Kolektif – Türkiye’de Cinsiyet Kültürleri: Dicle Koğacıoğlu Kitabı (2019)

Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Mükemmeliyet Merkezi, 2010 yılından bu yana, çok erken yaşta aramızdan ayrılan Dicle Koğacıoğlu anısına makale ödülü vermek gibi, Türkiye’de toplumsal cinsiyet alanında yapılan çalışmalar açısından çok değerli ve anlamlı bir proje yürütüyor.

Elimizdeki kitap ise, hukuk sosyolojisi, cinsiyet çalışmaları, eşitsizlik ve ayrımcılık gibi konular üzerinden ilerleyen söz konusu makalelerden yapılmış çok iyi bir seçki.

Dicle Koğacıoğlu’nun çalışmaları ve mirasına odaklanan yazılarla açılan kitapta,

  • Kürt kadınların dilinde köy boşaltmalarının yer alma biçimleri,
  • Kadınların kendi mekânını oluşturması,
  • Kadının kent deneyimi,
  • Dersim’in Ermeni kadınlarının bellek aktarım pratikleri,
  • Dersim’de sözlü şiir ve ağlama pratikleri,
  • Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki Kürt kadınlarının eğitimi,
  • İstanbul’da eşcinsel ve biseksüel erkeklerin mekânsal sosyalleşmesi,
  • Trans kadın cenazelerindeki pratikler,
  • Ve Doğu Karadeniz’de bir ritüel olarak kız kaçırma gibi ilgi çekici konular irdeleniyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler de şöyle: Cenk Özbay, Ayşecan Terzioğlu, Ferhunde Özbay, Leyla Bektaş Ata, Melike Gül Demir, Pınar Karababa Kayalıgil, Derya Acuner, Meral Akbaş, Nihan Bozok, Mehtap Tosun, Aylin Demir, Pınar Ensari, Özlem Ezer, Ozan Soybakış, Aslı Zengin, Dilara Çalışkan, Fethiye Beşir ve Ayşe Gül Altınay.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’de Cinsiyet Kültürleri: Dicle Koğacıoğlu Kitabı, derleyen: Cenk Özbay ve Ayşecan Terzioğlu, İletişim Yayınları, toplumsal cinsiyet çalışmaları, 351 sayfa, 2019
Reklamlar

Kolektif – Milliyetçilik ve Toplumsal Cinsiyet (2015)

Bir siyaset tarzı, ideoloji ve siyasal-kültürel bir olgu olarak farklı biçimlerde işletilen milliyetçiliğe içkin toplumsal cinsiyet rejimlerine, Türkiye özelinde bakan makaleler.

Kitap, milliyetçilik ve toplumsal cinsiyet ilişkisini medyatik, edebi ve siyasi perspektiflerden irdelemesiyle önemli.

Kitapta tartışılan kimi konular şöyle:

  • Popüler kültür ve milliyetçilik,
  • Kadınların milliyetçiliği,
  • Bir erkeklik fantezisi olarak Kurtlar Vadisi,
  • Haberlerde milliyetçi ve cinsiyetçi söylem,
  • Güzellik yarışmaları ve milliyetçilik,
  • Halkevi sahnelerinde kadın imajları,
  • Halide Edip Adıvar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu ve Peyami Safa’nın ütopyacı gelecek kurgularında ideoloji ve toplumsal cinsiyet,
  • Milliyetçi-muhafazakâr tahayyül ve 12 Eylül filmleri…

Çalışmaya katkıda bulunan isimler ise şöyle: Suavi Aydın, Aksu Bora, Tanıl Bora, Simten Coşar, Kadir Dede, Tuba Kancı, Funda Gençoğlu Onbaşı, Eylem Özdemir, Aylin Özman, Çağla Karabağ Sarı, Burcu Şenel, Nagehan Tokdoğan, Sinan Yıldırmaz ve Yasemin Temizarabacı Yıldırmaz.

  • Künye: Kolektif – Milliyetçilik ve Toplumsal Cinsiyet, derleyen: Simten Coşar ve Aylin Özman, İletişim Yayınları, toplumsal cinsiyet çalışmaları, 389 sayfa, 2015

Laura Sjoberg – Toplumsal Cinsiyet, Savaş ve Çatışma (2015)

Vaka çalışmalarıyla zenginleşen, çatışma ve savaşları toplumsal cinsiyet perspektifiyle irdeleyen özgün bir çalışma.

