Onat Kutlar – Sinema Bir Şenliktir (2010)

Daha önce de çeşitli baskıları yapılan ‘Sinema Bir Şenliktir’, Onat Kutlar’ın sinema yazılarını bir araya getiriyor.

Bilindiği gibi Kutlar, 1965-76 yılları arasında Türk Sinematek’in kurucularından biri ve yönetmeni olarak görev yapmıştı.

Elimizdeki kitapta ise, bu önemli ismin 1960’tan başlayarak Meydan, Yeni Sinema, Milliyet Sanat, Papirüs ve Hürriyet Gösteri gibi dergilerde yayımlanan sinema yazıları bulunuyor.

Yabancı sinemacılar, onlarla ilgili düşünce ve değerlendirmeler, sinema şenlikleri, sinema temaları ve türleri, bu yazıların başlıca konularını oluşturuyor.

Kitap, ilk kez yayımlandığı 1985 yılından bu yana, sinemaya ilgi duyan okurlar için bir rehber olmaya devam ediyor.

  • Künye: Onat Kutlar – Sinema Bir Şenliktir, Yapı Kredi Yayınları, sinema, 179 sayfa

Umut Tümay Arslan – Mazi Kabrinin Hortlakları (2010)

Umut Tümay Arslan ‘Mazi Kabrinin Hortlakları’nda, Yeşilçam sinemasını bir büyük hikâye olarak okumaya girişerek, toplumsal iktidarla duygular arasındaki sıkı ilişkiyi irdeliyor.

Bu büyük hikâyede öne çıkan ‘Sevmek Zamanı’, ‘Vesikalı Yarim’, ‘Gelin’ ve ‘Umut’ gibi filmlere odaklanan Arslan, bunların “Sinema ulusal gözyaşını, ulusal kahkahayı, ulusal histeriyi nasıl üretiyor?” sorusunu ne şekilde yanıtladığını araştırıyor.

Kitapta, Zeki Müren filmlerindeki “bakış” ve “ses”in, izleyicide neden tamlık, bütünlük duyguları uyandırdığı; melodram filmlere yönelik ikircikli ruh halinin temel nedenleri; Türkiye’nin, ulusal melankolinin dinamikleri aracılığıyla geçmişiyle kurduğu ilişki ve 1960’ların ortalarından itibaren artan toplumsal hareketlilik ve değişim talebinin, nasıl karşıt sinema anlayışları doğurduğu gibi birbirinden ilginç konular ele alınıyor.

  • Künye: Umut Tümay Arslan – Mazi Kabrinin Hortlakları: Türklük, Melankoli ve Sinema, Metis Yayınları, inceleme, 363 sayfa

Rudolf Arnheim – Sanat Olarak Sinema (2010)

Rudolf Arnheim ‘Sanat Olarak Sinema’da, sinema ortamının temel öğeleriyle gerçekte algıladıklarımız arasındaki ilişkiye odaklanıyor.

Arnheim, sinemanın sanatsal olanaklarını sağlayan ne gibi farklılıklara sahip olduğunu araştırırken, sinema sanatının çalışma ilkelerini de ortaya koyuyor.

Biçim, içerik ve işlevindeki tüm değişikliklere rağmen, filmlerin en hakiki biçimde etkili olmayı hâlâ görsel ortamının temel özelliklerine dayanarak başardıklarını söyleyen Arnheim, sinema ve gerçeklik, bir filmin yapılışı, kurgu ilkeleri, sinema tekniği ve filmin içeriği gibi konuları, ayrıntılı bir bakışla ele alıyor.

Bugün sinemayla ilgili yazılarda fazlaca içerik analizi, fazlaca temel ilke anatomisi ve hatta felsefe bulunduğunu söyleyen Arnheim’e göre, günümüz sinemasında yüksek estetik kalite ve gişe başarısı arasındaki fark bulanıklaşmıştır.

  • Künye: Rudolf Arnheim – Sanat Olarak Sinema, çeviren: Rabia Ünal Tandoğan, Hil Yayın, eleştiri, 184 sayfa

Bülent Diken ve Carsten B. Laustsen – Filmlerle Sosyoloji (2010)

Bülent Diken ve Carsten Laustsen imzalı ‘Filmlerle Sosyoloji’, filmlerin toplumsal gerçeği ne şekilde yansıttığını veya daha da önemlisi nasıl meşrulaştırdığını irdeliyor.

