Galenos – Tıp Sanatının Anayasası (2018)

Pergamonlu hekim filozof Galenos, Yunan tıbbının Hippokrates ile birlikte en büyük iki isminden biriydi.

Asıl olarak tıpla ilgilenmesine rağmen, Galenos’u önemli kılan hususların başında, yaşadığı dönemdeki felsefi tartışmalara da büyük etkide bulunmuş olmasıdır.

Fikirleriyle Avrupa kadar Arap-İslam dünyasını da derinden etkilemiş Galenos’un çok sayıda mantık ve etik kitabı bulunuyor, bunun yanı sıra tıbbi yazılarında epistemolojiden, nedenselliğe ve zihin felsefesine, gibi kimi felsefi meseleleri de sıklıkla işledi.

Elimizdeki çok değerli çalışma ise, Galenos’un çok yönlülüğünü ortaya koyan, onun hem teorik hem de pratik yaklaşımlarını kapsamlı bir şekilde serimleyen metinlerini bir araya getiriyor.

Kitabı, tıp ve felsefenin şahane bir bireşimi olarak şiddetle öneriyoruz.

Kitaptan bir alıntı:

“Dengesiz her şey doğaya zıtsa ve dengeli her şey doğayla uyumluysa dengesiz her şey gerekli ölçüde zıddıyla dengelenmelidir.”

  • Künye: Galenos – Tıp Sanatının Anayasası – Tıp Sanatı: Glaukon’a Tedavi Yöntemi, çeviren: Nur Nirven, Pinhan Yayıncılık, tıp, 328 sayfa, 2018

 

Reklamlar

Türkan Saylan – Hekim Olmak (2009)

Alt başlığı ’15’inde Başlayan ve Bir Ömür Boyu Süren Tıbbiye Aşkı’ olan ‘Hekim Olmak’, Türkân Saylan’ın öğrencisi Şefik Görkey’le yaptığı uzun soluklu bir söyleşiden oluşuyor.

Aynı zamanda fotoğraflar, şiirler ve mektuplarla da zenginleştirilen söyleşide Saylan, cüzzam taramaları için yaptıkları alan çalışmalarında yaşadıklarını, bir meslek olarak hekimliğe nasıl baktığını, hekim ve meslek örgütleri ilişkisini, hekim ve ilaç endüstrisi ilişkisini, hekim ve sağlık personeli ilişkisini, tıp etiğini, öğretim üyesi kimliğini, YÖK’ü ve YÖK üyeliğini anlatıyor.

Saylan ayrıca, deneyimlerinden yararlanarak, Türkiye’de tıbbın gelişmesi için yapılması gerekenleri de okurla paylaşıyor.

  • Künye: Türkân Saylan – Hekim Olmak, söyleşi: Şefik Görkey, İskele Yayıncılık, söyleşi, 151 sayfa

Güçlü Ildız – Beynimiz (2009)

Nöroloji uzmanı Dr. Güçlü Ildız, Türkiye’nin çeşitli illerinde uzman doktor olarak çalıştı.

Ildız, ‘Beynimiz’ başlıklı bu çalışmasında, vücut çalışma sistemlerinin nasıl bozulduğunu ve beynin bu bozulma sürecine olan etkisini irdeliyor; tedavi önerilerini anlaşılabilir bir üslupla sunuyor.

Dolayısıyla, beynin vücut üzerindeki onarıcı ve tahrip edici etkisi, stres altında gelişen hastalıklar ve genel tedavi ilkeleri, Ildız’ın bu kapsamlı çalışmasının asıl çerçevesini oluşturuyor.

Yazar, günümüz tıbbi uygulamalarının, hastalığı anlatmaktan çok, hastalığın yol açtığı sorunlara odaklandığını söylüyor.

Kendisine göre asıl önemli olan husus ise, hastalığın anlaşılmasıdır.

Böylece yazar, “Neden?” sorusundan başlayarak, göz ardı edilen tıbbi gerçekleri anlatıyor; tıbbi jargondan olabildiğince uzak durarak, tedavi konusunda neler yapılabileceğine dair önerilerde bulunuyor.

  • Künye: Güçlü Ildız – Beynimiz, Doğan Kitap, sağlık, 265 sayfa

Kolektif – Hekimin Filozof Hali (2018)

Hayatla ve ölümle çok sıkı bir ilişkisi olan hekimlik, aslında felsefenin ezelden beri ilgilendiği bu konulara uzak olmayan bir meslek, hatta bizzat felsefenin merkezinde kendine yer bulan bir meşgaledir diyebiliriz.

