İsmail Cem – Tarih Açısından 12 Mart (2009)

İsmail Cem ‘Tarih Açısından 12 Mart’ta, Türkiye’nin zorlu dönemeçlerinden olan 12 Mart askeri darbesini çok yönlü bir biçimde inceliyor.

Cem, çalışmasının ilk bölümünde, 12 Mart’ı günlük hayatın yansımaları çerçevesinde yorumluyor.

Darbeyi yaşanılan anın içinde tasvir eden bu bölüm, aynı zamanda belgesel bir nitelik de taşıyor.

Yazar, kitabının ikinci bölümünde ise, 12 Mart’ın tarih açısından yerini, önemini ve sonuçlarını ele alıyor.

Cem, kitabının ilk bölümünde gazete yazarlığı kimliğiyle, ikinci bölümünde de siyaset adamı kimliğiyle okurun karşısına çıkıyor.

  • Künye: İsmail Cem – Tarih Açısından 12 Mart, İş Kültür Yayınları, siyaset, 642 sayfa
Reklamlar

Orhan Birgit – Kalbur Saman İçinde (2012)

  • KALBUR SAMAN İÇİNDE, Orhan Birgit, Doğan Kitap, anı, 225 sayfa

 KALBUR

Gazeteci ve siyaset adamı Orhan Birgit, anılarının ilk cildi olan ‘Evvel Zaman İçinde’de, doğumundan 1965 genel seçimlerine kadarki süreci anlatmıştı. Yazar elimizdeki kitabında ise, söz konusu dönemin devamında Türkiye’nin siyasi ve toplumsal hayatına dair gözlemlerini, bilhassa bu dönemde CHP’de yaşanan gelişmeleri  merkeze alarak paylaşıyor. Birgit burada, Bülent Ecevit’in CHP içinde yükselişini, Kıbrıs Barış Harekatı’nın perde arkasında yaşananları, 12 Mart Muhtırasını, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam edilişini, 12 Eylül darbesini, Özallı yılları ve AKP’nin güçlü bir politik aktör olarak ortaya çıkışını anlatıyor.

Kamil Karavelioğlu – Bir Devrim İki Darbe (2007)

  • BİR DEVRİM İKİ DARBE, Kamil Karavelioğlu, Gürer Yayınları, tarih, 391 sayfa

 

Kamil Karavelioğlu’nun ‘Bir Devrim İki Darbe’ isimli bu çalışması, 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 darbelerinin tarihine odaklanıyor. Karavelioğlu’nun 27 Mayıs’ı devrim olarak nitelemesinin nedenlerinden biri, kendisinin Milli Birlik Komitesi üyesi olması ve 1960’ta DP’ye karşı darbe düzenleyen subayların içinde yer almış olması. Karavelioğlu’nun çalışması, bu üç darbe ekseninde, Türkiye’de yaşanan muazzam siyasî dönüşümleri, trajedileri kendi anılarından hareketle anlatıyor. Karavelioğlu, 27 Mayıs darbesi içinde yer almış bir isim olarak, “Okuyucular benim notlarımda 27 Mayıs 1960’tan sonraki askeri darbelerin şaşkınlığını, çapsızlığını bol bol öğreneceklerdir,” diyor.