İbrahim Okçuoğlu – Kapitalizmin Dünya Krizi (2009)

İbrahim Okçuoğlu ‘Kapitalizmin Dünya Krizi’nde, 2008’in ikinci yarısında önce ABD’de, sonra Avrupa ve Asya’da, üretimdeki büyümenin yerini mutlak küçülmenin almasına neden olan krizi, Marksist bir bakışla irdeliyor.

Krizin dünya burjuvazisinin bütün çabalarına rağmen engellenemediğini vurgulayan Okçuoğlu, ekonomik krizin, kapitalist üretim biçiminin nesnel bir yasası olduğunu, alınan tedbirlerin de krizin şiddeti ve süresini etkilemek dışında hiçbir anlam taşımadığını savunuyor.

Kapitalizmde ekonomik krizlerin kaçınılmazlığı ve 21. yüzyılın ilk ekonomik krizleri konularını kapsamlı bir bakışla ele alan Okçuoğlu, kapitalizme tek alternatifin sosyalizm olduğunu söylüyor.

  • Künye: İbrahim Okçuoğlu – Kapitalizmin Dünya Krizi, Ceylan Yayınları, siyaset, 295 sayfa
Reklamlar

Hayri Kozanoğlu – Küresel Krizin Anatomisi (2009)

‘Küresel Krizin Anatomisi’, Hayri Kozanoğlu’nun BirGün gazetesinde yayımlanan köşe yazılarını bir araya getiriyor.

Kitabın “Sunuş” kısmında, 2008 yılında Amerika’da başlayıp hızla bütün dünyaya yayılan küresel krizin genel bir panoramasını çizen Kozanoğlu, devamındaki yazılarında da, bunalımı çok boyutlu bir bakışla irdeliyor.

Krizin henüz başlarında bulunduğumuzu savunan yazar, 2007 krizinin, kapitalist küreselleşmenin ilk buhranı olduğunu ve etkisinin daha uzun süreceğini söylüyor.

Kozanoğlu’nun yazıları, muazzam şiddetiyle tüm coğrafyaları, sektörleri ve toplumsal kesimleri etkileyen krizi farklı yönleriyle inceliyor.

  • Künye: Hayri Kozanoğlu – Küresel Krizin Anatomisi, Agora Kitaplığı, iktisat, 156 sayfa

Andrew Ross – Krediokrasi ve Borç Reddi Davası (2015)

Kredi ve borçlanma yoluyla, devletin halk üzerindeki sömürü faaliyetlerinin ibretlik öyküsü, bu kitapta.

ABD bankaları, 2013’ün yalnızca üç ayında 42,2 milyar dolar kâr ederek rekor kırdı.

Böylece bankalar bir çeyrekte elde edilen en yüksek kâra ulaştılar.

Bu kârın aslan payı altı bankaya gitti (Bank of America, Citigroup, Wells Fargo, JPMorgan Chase, Goldman Sachs ve Morgan Stanley).

Hâlbuki bu bankalar, kurumsal açgözlülükleri nedeniyle 2008’de küresel ekonominin mahvolmasına neden olmuştu ve bu olağanüstü kâr oranı, söz konusu bankaların krizden önceki hallerine göre daha büyük ve güçlü hale geldiklerini açıkça ortaya koyuyor.

İşte bu ve bunun gibi çarpıcı örnekler üzerinden ilerleyen Andrew Ross, borç sorunu bahanesiyle halkın sağlık, ulaşım ve kent haklarının nasıl daha yoğun sömürüldüğünü açıklıyor.

  • Künye: Andrew Ross – Krediokrasi ve Borç Reddi Davası, çeviren: Emrullah Ataseven, Ayrıntı Yayınları

Gary B. Gorton – Finansal Krizleri Yanlış Anlamak (2018)

Bugünün ekonomistleri, krizlerin gelişini neden göremiyor?

Ekonomistler, 2007’den önce ABD’de bir daha finansal krizlerin yaşanmayacağını savunuyorlardı.

Fakat daha sonra ABD ekonomisinde büyük bir gedik yaratması yetmiyormuş gibi bütün dünya ekonomilerine de yansıyan 2008 krizi yaşandı.

Peki, ekonomistler nerede yanıldı?

Gary Gorton, tam da bu konunun izinde 1934-2007 arasında ABD’de neden hiç kriz yaşanmadığı olgusunu kapsamlı bir şekilde açıklıyor.

Gorton burada, 1934’ten beri krizleri önleyen başarılı düzenlemelerin finans sektöründeki yeniliklere yeterince ayak uyduramadığını, bunun sebebinin de bir yönüyle ekonomistlerin yanlış anlamaları olduğunu savunuyor.

