Efe Baştürk – Biyonoetika’nın Doğuşu (2019)

Politik düşünce, Aristoteles’te nasıl gelişti?

Efe Baştürk, ‘Biyonoetika’nın Doğuşu’nda, Aristotolesçi politik felsefenin hangi düşünme, sorunsallaştırma ve kavramsallaştırma biçimleri sonucunda ortaya çıktığını irdeliyor.

Politikayı epistemolojik ve a-lethik bir mesele olarak ele alan Platon’un aksine Aristoteles, politikanın dünyasal bağlamına vurgu yapan bir felsefe geliştirdi.

Baştürk’ün eseri, tam da buradan yola çıkarak dünyasallığın anlamı ile bu anlamı oluşturan felsefi biçimlerin sorunsallaştırma mantığı üzerine düşünmesiyle önemli.

Aristotelesçi politika felsefesini Aristoteles’in çizmiş olduğu hangi güzergahlarla kavramak gerekir ve yine politika felsefesi hangi felsefi yaklaşımın bir izdüşümü olarak ortaya çıkmıştır?

Yazar bu sorunun yanıtını ararken, Aristotelesçi politika felsefesini kavramak için iki güzergah tespit ediyor: canlı[lık] ve yaşam.

Yazara göre bu iki alan, Aristoteles felsefesinde, fakat bilhassa politika felsefesinde, kritik işleve sahiptir, zira bunların her biri de Aristoteles felsefesinin dünyeviliğini içermektedir.

Çalışmanın, Aristotelesçi politika felsefesinin etik, biyoloji, metafizik ve psikoloji ile hangi noktalarda buluştuğunu ortaya koymasıyla da dikkat çektiğini söylemeliyiz.

  • Künye: Efe Baştürk – Biyonoetika’nın Doğuşu: Aristoteles Düşüncesinde Etik, Politika ve Canlı Yaşamın Yönetimi, Phoenix Yayınları, felsefe, 184 sayfa, 2019
Reklamlar

Ferihan Polat – Din, Siyaset ve Seçmen (2010)

 

Ferihan Polat ‘Din, Siyaset ve Seçmen’de, Denizli kentine yönelik olarak, din faktörünün seçmen davranışları üzerindeki etkilerini araştırıyor.

Dinin, Türkiye siyasal hayatına yön veren bir unsur olduğu, pek çok siyasetçi ve sosyal bilimci tarafından kabul edilir.

Polat’ın çalışması, dindarlığın ve dini algılama biçiminin seçmen davranışlarında hangi düzeyde etkili olduğu konusunu araştırmasıyla dikkat çekiyor.

Dinin toplum ve toplumun din üzerindeki etkisi; siyasal toplumsallaşma süreçlerinde dinin, bireylerin değer sistemlerine nasıl katkı yaptığı; çeşitli dinlerin iktidar ve siyaset olgusuna yaklaşımları ve Türk laikliğinin özellikleri, Polat’ın irdelediği konulardan birkaçı.

  • Künye: Ferihan Polat – Din, Siyaset ve Seçmen, Çizgi Kitabevi, siyaset, 336 sayfa

Kıvanç Eliaçık – Baskıyı Durdurun (2010)

‘Baskıyı Durdurun’, Kıvanç Eliaçık’ın özellikle işçileri ve öğrencileri ilgilendiren olaylara dair kara mizah penceresinden bakan metinlerinden oluşuyor.

Yazar bu konulardan yola çıkarak, Avrupa ve Türkiye’de yaşanan siyasî ve kültürel gelişmeleri eleştirel bir gözle değerlendiriyor.

Uğur Kaymaz, Kemal Türkler, Aleksis Grigoropulos ve Güler Zere gibi isimler, Eliaçık’ın değerlendirmelerinde karşımıza çıkan isimlerden.

Ayrıca Ermeni soykırımı, uluslararası işçi grevi, eğitimli işsizler, greve katılan kadın işçiler ve linç kültürü, kitaptaki konu başlıklarından bazıları.

Yazarın olaylar arasında ilginç bağlantılar kurması ise, kitabı dikkat çekici kılan unsurların başında geliyor.

  • Künye: Kıvanç Eliaçık – Baskıyı Durdurun, Alan Yayıncılık, siyaset, 109 sayfa

Kadir Cangızbay – Siyasal İslam (2019)

Siyasal İslam’ın bütün karanlığıyla üzerimize çöktüğü, tam anlamıyla bir “modern Ortaçağda” yaşıyoruz.

Peki, siyasal İslam’ı ortaya çıkaran koşullar nedir ve günümüz dünyasında onu hangi bağlamda okumak gerekir?

İşte Kadir Cangızbay’ın elimizdeki çalışması, bir asalak olarak nitelediği siyasal İslam’ın tam olarak ne manaya geldiğini çok yönlü bir bakışla ortaya koyan, konu hakkında bir başvuru kaynağı.

Siyasal İslam’ı doğuran koşullar, laiklik, bilim, Aydınlanma ve Cumhuriyet gibi yakıcı konu ve kavramları bu bağlamda irdeleyen Cangızbay, bütün toplumu her taraftan kuşatmış bu karanlığın dört dörtlük bir fotoğrafını çekiyor.

