Arşaluys Mardiganyan – Parçalanmış Ermenistan (2015)

Ermeni soykırımından mucize eseri kurtulan bir Ermeni kızının hikâyesi.

Amerika’da Ermeni Jan d’Ark’ı olarak anılan Mardiganyan’ın, soykırımın iki yıllık kâbuslarının tüm dehşetini taşıyarak uzun bir süre dolandıktan sonra, 1917’de Erzurum’a, oradan ABD’ye uzanan yolculuğu.

  • Künye: Arşaluys Mardiganyan – Parçalanmış Ermenistan, çeviren: Diran Lokmagözyan, Pencere Yayınları
Reklamlar

Marcel Léart (Krikor Zohrab) – Ermeni Meselesi (2015)

1915’te katledilen, dönemin en önemli edebiyat ve siyaset adamlarından Krikor Zohrab, belgeler ışığında, Ermenilere yönelik ağır mezalimi kayda geçiriyor.

Kitap, 1915’te Ermenilere karşı işlenen büyük suçun hemen öncesindeki durumun nitelikli bir panoramasını çizdiği için çok önemli bir tarihsel tanıklık.

  • Künye: Marcel Leart (Krikor Zohrab) – Ermeni Meselesi, çeviren: Renan Akman, İletişim Yayınları

Avedis Cebeciyan – Bir Ermeni Subayın Çanakkale ve Doğu Cephesi Günlüğü, 1914-1918 (2015)

Bir yandan cephelerde Osmanlı askerlerine şifa dağıtan, diğer yandan tehcir ve katliam politikalarıyla Antep’ten sürülen ailesinin akıbetini merak eden bir subay.

Avedis Cebeciyan’ın elimizdeki günlüğü, dönemin siyasi atmosferini daha iyi anlamak için nadide bir kaynak.

  • Künye: Avedis Cebeciyan – Bir Ermeni Subayın Çanakkale ve Doğu Cephesi Günlüğü, 1914-1918, çeviren: Takuhi Tomasyan, Aras Yayıncılık

Anais M. Martin – Ve Yola Çıktılar (2015)

İstanbul’da dünyaya gelmiş Anais Martin’den, Metz Yeğenk’ten (Büyük felaket) sağ çıkmış, hepsi de çok hırpalanmış, “tehcir artığı” Ermeni kadınların hikâyeleri.

1914-1916 arasında geçen öyküler, kapsamlı ve çok boyutlu bir yok etme politikasına maruz kalmış, bu toprakların kadim halklarından Ermenilerin yasaklanmış dillerine tercüman olmakta.

  • Künye: Anais M. Martin – Ve Yola Çıktılar, Evrensel Yayınları

Vahram Altounian ve Janine Altounian – Geri Dönüşü Yok (2015)

1915’te Bursa’dan Suriye çöllerine ölüm yolculuğuna çıkan bir Ermeni ailenin dehşet verici hikâyesi.

Kitap, bu yolculukta 14 yaşında olan Vahram’ın tuttuğu günceden, günceyi gün yüzüne çıkaran kızı Janine’nin yorumları ve günceyi dilbilimsel, tarihsel ve psikanalitik yönleriyle ele alan beş makaleden oluşuyor.

  • Künye: Vahram Altounian ve Janine Altounian – Geri Dönüşü Yok, çeviren: Renan Akman, Aras Yayıncılık

Ömer Turan ve Güven Gürkan Öztan – Devlet Aklı ve 1915 (2018)

Ulus-devletleşme sürecinde kurucu unsurların işlediği ya da dâhil olduğu kolektif suçları çeşitli mekanizmaları devreye sokarak reddetmek, resmi bir politikadır.

Bu politika devlet aygıtı tarafından üretilir, dolaşıma sokulur ve her ihtiyaç duyulan anda güncellenerek yeniden üretilir.

Ermenilerin tehciri ve katledilmeleri, 1912-1922 dönemindeki ulus-devleti inşa sürecinin dönüm noktalarından biriydi.

Birinci Dünya Savaşı’nın ikliminde uygulamaya konan proje, yalnızca merkezi siyasi otoritenin çabası ile değil; yerel toplumsal aktörlerin farklı düzeylerdeki katılımı ile gerçekleşti.

İşte Ömer Turan ve Güven Gürkan Öztan’ın siyaset bilimi ve tarihsel sosyoloji alanına dâhil edebileceğimiz bu nitelikli çalışması da, tarihsel bağlamda bu inkâr siyasetinin nasıl inşa edildiğini Ermeni Soykırımı ve Tehcir’i merkeze alarak araştırıyor.

Mütareke yıllarından 2015’e uzanan geniş bir dönemde devletin inkâr politikasının dinamiklerini irdeleyen kitap, erken Cumhuriyet döneminde tehcir sürecinin artçı etki ve sonuçlarının hâlâ yönetildiğini ve bu bağlamda devlet için önemli bir gündem maddesi oluşturduğunu da gözler önüne seriyor.

Yazarlar çalışmaları için resmi kurumların yayınlarını, Meclis tutanaklarını, hükümet programlarını, mevzuat metinlerini, gazete haberlerini, basında çıkmış yorumları ve ilgili resmi ve resmi olmayan aktörlerin açıklamalarını incelemiş.

  • Künye: Ömer Turan ve Güven Gürkan Öztan – Devlet Aklı ve 1915: Türkiye’de “Ermeni Meselesi” Anlatısının İnşası, İletişim Yayınları, siyaset, 438 sayfa, 2018

Başrahip Der Nerses Babayan – Günlüğümden Sayfalar (2017)

1887’de Antep’te doğan ve 1913’te rahip olan Der Nerses Babayan, 16 Mayıs 1915 tarihinde tutuklanır ve Birecik’te hapsedilir.

Halkının diğer üyelerinin aksine, bir şekilde soykırımdan kurtulan Babayan, ölüm kalım savaşı vereceği zorlu bir sürgüne gönderilir.

Ümit Kurt’un derlediği ve çevirdiği bu günlük ise, başrahibin bu korkunç süreçte yaşadıklarının bir belgeseli.

Kendisi ve ailesiyle beraber, binlerce Ermeni’yle birlikte sürgüne gönderilen Babayan, bu dönemde tanık olduğu zulümleri ve gaddarlıkları gün gün kayıt altına almış.

Mısır’a bağlı Port Said’deki mülteci kampında on beş ay geçiren Babayan, burada yaşadıklarını ayrıntılı olarak günlüğüne kaydetmiş.

Bu günlüğü önemli bir tarihi belge kılan yönü ise, Antep Harbi’ne dair çok önemli veriler barındırması.

1 Nisan 1920’de başlayıp, Fransızların Antep’i Aralık 1921’de boşaltmasıyla son bulan Antep Harbi’ni adım adım takip eden Babayan, bu savaşın Ermeniler açısından nasıl başlayıp sona erdiğini kapsamlı bir şekilde anlatıyor.

Kitabın, Antep Harbi’ne dair, literatüre Ermenice kaynaklardan kazandırılan ilk eserlerden olduğunu özellikle belirtelim.

  • Künye: Başrahip Der Nerses Babayan – Günlüğümden Sayfalar, derleyen ve çeviren: Ümit Kurt, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, günlük, 112 sayfa, 2017