Krizlerin hangi şartlarda ortaya çıktığı ve birbirini nasıl etkileyip tetiklediğini irdeleyen Gorton, ekonomistlerin, pek çok önemli hususu; örneğin sermaye piyasalarında ve bankacılık sisteminde yaşanan evrimi, yeni finans enstrümanlarını ve yeni para piyasalarının boyutunu ıskaladığını söylüyor.

Banka borcu ve likidite, kredilerde ani artışlar, ahlaki tehlikeler ve kurumların devasa büyüklükte olması gibi kilit meseleleri, krizin önemli faktörleri olarak ele alan Gorton, hem bugünün piyasalarını anlamamıza olanak verecek hem de gelecekteki olası finansal felaketleri öngörmemizi sağlayacak sağlam bir bakış açısı sunuyor.

  • Künye: Gary B. Gorton – Finansal Krizleri Yanlış Anlamak, çeviren: Mehmet Doğan, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, iktisat, 280 sayfa, 2018

Kolektif – Türkiye’de ve Dünyada Ekonomik Bunalım (2009)

Bağımsız Sosyal Bilimciler tarafından kaleme alınan ‘Türkiye’de ve Dünyada Ekonomik Bunalım’, dünyanın dört bir yanını sarmış 2008 ekonomik krizini inceliyor.

Türkiye’de emeği ile geçinen sınıfların yoksullaşma eğilimlerinin siyasal arka planı, bu sınıfların yaşam koşullarına dair gözlemler, yaşanan son krizle kapitalizmin doğası arasındaki ilişki, Türkiye ekonomisinde bunalımdan önce gözlemlenen durgunluğa gidiş işaretleri ve Türkiye’nin IMF ile sonuçlandıramadığı mali destek anlaşması müzakereleri, kitapta ele alınan konulardan birkaçı.

Krizi çok yönlü bir şekilde inceleyen çalışma, Türkiye’de hükümetin aldığı veya almayı planladığı önlemleri de tartışıyor.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’de ve Dünyada Ekonomik Bunalım, 2008-2009, Yordam Kitap, ekonomi, 213 sayfa

Mustafa Sönmez – 100 Soruda Küresel Kriz ve Türkiye (2009)

Mustafa Sönmez ‘100 Soruda Küresel Kriz ve Türkiye’de, neoliberal kapitalizmin günden güne derinleşen krizine ve bunun Türkiye’ye yansımalarına odaklanıyor.

Kriz tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye’de de tüm yıkıcılığıyla devam ediyor.

Dünyadaki bu altüst oluşu ve Türkiye’ye etkilerini analiz eden Sönmez, krizin dinamiklerini, krize hangi ülkenin, hangi bloğun, hangi şartlarda girdiğini saptamaya ve Türkiye’nin bu küresel krize nasıl girdiğini anlamaya çalışıyor.

Sekiz bölümden oluşan nitelikli çalışmasında Sönmez ayrıca, özellikle emek kesimlerinin krizin tahribatından kayıplarını en aza indirmek için nelerin yapılması gerektiğini de anlatıyor.

  • Künye: Mustafa Sönmez – 100 Soruda Küresel Kriz ve Türkiye, Alan Yayıncılık, ekonomi, 232 sayfa

Zygmunt Bauman ve Carlo Bordoni – Kriz Hâli ve Devlet (2018)

En son 2008 ekonomik krizinde de gördüğümüz gibi, tek tek devletler küreselleşen dünyanın sorunlarını çözme konusunda yetersiz.

Bunun en önemli nedenlerinden biri de, ilk bakışta dünya devletler tarafından yönetiliyor görünse de, aslında tüm iplerin büyük şirketlerin elinde olmasıdır.

Bu durum aynı zamanda, siyaset ile iktidar arasında ne denli büyük bir ayrılık bulunduğunun en açık göstergesi.

Zygmunt Bauman ve Carlo Bordoni ise, kriz üzerine klasik bir analiz yerine, Batılı toplumların bugün karşı karşıya kaldıkları krize sebep olan tarihsel dönüşümlerin izini sürüyor.

Krizin toplumsal ve siyasal alandaki yansımalarını ayrıntılı bir bakışla ele alan Bauman ve Bordoni, bugün yaşadığımız sorunun kökünün eskilere dayandığını ve yaşanan krizi aşmanın tek yolunun da bunların iyice bilincine varıp bu gerçeklerle yüzleşmek, onlarla mücadele etmek olduğunu gözler önüne seriyor.

  • Künye: Zygmunt Bauman ve Carlo Bordoni – Kriz Hâli ve Devlet, çeviren: Yavuz Alogan, İthaki Yayınları, siyaset, 192 sayfa, 2018