Savaşlarda, cinsiyetler arasındaki hiyerarşilerin nasıl kurulduğunu ve cinsiyetin ırk, sınıf, etnik kimlik ve dinle kesişme noktalarını iyice kavramak isteyenlere, Laura Sjoberg imzalı bu eseri okumalarını tavsiye ederiz.

  • Künye: Laura Sjoberg – Toplumsal Cinsiyet, Savaş ve Çatışma, çeviren: Onur Aydın, Altın Bilek Yayınları

Ferhunde Özbay – Kadın Emeği (2019)

KADIN EMEGI

Daha önce burada, Ferhunde Özbay’ın kadın emeği, aile, nüfus dinamikleri ve politikaları alanlarındaki bütün üretimlerini ortaya koyan, harika bir derleme olan ‘Dünden Bugüne Aile, Kent ve Nüfus’ adlı kitaba yer vermiştik.

Kolektif bir çalışmayla gün yüzüne çıkan bu kitap ise, Özbay’ın kadın emeği üzerine 1979 ile 2011 tarihleri arasında kaleme aldığı seçme makalelerini bir araya getiriyor.

Makaleler, Özbay’ın arkadaşları, öğrencileri ve genç araştırmacı ve akademisyenlerin sunuşları ve açıklayıcı notlarıyla da zenginleşmiş.

Özbay’ın külliyatına çok önemli bir katkı olarak düşünülebilecek çalışma, Yıldız Ecevit’in, Özbay’ın Türkiye’de kadın ve çocuk emeğinin kavramsallaştırılmasına yaptığı katkıları ortaya koyduğu giriş yazısıyla açılıyor.

Kitabın devamında da,

  • Türkiye’de kadın emeği ve istihdamına ilişkin çalışmaların gelişimi,
  • Kadın istihdamının politika söyleminde 1970’lerden bugüne geçirdiği dönüşümler,
  • Türkiye’de kırsal/kentsel kesimde eğitimin kadınlar üzerindeki etkisi,
  • Kırsal yörelerde kadının statüsü, işgücüne katılımı ve eğitim durumu,
  • Kırsal ve kentsel kesimlerde kadın emeği,
  • Ücretli ve ev içi ücretsiz emek tartışmaları bağlamında kadın emeğinin bütünlüğü,
  • Türkiye’de kadın ve çocuk emeği,
  • Ev içinde sosyal sınıf dinamikleri,
  • Evlerdeki cariyeler, evlatlıklar ve gelinlerin emeği,
  • Türkiye’de ev emeğinin dönüşümü gibi konular ele alınıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Saniye Dedeoğlu, Ayşe Durakbaşa, Yıldız Ecevit, İpek İlkkaracan ve Şemsa Özar.

  • Künye: Ferhunde Özbay – Kadın Emeği: Seçme Yazılar, yayına hazırlayan: Şemsa Özar, İletişim Yayınları, toplumsal cinsiyet çalışmaları, 325 sayfa, 2019

Angela Y. Davis – Kadınlar, Irk ve Sınıf (2019)

ABD feminist hareketin dönüm noktaları ve gelişiminin, feminist çalışmalar alanının önde gelen isimlerinden Angela Davis’in kaleminden dört dörtlük bir analizi.

Kitabın en önemli katkılarından biri, ABD feminist hareketin tarihini, ırkçılık karşıtı siyah özgürleşme mücadeleleri üzerinden izlemesidir diyebiliriz.

Davis burada,

  • Beyaz feminist ve kölelik karşıtı hareketin sınıfsal ve ırkçı çelişkilerini,
  • Irkçılığın beyaz feminist hareket içerisine sızdığı oyukları,
  • Kölelik karşıtı hareket ve kadın haklarının doğuşunu,
  • Kadın hakları mücadelesinin ilk dönemlerinde Amerika’daki verili sınıf ve ırk yapılarını,
  • Siyah kadın ve kulüp hareketini,
  • Irkçılığın, doğum kontrolü ve üreme haklarına yaklaşımını,
  • Amerikan iç savaşı ertesinde, kadınlar için oy hakkı hareketi ile ırkçı güneyli siyasetçiler arasında, oy hakkının kadınlara tanınması ancak siyahların bu haktan mahrum bırakılması yönünde kurulan yüz karası ittifakı,
  • Siyah kadınların bazı taleplerinin hem beyaz kadınların hem de ırkçı baskı altında yaşatan diğer birtakım grupların talepleriyle nasıl ortaklaştığını,
  • Irkçılığın farklı bir yüzlerini tecrübe eden siyah erkekler ile siyah kadınların birlikte aynı mücadelenin parçası olma sürecini,
  • Ve bunun gibi önemli konuları irdeliyor.

