Ian Kershaw – Hitler 2 (2009)

İngiliz tarihçi Ian Kershaw’ın Adolf Hitler hakkında başvuru niteliğindeki iki ciltlik biyografisinin 1889-1936 dönemini ele alan ilk cildi 2007 yılında yayımlanmıştı.

Kershaw ilk ciltte, Nemesis’in idareyi ele almaya başladığı 1936 yılına kadarki zaman dilimini, yani Hitler’in yenilmez olduğunu düşündüğü Hubris (Kibir) dönemini anlatıyordu.

Biyografinin şimdi yayımlanan ikinci cildi ise, Hitler’in hayatının 1936-1945 arasındaki çöküş sürecini anlatıyor.

Yazarın bu cilt için seçtiği Nemesis ismi, Yunan mitolojisinde cezalandıran tanrıça demek ve tanrıların aşırı kibir ya da “hubris”e yol açan insan budalalığını cezalandırması anlamına geliyor.

  • Künye: Ian Kershaw – Hitler 2, 1936-1945: Nemesis, çeviren: Yavuz Alogan, İthaki Yayınları, biyografi, 1164 sayfa
Reklamlar

Vasilis Kiratzopulos – Kayıt Olunmamış Soykırım (2009)

Vasilis Kiratzopulos ‘Kayıt Olunmamış Soykırım’da bizi, çok uzak olmayan bir tarihe, 6-7 Eylül olaylarının yaşandığı 1955 yılındaki İstanbul’a götürüyor.

Yazar, 6-7 Eylül olayları için, “Eylül’de olanlar” anlamına gelen “Septemvriana” kavramını kullanıyor.

Olayların yaşandığı dönemin öncesi ve sonrasını kapsamlı bir bakışla irdeleyen Kiratzopulos’un, uluslararası hukukun soykırım kavramına da daha yeni ve daha geniş bir anlam vermesi ise, dikkat çeken bir yaklaşım olarak karşımıza çıkıyor.

Zira yazar, Septemvriana’nın İstanbul Rum Cemaatine karşı yapılmış ve halen cezasız kalmış bir soykırım hareketi olduğunu savunuyor.

  • Künye: Vasilis Kiratzopulos – Kayıt Olunmamış Soykırım: İstanbul Eylül 1955, çeviren: Sonya Özzakar, Pencere Yayınları, siyaset, 201 sayfa

Jonathan Barnes – Uyurgezer (2009)

Filozof ve romancı Jonathan Barnes, tarihi polisiye türündeki ‘Uyurgezer’de, sihirbazlıktaki yeteneğini cinayetleri çözmekte kullanan Edward Moon ile asistanı Uyurgezer’in maceralarını hikâye ediyor.

On dokuzuncu yüzyıl Londra’sında, parlak günlerini geride bırakmış Moon ve sütten başka bir şey içmeyen, derisine bıçak işlemeyen, dilsiz asistanı Uyurgezer ile az sayıdaki hayranı için gösteri yapmaktadır.

Günün birinde oldukça zeki bir suçlu, dehşet veren planıyla Londra’yı tehdit etmeye başlar.

Moon ile Uyurgezer, hem sihirbazlık yeteneklerini hem de zekâlarını kullanarak şehirde işlenen doğaüstü bir cinayeti çözmeye ve katilin daha sonra yapacaklarının üstesinden gelmeye çalışacaktır.

  • Künye: Jonathan Barnes – Uyurgezer, çeviren: Baran Germen, Maya Kitap, roman, 333 sayfa

David Lodge – Ne Kadar İleri Gidebilirsin? (2009)

David Lodge, Türkçeye çevrilen birçok eseriyle ülkemizde de beğeniyle takip edilen isimlerden.

Yazar elimizdeki romanı ‘Ne Kadar İleri Gidebilirsin?’de, bir grup İngiliz Katolik gencin yaşamını 1950’li yıllardaki öğrencilik yıllarından 1980’li yıllardaki yetişkinlik dönemine uzanan süreçte hikâye ediyor.

