Jale Karabekir – Türkiye’de Kadınlarla Ezilenlerin Tiyatrosu (2015)

Bu kitap, Jale Karabekir’in Türkiye’de kadınlarla birlikte gerçekleştirdiği Ezilenlerin Tiyatrosu çalışmalarının nitelikli bir dökümü.

Kitap buradan yola çıkarak, hem Augusto Boal’ın kuramsallaştırdığı Ezilenlerin Tiyatrosu’nun gelişimini ele almakta hem de Judith Butler’ın performatiflik kuramından yola çıkarak toplumsal cinsiyet ve rol kimliklerini detaylıca tartışmakta.

  • Künye: Jale Karabekir – Türkiye’de Kadınlarla Ezilenlerin Tiyatrosu, Agora Kitaplığı
Reklamlar

Federico Garcia Lorca – Konuşmalar (2009)

‘Konuşmalar’a, Federico Garcia Lorca’nın şiir, tiyatro, resim, müzik, halk şarkıları, ninniler hakkında görüşlerini yansıtan konuşmaları yer alıyor.

Lorca 1922-1935 arasında İspanya’nın ve Amerika’nın çeşitli şehirlerinde, İspanyol sanatının önemli kültürel değerlerini yeniden canlandırmak ve yaymak; şiirlerinde ve tiyatro eserlerinde ima ettiği estetik fikirlerini ifade etmek ve yaratım sürecini açıklamak için konferanslar verdi.

Zamansız ölümü birçok çalışmasını yarım bıraktığı gibi, bu konuşmaları derleyip yayına hazırlamasını da engelledi.

Fakat ölümünden sonra kardeşeri, dostları ve yayımcıları, geride bıraktığı her bir satırı kurtarıp okurlarına iletmeye çalıştı.

İşte bu derleme, böylesi bir çabanın ürünü olarak elimizde duruyor.

Derleme özellikle, Lorca’nın şiir konusundaki düşüncelerindeki değişimi detaylı bir biçimde göstermeleriyle ilgi çekiyor.

  • Künye: Federico Garcia Lorca – Konuşmalar, çeviren: Suna Kılıç, Alef Yayınları, deneme, 196 sayfa

Yaman Tüzcet – Bir Aktörün Serüvenleri (2009)

Yaman Tüzcet, İstanbul Şehir Tiyatroları’ndan başlayarak birçok tiyatroda, çeşitli oyunlarda oynadı.

Münir Özkul Tiyatrosu, Arena Tiyatrosu ve Muammer Karaca Tiyatrosu, Tüzcet’in çalıştığı tiyatrolardan birkaçı.

Ayrıca, Yusuf Kurçenli’nin ‘Karartma Geceleri’ filmi de, Tüzcet’in oynadığı en önemli filmlerden biri olarak bilinir. Müjdat Gezen’in “Gençliğinde bohem bir hayat sürdü.” dediği Tüzcet, akıcı anlatımıyla öne çıkan anılarında, tiyatro dünyasında yaşadıkları kadar, dünyanın farklı şehirlerinde tanık olduğu ilginç olayları da okurla paylaşıyor.

Tüzcet’in acı-tatlı anıları, hayatından renkli ayrıntılar sunarken, Türkiye tiyatrosunun bir dönemine de ışık tutuyor.

  • Künye: Yaman Tüzcet – Bir Aktörün Serüvenleri, Mitos Boyut Yayınları, anı, 254 sayfa

Özdemir Nutku – Darülbedayi’den Şehir Tiyatrosu’na (2015)

Darülbedayi-i Osmani adıyla kurulan ve daha sonra İstanbul Şehir Tiyatroları adını alan ilk ödenekli tiyatronun 100 yıllık tarihi.

Özdemir Nutku uzun soluklu çabalarının ürünü olan bu kitabında, yönetimi, oyun seçimi, tutumu, oyuncuları, gösterileri, yapıları ve atılan adımlarıyla, kurumun gelişiminin eylem ve uygulama açısından kapsamlı bir incelemesini sunuyor.