Davis’in alanında klasik olmuş yapıtı, mücadeleyi ırkçılık karşıtı, feminist ve antikapitalist bir çizgiye çekmek için neler yapılabileceği üzerine düşünmesiyle de çok değerli.

  • Künye: Angela Y. Davis – Kadınlar, Irk ve Sınıf, çeviren: Selda Arıt, Heretik Yayıncılık, feminizm, 286 sayfa, 2019

Kate Schatz – Radikal Kadınlar (2019)

Gözlerinizi kapatın ve hayal edin:

Korsan bir kadın.

Casus, başkan, savaşta asker ya da ressam olarak bir kadını düşünün.

Veya bilgisayar programcısı, doktor, futbolcu, firavun bir kadını.

İşte bu kitapta, kelimenin gerçek anlamıyla radikal kadınlar anlatılıyor.

Her kıtadan ve binlerce yıllık bir zaman diliminin içinden kırk hikâye anlatan Kate Schatz, her biri hayranlık uyandırıcı, heyecan verici, devrimci, tarihi öneme sahip ve dünyayı değiştiren yaşamlar sürdürmüş güçlü ve cesur kadınların, başka bir deyişle radikal kadınların hayatlarını ve başarılarını anlatıyor.

Miriam Klein Stahl’in zengin çizimleriyle de göz dolduran buradaki hikâyeler, bir bütün olarak ele alındığında kadınların yaptıklarının ve yapabileceklerinin aslında ne kadar geniş bir yelpazeye yayıldığını bize bir kez daha gösteriyor.

  • Künye: Kate Schatz – Radikal Kadınlar, resimleyen: Miriam Klein Stahl, çeviren: Utku Özmakas, Sel Yayıncılık, kadın, 112 sayfa, 2019

Cinzia Arruzza, Tithi Bhattacharya ve Nancy Fraser – % 99 İçin Feminizm: Bir Manifesto (2019)

Neoliberalizm karşısında alternatif kıtlığı yaşıyoruz: Kapitalizmin son derece yıkıcı, finansallaşmış bu biçimi, son kırk yıldır dünyanın dört bir yanına egemen oldu.

Atmosferi zehirleyen, demokrasiyi gülünç bir paçavraya dönüştüren, toplumsal becerilerimizi sakatlayan kapitalizmin bu yinelenişi, her türden toplumsal mücadelenin önem kazanmasına, en mütevazı reformlar için sergilenen ılımlı çabaların bile hayatta kalma savaşına dönüşmesine yol açtı.

İşte Cinzia Arruzza, Tithi Bhattacharya ve Nancy Fraser’ın kaleme aldıkları bu etkileyici feminist manifesto, dünyanın yangın yerine döndüğü bu süreçte feministlerin de safını belli etmesi gerektiğini ve bu amaçla neler yapmaları gerektiğini tutkulu ve çarpıcı bir şekilde anlatıyor.

Yazarlar, bütün feministlerin bugün önemli bir yol ayrımında bulunduklarını ve şimdi asıl yanıt verilmesi gereken sorunun şu olduğunu belirtiyor:

“Fırsat eşitliği vaazı”nın peşinde koşmaya devam mı edeceğiz?

Yoksa bizi mevcut krizin ötesine geçirip yeni bir topluma kapı aralayacak olan toplumsal cinsiyet eşitliğini antikapitalist bir tarzda yeniden tasavvur edecek miyiz?

Yazarlar buradan yola çıkarak, refahın ve doğal kaynakların herkes tarafından eşit şekilde paylaşıldığı, eşitlik ile özgürlüğün birer istek olmaktan çıkıp kök saldığı adil bir dünya kurmak için feministlerin ne yapmaları gerektiğini 11 tez halinde sıralıyor.

  • Künye: Cinzia Arruzza, Tithi Bhattacharya ve Nancy Fraser – % 99 İçin Feminizm: Bir Manifesto, çeviren: Utku Özmakas, Sel Yayıncılık, feminizm, 120 sayfa, 2019