Kitaptan iki alıntı:

“İster İslâm olsun, ister Hıristiyanlık veya herhangi başka bir din, referansı insan-üstü bir varlık, vaadi de hayat-ötesi bir dünya olan her türlü ideoloji, insanı ‘insanlığa karşı suç’ niteliğindeki caniliklere sürükler, bu tür canilikleri meşrulaştırmaya yönelik en elverişli düşünsel zemini ve doktrinsel dayanağı oluşturur.”

“Âmiyâne tabiriyle ‘allahsız’ neo-liberalizmin en elverişli aletleri, Allah’ı ‘öbür dünya’ya sürgün eden siyasal İslâmcılar olacaktır: İnsan-üstü bir referansa dayanarak biz insanlar üzerinde tahakküm kurma peşindeki ‘can’ düşmanı yaratıklar karşısında yapmamız gereken, ‘inanmak’ın insanın ‘bilgi öznesi’ olmaktan vazgeçmesine tekabül eden bir zül olduğunu haykırmak olmalıdır. Bunun ardından gelecek olan ise, ‘cihat’ ve ‘fetih’ diyenin gözü başkalarının vatanında, topraklarında, malında mülkünde, çoluğunda çocuğunda, karısında kızında olup, kafasında vatan kavramı, ruhunda da vatan sevgisi bulunmayan, molekülü vatandaş olan res-publica’da yaşama hakkı bulunmayan bir asalak olduğunu en açık-seçik biçimde yüzüne vurmaktır.”

  • Künye: Kadir Cangızbay – Post-Modern Pre-Modern’i Öpüyor: Siyasal İslam, Nika Yayınevi, siyaset, 360 sayfa, 2019

E. Fuat Keyman ve Ayşe Köse Badur – Kürt Sorunu (2019)

Tarihsel olarak Kürt sorunu her zaman birincil olarak ulusal ve yerel bir sorun olmuştu.

Ta ki Suriye’deki durum ve son İstanbul yerel seçimleri yaşanana kadar.

Şimdi, Kürt sorununda bölgesel ve küresel aktörlerin ve dinamiklerin, ulusal ve yerel dinamiklerin önüne geçtiği bir süreç yaşanıyor.

  1. Fuat Keyman ve Ayşe Köse Badur’un Diyarbakır, Van, Mardin, Tunceli ve Bingöl’de yaptıkları kapsamlı araştırmalara dayanan elimizdeki araştırma ise, bu kentlerde yaşayan Kürtlerin ve sivil toplum aktörlerinin görüşleriyle zenginleşmiş.

Kürt sorununda son dönemde yeni parametrelerin ortaya çıktığını belirten yazarlara göre, bu parametreler, Kürt sorununun bugünkü doğasını şekillendirdiğni söylüyor.

Yazarlara göre söz konusu parametreler de, Kürt sorununun bölgeselleştiği, kentleştiği, kentlerde orta sınıflaşma özelliği gösterdiği ve Kürt seçmenin kilit aktör konumuna gelmesidir.

Kitap temelde, bu üç gelişmenin Kürt sorununun tarihselliği içinde bugün önemli kırılma noktalarını oluşturduğu ve bugünün doğasını şekillendirmede belirleyici rol oynadığını inceliyor.

Yazarlar ayrıca, kayyumlar ile bölge insanının ve kentlerin tanışmasının Kürtlerin siyasete dair algılarında nasıl bir kırılma yarattığını da ele alıyor.

  • Künye: E. Fuat Keyman ve Ayşe Köse Badur – Kürt Sorunu: Yerel Dinamikler ve Çatışma Çözümü, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 144 sayfa, 2019

Engin Algül – Türkiye İçin Çevre Politikaları (2016)

Çevre sorunlarını, çevre politikalarını ve ideolojilerini her seviyeden okurun anlayabileceği şekilde ele alan bir kılavuz.

Engin Algül, çevre kirliliği türlerinden küresel ısınmanın nedenlerine ve uluslararası sözleşme ve protokollerde sorunun nasıl yer aldığına birçok önemli konu hakkında bizi bilgilendiriyor.

Kitabın önemli bir katkısı da, çevrenin korunması için elzem olan strateji ve politikaları da irdelemesi.

  • Künye: Engin Algül – Türkiye İçin Çevre Politikaları, Pales Yayınları

Berivan Bingöl – “Bizim Gizli Bir Hikâyemiz Var” (2016)

Eskiden PKK saflarında yer almış yürütmüş, şimdilerde annelik yapmakta olan eski gerillalar nerede?

Bu sorunun yanıtını bulmak amacıyla Güney Kürdistan, İsviçre, Almanya ve Belçika’ya uzanan bir coğrafyada iz süren Berivan Bingöl, bu kadınların nasıl yaşadıklarını, gerillaya katılma sebeplerini, örgütteki deneyimlerini ve en önemlisi de annelik hallerini anlatıyor.

  • Künye: Berivan Bingöl – “Bizim Gizli Bir Hikâyemiz Var”: Dağdan Anneliğe Kadınlar, İletişim Yayınları, kadın, 200 sayfa, 2016