Mahvish Rukhsana Khan – Guantánamo Günlüğüm (2009)

‘Guantánamo Günlüğüm’ kitabının yazarı Mahvish Rukhsana Khan, Afgan asıllı göçmen bir aileye mensup.

2005 yılında Miami Üniversitesi’nde öğrenciyken Guantánamo Körfezi’ndeki Afgan tutsaklara tercümanlık yapmak için gönüllü olur.

Khan kitabında, burada gördüklerinin yanı sıra, tutsakların ailelerinin hikâyesini de anlatıyor.

Kitabına bir pediatri uzmanı olan Dr. Ali Şah Musavi’nin hikâyesi ile başlayan Khan, kampa gerçekleştirdiği ziyaretlerden sonra, çoğunun buraya getirilmiş masum insanlar olduklarını öğrenir.

Khan anılarında, tutsakların anlatımıyla, Amerikan askerlerinin bu kampta yaptıkları insanlık dışı muameleyi ve işkenceyi de gözler önüne seriyor.

  • Künye: Mahvish Rukhsana Khan – Guantánamo Günlüğüm, çeviren: Başak Akın, Literatür Yayıncılık, anı, 220 sayfa
Reklamlar

Geoff Boucher – İdeolojinin Büyülü Çemberi (2019)

Geoff Boucher’in bu önemli çalışması, Ernesto Laclau, Chantal Mouffe, Slavoj Žižek ve Judith Butler’ın postmarksist söylem teorilerinin eleştirel bir okumasından yola çıkarak radikal demokrasinin politik stratejisiyle tanımlanan postmarksizm eğilimini haritalandırmasıyla önemli.

Postmarksizmin doğuş momenti olarak ‘Hegemonya ve Sosyalist Strateji’ ve ‘Olumsallık, Hegemonya, Evrensellik’ kitaplarını merkeze alan Boucher, özellikle bu oluşum evresi boyunca tarihsel sorunsalın kapsamının Laclau ve Mouffe, Buttler ve Žižek’in görüşlerini tarih ve praksisin dışavurumcu ve bireyci kavramları içerisinde ne şekilde kurduğuyla ilgileniyor.

Kitabın ilk bölümü, postmarksizmi tarihsel bağlamına oturtuyor ve teorinin izafiliğinin, “Marksizmin ötesinde” bir değişimin zorunluluğu konusunda postmarksist anlayışı nasıl belirlediğini açıklıyor.

İkinci bölüm, Laclau ve Mouffe’un çalışmalarındaki postmarksizmin başlıca teorik önermelerine dönüyor ve örtük dışavurumcu bir tarih bütünlüğünün bu iki ismin sorunsalına karşılık geldiğini ortaya koyuyor.

Boucher üçüncü bölümde de, Butler’ın Foucault esinli post-Althusserci ideoloji teorisini eleştirel bir şekilde mercek altına alıyor.

Dördüncü bölümde ise, Žižek’in Lacan esinli post-Althusserci ideoloji yaklaşımındaki teorik tereddütleri, politik tersine çevirmeleri ve etik belirsizlikleri inceliyor.

Yazar burada, Žižek’in Mesihçi bir Marksizm doğrultusunda postmarksizmden kopuşunun, tarihin tek özne-nesnesini yeniden yaratma doğrultusundaki imkânsız bir arzuyla biçimlendiğini öne sürüyor.

  • Künye: Geoff Boucher – İdeolojinin Büyülü Çemberi: Laclau ve Mouffe, Butler ve Žižek’in Eleştirisi, çeviren: Akın Sarı, Doruk Yayınları, siyaset, 360 sayfa, 2019

Naşit Hakkı Uluğ – Derebeyi ve Dersim (2009)

Yunus Nadi ve Falih Rıfkı ile aynı ekolden olan Naşit Hakkı Uluğ, feodalizm ve köyüler konularında Cumhuriyet’in yaklaşımının ateşli savunucularındandı.

‘Derebeyi ve Dersim’ de, Cumhuriyet’in Kürt sorununun çözümü konusundaki inkârcı ve şiddet taraftarı yaklaşımını en iyi yansıtan kaynaklardan biri oluşuyla şaşırtıcı değil.

Kürt sorunun müzakere edilmeye başlandığı, ayrıca Dersim Katliamı’nın yeniden tartışıldığı günümüzde, şu ana kadar Türkiye’de egemen olan bu anlayışın ülkeyi getirebileceği tehlikeli durum, Uluğ’un yaklaşımında açıkça görülüyor.

Kitabında feodalizm, Dersim, din, aşiretler ve seyyitler gibi konuları anlatan Uluğ, Kürtlerin Türk soyundan geldiklerini de savunuyor.

  • Künye: Naşit Hakkı Uluğ – Derebeyi ve Dersim, Kaynak Yayınları, siyaset, 82 sayfa

Domenico Losurdo – Pasif Direniş (2019)

Domenico Losurdo’nun bu önemli çalışması, pasif direniş adına toplumsal siyasi bir düzen inşa etmeye kendilerini adamış kişi ve hareketleri derinlemesine inceliyor.

Kitabı özgün kılan hususların başında, pasif direniş idealinden ilham alan hareketleri anlatmakla sınırlı kalmayıp aynı zamanda bu hareketlerin başına gelen ikilemleri, ihanetleri, hayal kırıklıklarını ve hakiki trajedilerini de enine boyuna tartışması.

