimsellik ve Devlet, çeviren: Utku Özmakas, Pharmakon Yayınevi, siyaset, 96 sayfa, 2015

Johan Harstad – Ay’da 172 Saat (2015)

Bir ay üssünde gizemli ve dehşet uyandırıcı olaylara tanık olan üç astronotun gerilim dolu hikâyesi…

Midori, Antoine ve Mia, NASA’nın uzun yıllar sonra Ay’a düzenlediği insanlı yolculukta görev almıştır.

Ay’daki DARLAH 2 üssüne yerleşen üç meslektaş, bir süre sonra burada sıra dışı olaylara tanık olacaktır.

Johan Harstad’ın romanını, korku, gerilim ve özellikle bilimkurgu-korku türlerine ilgi duyanların sevenlerin severek okuyacağını söyleyebiliriz.

  • Künye: Johan Harstad – Ay’da 172 Saat, çeviren: Ezgi Dikici, İthaki Yayınları, roman, 320 sayfa, 2019

Kolektif – Didem Madak’ı Okumak (2015)

Türkiye şiirine ‘Grapon Kâğıtları’, ‘Ah’lar Ağacı’ ve ‘Pulbiber Mahallesi’ gibi üç şaheser armağan etmiş şairimiz Didem Madak’ı kimlik, zaman ve mekân, dil ve kadınlık halleri bağlamında ele alan metinler.

Kadına yönelik siyasi ve kültürel baskıların giderek arttığı yaşadığımız dönemin sağlam bir kaydı niyetine de okunabilecek çalışma, Madak’a sadece edebiyat eleştirisinin perspektifinden bakmak yerine, daha geniş, farklı disiplinler tarafından beslenen bir bakış açısını benimseyerek bizlere Türkiye’de kadın olmanın, hem kadın hem şair olmanın deneyimlerini hatırlatan bir niteliğe sahip.

  • Künye: Kolektif – Didem Madak’ı Okumak, hazırlayan: Solmaz Zelyüt, Metis Yayınları, edebiyat kuramı, 376 sayfa, 2015

Ian Leslie – Merak (2015)

Meraklı insanlar genellikle diğerlerinden daha akıllı, daha yaratıcı ve daha başarılı.

Ian Leslie de bu kitabında, öğrenme tutkusunun neden vazgeçilmez olduğunu gözler önüne seriyor.

Merakın nasıl işlediğinden merakı besleyen kaynaklara ve meraklı kalmanın yedi yoluna, bu konuda öğrenilmesi gereken birçok detay, burada.

  • Künye: Ian Leslie – Merak, çeviren: Can Evren Topaktaş, NTV Yayınları, bilim, 280 sayfa, 2015

Stefan Zweig – Dostlarla Mektuplaşmalar (2015)

Bir yönüyle Stefan Zweig’ın dostluk kurmadaki yeteneğini de gözler önüne seren pek çok mektup, burada.

Burada, kendisinin Hermann Bahr, Arthur Schnitzler, Rainer Maria Rilke, Hermann Hesse, Sigmund Freud ve Maksim Gorki ile mektuplaşmaları yer alıyor.

Mektuplar hem bir döneme ışık tutuyor hem de Zweig’ın dünyasından bilinmeyen pek çok ayrıntıyı aydınlatıyor.

  • Künye: Stefan Zweig – Dostlarla Mektuplaşmalar, çeviren: Ahmet Arpad, Tekin Yayınevi, mektup, 384 sayfa, 2015

Mehmet Altan – Kent Dindarlığı (2015)

Ayrımcılığın siyasi elitlerin elinde bir silaha dönüştüğü ve buradan adeta toplumun her kesimine sindiği bugün, gerçek anlamda bir kent dindarlığı anlayışı nasıl inşa edilebilir?

Bu soruya yanıt arayan Mehmet Altan, gerçek dindarlığın, siyasal İslam’ın dışında dinin kendisiyle ve dinin üstünden insanın kendisiyle ilişki kurması olduğunu savunuyor ve bizdeki din pratiklerini bu bağlamda tartışıyor.

  • Künye: Mehmet Altan – Kent Dindarlığı, Everest Yayınları