Bu kitapta bir araya getirilen makaleler ise, hekimlik ve felsefe ilişkisine farklı açılardan bakan makaleler sunuyor.

Yazarlar burada, günümüz tıp sektörünün beraberinde getirdiği yabancılaşmayı, kişinin kendi bedeni üzerinde hak sahibi olması konusunda yürütülen etik tartışmaları ve ölümlü olma hakikatinin bireydeki felsefi yansımaları gibi, ilgi çekici konuları tartışıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: M. Bilgin Saydam, Saffet Murat Tura, Yavuz Erten, Yavuz Dizdar, Hakan Kızıltan, Kaan Ökten, Arın Namal, İlgin Özden, Yavuz Üresin, Mahmut Gürkan, Özgür Öğütcen, İsmet Birkan, Hasan Fehmi Yazıcıoğlu, Rainer Brömer, Faik Çelik, Hakan Ertin, İlhan İlkılıç ve Lütfi Telci.

  • Künye: Kolektif – Hekimin Filozof Hali, editör: M. Bilgin Saydam ve Hakan Kızıltan, İthaki Yayınları, felsefe, 296 sayfa, 2018

Hippokrates – Hippokrates Külliyatı (2018)

Koslu Hippokrates, bilindiği gibi Yunanistan’da tıp sanatının gerçek bir bilim haline gelişini sağlayan kişiydi.

Bu nedenle kendisi, yerinde bir tanımla “tıbbın babası” olarak adlandırılmıştır.

İşte elimizdeki ‘Hippokrates Külliyatı’ da, kendisinin 5. ve 6. yüzyıllar arasındaki tıbbi metinlerini bir araya getirmesiyle altın değerinde bir kaynak.

Batı tıp literatürünün ana kaynaklarını oluşturmuş buradaki metinler Hippokrates’in tıpla ilgili fikirlerini ilk elden bize sunmalarıyla çok önemli.

Hippokrates ayrıntılı hastalık tanımları yapıyor, bu hastalıkların tedavileri hakkında önerilerini sunuyor, hekimlik ve hekimlik felsefesiyle ilgili fikirlerini anlatıyor.

Kitap, Jacques Jouanna ve Caroline Magdelaine’in kapsamlı sunuşları eşliğinde yayınlanmış.

Her hekimin ve sağlıkla konusuyla ilgilenen her okurun mutlaka, ama mutlaka okuması gereken bir çalışma.

  • Künye: Hippokrates – Hippokrates Külliyatı, çeviren: Nur Nirven, Pinhan Yayıncılık, tıp felsefesi, 408 sayfa, 2018

Kolektif – Felsefe, Tıp ve Tarih (2015)

İslam felsefesinin ilk klasik dönemi olarak kabul edilen 8-13. yüzyıl arasındaki süreçte yazılan felsefe-bilim tarihi kaynakları ve tabakat türü eserlerini merkeze alan bir çalışma.

Kitap, İslam felsefesi ve İslam bilim tarihi araştırmacıları için, bu alanın temel tarih kaynakları konusundaki boşluğu gidermeyi amaçlıyor.

  • Künye: Kolektif – Felsefe, Tıp ve Tarih, editör: Mustakim Arıcı, Klasik Yayınları

Nükhet Varlık – Akdeniz Dünyasında ve Osmanlılarda Veba 1347-1600 (2017)

Kara Ölüm tabir edilen vebanın Osmanlı’daki izlerini araştıran incelemelerin yeterli oranda olduğu söylenemez.

Fuat Köprülü ve Albert Hourani Kitap Ödülleri ile Dionisius A. Agius Ödülü’nü kazanmış Nükhet Varlık’ın elimizdeki harika çalışması ise, Osmanlı’da vebayı araştıran ilk sistematik bilimsel inceleme.

Vebanın ortaçağ sonlarından erken döneme kadar, yani 1347-1600 yılları arasında Osmanlı’yı farklı yönleriyle nasıl etkilediğini gözler önüne seren Varlık, bunu yaparken de tıp kitapları, menakıbnâmeler, anılar ve yakın zamanda yapılmış bilimsel çalışmalarla metnini zenginleştiriyor.

Yazar, Osmanlı’nın büyümesi ve yayılmasının farklı coğrafyaları ve insanları etkileşime soktuğunu ve bu durumun da veba salgınlarının yayılmasında dönüştürücü rol aldığını ortaya koyuyor.

  • Künye: Nükhet Varlık – Akdeniz Dünyasında ve Osmanlılarda Veba 1347-1600, çeviren: Hazal Yalın, Kitap Yayınevi, 400 sayfa, 2017