Kitabına, ABD’de Hıristiyan kölelik karşıtlığı ve pasifizmi anlatarak başlayan Losurdo, devamında da,

  • Pasifist kölelik karşıtlığını,
  • Gandi ve Tolstoy’un pasif direniş öğretilerini,
  • Gandi ve sosyalist hareket arasındaki ilişkiyi,
  • Sömürgecilik karşıtı hareketler ile pasif direniş hareketlerinin buluşmasını,
  • Faşizm ve İkinci Dünya Savaşı karşısındaki pasif direnişi,
  • “Siyahi Gandi” olarak Martin Luther King’i ve Afroamerikan radikalizmini,
  • Gandi’nin dünyadaki şöhretini ve pasif direniş panteonunun inşasını,
  • Ve bunun gibi önemli konuları ele alıyor.

Yazar bunların yanı sıra, nükleer felaket tehlikesi karşısında bulunan bugünkü dünyamızda, gerçekçi bir pasif direnişin imkânları üzerine de düşünüyor.

  • Künye: Domenico Losurdo – Pasif Direniş: Mitin Ötesinde Bir Tarih, çeviren: Emrullah Ataseven, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 336 sayfa, 2019

P. W. Singer – Kiralık Ordular (2009)

Uluslararası Barış Akademisi ve ABD Savunma Bakanlığı’nda çeşitli görevler üstlenen P. W. Singer’ın ‘Kiralık Ordular’ı, özel askeri şirketler üzerine kapsamlı bir çalışma olmasıyla dikkat çekiyor.

Askeri alanda faaliyet gösteren şirketler hakkında ayrıntılı bilgiler veren yazar, bunun yanı sıra, bu endüstriyi uluslararası ilişkiler teorisi, güvenlik çalışmaları, siyasi ekonomi, karşılaştırmalı siyaset, endüstriyel analiz ve davranış gibi farklı bakış açılarıyla masaya yatırıyor.

Singer, askerlikte özelleşmenin tarihini, güvenliğin özelleştirilmesinin nedenlerini, özel şirketler ve sivil-asker dengesini ve işin ahlaki boyutunu anlatıyor.

  • Künye: P. W. Singer – Kiralık Ordular: Özel Askeri Şirketler, çeviren: İsmail Yaman, Timaş Yayınları, siyaset, 542 sayfa

Ahmet İnsel – Türkiye Toplumunun Bunalımı (2019)

Ahmet İnsel’in ilk baskısı 1990’da yapılan ‘Türkiye Toplumunun Bunalımı’ şu cümleyle açılıyor:

❝Türkiye toplumu bir yüzyıldan beri dünya değiştirme sancısıyla yaşıyor.❞

Şimdi genişletilmiş baskısıyla raflardaki yerini alan kitap, ülkenin sancılı modernleşme sürecinin toplumsal dinamiklerini kavramak açısından önemli saptamalar barındırıyor.

İnsel burada, çağdaşlaşma sürecinin toplumsal sorunlarından liberalizm ile muhafazakârlığın Türkiye’ye ilişkin tahayyüllerine, Türkiye’nin kronik rejim bunalımından iktidarda bulunmalarını olağanüstü şartlara borçlu olanlara, siyasal ve iktisadi bir bütün olarak devletçilikten silahlı kuvvetlerin siyasete etkilerine ve Türkiye’nin parlamenter düzeninde siyaset yapmanın belli başlı zorluklarına pek çok konuyu tartışıyor.

Ahmet İnsel, Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi krizi analiz etmekle kalmıyor, bu bunalımın arzulanır bir toplumsal dinamiğe dönüşmesinin koşulları üzerine de düşünüyor.

Akademik veya bilimsel jargona başvurmayan, anlaşılabilir, açık bir üslupla yazılmış kitabın da her seviyeden okura hitap ettiğini de söylemeliyiz.

  • Künye: Ahmet İnsel – Türkiye Toplumunun Bunalımı, İletişim Yayınları, siyaset, 328 sayfa, 2019

Tuluhan Tekelioğlu – Ya Bizdensin Ya da… (2015)

Ayşenur Arslan, Can Dündar, Aydın Doğan, Kadri Gürsel, Bekir Coşkun, Rıdvan Akar, Ahmet Şık ve daha niceleri…

Tuluhan Tekelioğlu’nun bu önemli çalışması, Türkiye medyasında muhalif kalıp bedel ödemiş patronundan muhabirine, köşe yazarından genel yayın yönetmenine pek çok gazeteciyle yapılmış söyleşilerle, Türkiye’deki basın özgürlüğünün hali pür melalini ortaya koyuyor.

Nasıl bir dönemden geçtiğimizi, ne bedeller ödediğimizi daha yakından görmek için.

Kitapta söyleşileri bulunan isimlerin tam listesi:

Can Dündar, Fatih Yağmur, Ayşenur Arslan, Uluç Özcü, Murat Aksoy, Sibel Oral, Doğan Ertuğrul, Fatih Altaylı, Derya Sazak, Sevim Gözay, Rıdvan Akar, Bekir Coşkun, Yekta Kılıç, Hasan Cemal, Mine G. Kırıkkanat, Kadri Gürsel, Mustafa Kuleli, Ahmet Şık ve Aydın Doğan.

  • Künye: Tuluhan Tekelioğlu – Ya Bizdensin Ya da…,, Kırmızı Kedi Yayınevi, 234 sayfa, siyaset, 2015