1993’te Kültür Bakanlığı, Tiyatro Araştırma-İnceleme Ödülü’nü de kazanmış, alan açısından vazgeçilmez bir kaynak.

Nutku’nun yeni bilgilerle ve 1966 sonrasını kapsayan panoramik bir özetle güncelleştirerek hazırladığı yeni baskı, modern Türk tiyatrosunun kurucusu Muhsin Ertuğrul’un ve o ilk fedakâr kuşağın kahırlı, ama bir o kadar da onurlu mücadelesinden günümüze, İstanbul Şehir Tiyatrosu’nun tarihini öğrenmek isteyenler için tam bir başucu kılavuzu.

  • Künye: Özdemir Nutku – Darülbedayi’den Şehir Tiyatrosu’na, İş Kültür Yayınları

Yörükhan Ünal – Dram Sanatı ve Sinema (2015)

Anlatım formlarının doğuşunu merak edenler ile konuyla ilgilenen araştırmacılar için hazırlanmış, klasik anlatı yapısını detaylıca ortaya koyan bir çalışma.

Sinemadaki dramatik yapıyı sinematografik araçlarla irdeleyen Yörükhan Ünal, Eski Yunan’dan başlayarak dram sanatının kökenlerini, yapısını ve bu sanatın sinemada uygulanışını ele alıyor.

  • Künye: Yörükhan Ünal – Dram Sanatı ve Sinema, Hayalperest Kitap

Esen Çamurdan – Kendi Olmak veya Ol(a)mamak (2018)

Türkiye tiyatrosuna damga vurmuş eski, yeni birçok yazarın kendi olma veya olamama durumuna nasıl yaklaştığını irdeleyen iyi bir çalışma.

Esen Çamurdan, Türkiye tiyatrosuyla ilgili giriştiği her çalışmada, bir biçimde karşısına hep kendi ol(a)mama, başka bir deyişle dayatmacı toplumun bireyi bastırması sorununun çıktığını söylüyor.

Çamurdan, çalışması kapsamında kendi ol(a)mama sorunsalında birleşen yedi çağdaş yazarın on bir yapıtını tartışıyor ve bireysel ve toplumsal/kültürel/ahlaksal/tinsel düzlemde temel bir kendilik sorununa değindiklerini düşündüğü bu oyunların nitelikli bir resmini çiziyor.

Kitap, Türkiye tiyatrosunda bireysel kimlik sorununun nasıl ele alındığını daha iyi kavramak için iyi bir fırsat.

  • Künye: Esen Çamurdan – Kendi Olmak veya Ol(a)mamak: Türk Tiyatrosunda Bireysel Kimlik Sorunu, Habitus Kitap, tiyatro, 128 sayfa, 2018

Andrew Gibson – Samuel Beckett (2018)

Hümanizm için, “büyük katliamların yaşandığı zamanlara saklanan bir sözcük” demiş, karakterlerini, insanı yaratılmışların efendisi olarak seçkin bir konuma yerleştiren sıfatlardan hep arındırmış Samuel Beckett’ın bir biyografisi.

Beckett’ın biyografik eserleri neredeyse hiç önemsemediğini biliyoruz.

James Knowlson ve Anthony Cronin’nin Beckett biyografileri ise oldukça ünlüdür.

Beckett’a dair pek çok noktayı aydınlığa kavuşturan söz konusu biyografilerin yanında Andrew Gibson’ın çalışması, kapsamlı olmaktan ziyade minimal oluşuyla öne çıkıyor diyebiliriz.

Kitabı özgün kılan hususların başında, Beckett’ın kişisel dünyasına, onun böylesi sıra dışı yapıtlar yaratmasının ardındaki dinamiklere, başka bir deyişle karakteriyle eserleri arasındaki ilişkiye odaklanmasıdır diyebiliriz.

  • Künye: Andrew Gibson – Samuel Beckett, çeviren: Orhan Düz, Yapı Kredi Yayınları, biyografi, 192 sayfa, 2018