Toplumsal teori yaparken filmleri analiz etmenin nasıl imkânlar sunduğunu irdeleyen çalışma, Ferzan Özpetek’in ‘Hamam’ı üzerinden şeylerin “ilişkiselliğini”; Harry Hook’un ‘Sineklerin Tanrısı’ aracılığıyla, savaşın, medeniyetlerin ilerlemesinde yarattığı büyük aksaklıkları; Fernando Meirelles’in ‘Tanrı Kenti’ aracılığıyla, hayatı kültürel ve siyasi biçimlerden mahrum bırakılmış ötekileri ve nihayet, David Fincher’in ‘Dövüş Kulübü’nden hareketle, bir bağ kurma/koparma biçimi olarak mazoşizmi ele alıyor.

  • Künye: Bülent Diken ve Carsten B. Laustsen – Filmlerle Sosyoloji, çeviren: Sona Ertekin, Metis Yayınları, sosyoloji, 226 sayfa

İpek Elif Atayman – Costa Gavras ve Politik Gerilim Sineması (2019)

1970’li yıllardan itibaren “politik film” geleneğinin önemli bir temsilcisine dönüşen Costa Gavras, ‘Ölümsüz’, ‘İtiraf’, ‘Sıkıyönetim’, ‘Kayıp’, ‘Müzik Kutusu’ ve ‘Amen’ gibi filmleriyle hem türün hem de ana akım sinemanın sınırlarını zorladı.

İpek Elif Atayman’ın bu şahane çalışması da, Gavras sinemasını çok yönlü bir şekilde masaya yatırıyor.

Bunu yaparken öncelikle “sinema” ve “politika” kavramlarını tartışan yazar, devamında da,

  • Sinemada türlerin sınıflandırılması,
  • Auteur sineması,
  • Sinemanın endüstrileşmesi,
  • İktidar ve sinema,
  • Sinemada tür olarak politik filmler veya siyasal filmler,
  • Politik kamera,
  • İtalyan yeni gerçekçiliği,
  • Ve Costa Gavras sinemasında iktidarın tezahürü gibi pek çok konuyu irdeliyor.

Çalışmanın, politik filmin tarihine ilişkin tezleri, Yeni Gerçekçilik’ten Ken Loach’a uzanan bir çizgide ve akıcı bir üslupla özetlenmesinin, esere temel bir kaynak niteliği kazandırdığını da özellikle belirtelim.

  • Künye: İpek Elif Atayman – Costa Gavras ve Politik Gerilim Sineması, Ayrıntı Yayınları, sinema, 96 sayfa, 2019

David Gilmour – Film Kulübü (2010)

David Gilmour ‘Film Kulübü’nde, lisede sorunlu bir dönem geçiren, geleceği belirsiz bir oğul ile onun yaşadığı sıkıntıyı filmler aracılığıyla gidermeye çalışan babasının hikâyesini anlatıyor.

Jesse, dikkat çekecek derecede sorunlu bir kişilik sergilemektedir.

Bu sıkıntılar öyle bir hale gelmiştir ki, çocuğun liseden ayrılması an meselesidir.

Durumu fark eden baba, oğlunun yaşadıklarına çözüm olmak için filmlere başvurur.

Her hafta baba tarafından seçilen üç film izlemek, buradaki tek kuraldır.

Baba ile oğul, seçilen filmleri izleyecek, bu filmlerden yola çıkarak hayata dair uzun soluklu sohbetlere girişecek; bu arada ilişkileri üzerine düşünmeye de fırsat bulacaklardır.

  • Künye: David Gilmour – Film Kulübü, çeviren: Dost Körpe, Domingo Kitap, roman, 223 sayfa

Bülent Küçükerdoğan – Sinemada Kurgu ve Eisenstein (2014)

Bülent Küçükerdoğan ‘Sinemada Kurgu ve Eisenstein’da, sinema ve kurgu ustası Sergei Eisenstein’ın kurgu kuramını, unutulmaz filmi ‘Potemkin Zırhlısı’ üzerinden çözümlemeler üzerinden anlatıyor.

Küçükerdoğan, iki bölümden oluşan kitabına, kurgunun bir sanat olarak gerçekliğini sorgulayarak başlıyor.

Kurgunun tanımı ve temel işlevleri; sınıflandırılması ve türleri; kurgunun uzunluğunun belirlenmesi ve temel özellikleri, bu bölümde ele alınan konulardan birkaçı.

Yazar kitabının ikinci bölümünde ise, kurgunun öncüsü Eisenstein’ı; onun film ve kurgu kuramını, kapsamlı bir gözle inceliyor.

Yazar incelemesini de, ‘Potemkin Zırhlısı’nı merkeze alarak yapıyor.

  • Künye: Bülent Küçükerdoğan – Sinemada Kurgu ve Eisenstein, Hayalperest Kitap, sinema, 165 sayfa