Yazarın, romanın ismi üzerinden yanıtını aradığı soru ise, dini baskı nedeniyle çiftlerin cinsel anlamda ne kadar ileri gidebileceğidir.

Roman başlıca gerilimini, dinin doğum kontrol yöntemlerini yasaklayışı ile insanların cinsel talepleri arasındaki çelişki üzerine inşa ediyor.

Tabi Lodge bu çelişkiyi, daha çok trajikomik yönlerini öne çıkararak işliyor.

  • Künye: David Lodge – Ne Kadar İleri Gidebilirsin?, çeviren: Ayşe Öngün Aksakal, Ayrıntı Yayınları, roman, 272 sayfa

Luther Blissett – Q (2009)

Luther Blissett ismi altında bir araya gelen Roberto Bui, Giovanni Cattabriga, Federico Guglielmo ve Luca Di Meo’nun kaleme aldığı ‘Q’, ayaklanmaların, düşünce savaşlarının ve mezhep ayrılıklarının yaşandığı Rönesans döneminde, asi ajan Q’nun maceralarını hikâye ediyor.

On altıncı yüzyılda, Martin Luther’in önderliğinde dinde reform hareketleri ortaya çıkar.

Böylece Avrupa’da, karışıklıklara ve katliamlara uzanan sıkıntılı ve acımasız bir süreç yaşanmaya başlar.

Bu aşamada, tüm Avrupa’yı kasıp kavuracak, isyankâr ajan Q devreye girer.

Anarşist Q’nun güçlülerle savaşındaki başarısı, hem Reform hareketinin hem de tüm Avrupa’nın kaderini belirleyecektir.

  • Künye: Luther Blissett – Q, çeviren: Hande Loddo ve Harun Mutluay, Everest Yayınları, roman, 785 sayfa

Zekeriya Tüysüz – Siyaset Teorisinde Mükemmeliyetçilik (2009)

Zekeriya Tüysüz, ‘Siyaset Teorisinde Mükemmeliyetçilik’te, devletin, insanları daha erdemli hale getirmek ve insan yararını geliştirmek için bir aracı olarak görmesinin, yani devlet eliyle insanların mükemmelleştirilmesinin mümkün olup olmayacağını ve böyle bir yöntemin ne tür sonuçlara yol açabileceğini tartışıyor.

Tüysüz, devletin insanları mükemmelleştirme aracı olarak kullanmasının özgürlükler ve refah açısından neden olabileceği istenilmeyen sonuçlar hakkında uyarıyor.

Yazar ayrıca, aynı zamanda devletin değerler ve yaşam tarzları karşısında tamamen tarafsız kaldığı, sınırsız bir özgürlük anlayışının beraberinde getirdiği sorunlara da kafa yoruyor.

  • Künye: Zekeriya Tüysüz – Siyaset Teorisinde Mükemmeliyetçilik, Liberte Yayınları, siyaset, 297 sayfa

Julia Voznesenskaya – Kadınlar Dekameronu (2009)

Rus Şair ve yazar Julia Voznesenskaya ‘Kadınlar Dekameronu’nda, on kadının kadınlık durumuna dair farklı öykülerini anlatıyor.

Leningrad’da bir doğum kliniğinde yatan on kadın, hastanenin karantina altına alındığını öğrenir.

Kadınlardan birinin önerisi, herkesin bir öykü anlatmasıdır.

Bu öneriyi kabul eden kadınlar, karantina boyunca kadınlık hallerini tasvir ettikleri öyküler anlatır.

İlk aşk; baştan çıkarılanlar ve terk edilenler; komik durumlarda sevişmek; halk dilinde cadı, canavar, lanet diye adlandırılan kadınlar; ihanet ve kıskançlık; sapıklar ve kurbanlar; paranın neden olduğu şeyler; intikam ve mutluluk, öykülerin konularını oluşturur.

  • Künye: Julia Voznesenskaya – Kadınlar Dekameronu, çeviren: Çağlayan Aksoley, Pencere Yayınları, roman, 342 sayfa