Wilhelm von Rubruk – Moğolların Büyük Hanı’na Seyahat (2019)

Wilhelm von Rubruk’un 1253-55 arasını kapsayan bu efsane gezisi, Moğollar hakkında ilk köklü bilgileri veren birinci el kaynaklardan biri.

On üçüncü yüzyılda, hızla yükselen ve önüne çıkan her gücü adeta öğüten Moğollar, Doğu’nun yanı sıra Batılı ülkeler için de büyük bir tehlike olarak belirmeye başlamıştı.

Bu süreçte Hıristiyan dünyanın ilk adımı, doğal olarak Moğolları tanımak amacıyla onların yaşadığı bölgeye misyonerler göndermek oldu.

İşte tanınmış seyyah Rubruk da, Fransa Kralı’nın emriyle misyonerlik yapmak üzere Moğol dünyasını gönderilen isimlerden biriydi.

Rubruk’un seyahati, Moğolların siyasî ve toplumsal tarihi hakkında çok önemli detaylar sunuyor.

Burada, Moğollara dair anlatılan kimi konular şöyle:

  • Moğolların evleri,
  • Çadır yaşamları,
  • Dinî âdetleri,
  • Beslenme ve süt ekonomileri,
  • Yedikleri hayvanlar,
  • Giyimleri,
  • Avcılıkları,
  • Estetik beğenileri,
  • Erkekleriyle kadınları arasındaki iş bölümü,
  • Aile yapıları,
  • Yasaları,
  • Coğrafyası ve iklimi,
  • Mimari yapıları,

Rubruk bütün bu konuların yanı sıra, seyahati boyunca karşılaştığı Nasturîleri, Müslümanları ve putperestleri, ayrıca Moğol Hükümdarı Möngke Han’ın huzuruna çıkışını da ayrıntılı bir şekilde tasvir ediyor.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi, Rubruk’un kitabı, Plano Carpini’nin hemen hemen ayrı dönemde yazılmış ve daha önce burada da yer verdiğimiz seyahatnamesiyle birlikte, Moğollara dair en önemli kaynaklardan biri.

  • Künye: Wilhelm von Rubruk – Moğolların Büyük Hanı’na Seyahat: 13. Yüzyılda İstanbul’dan Karakurum’a Yolculuk, 1253-1255, çeviren: Ergin Ayan, Kronik Kitap, seyahatname, 224 sayfa, 2019
Reklamlar

Suat Karaman – İbn Battûta’ya Göre 14. Yüzyılda Anadolu (2015)

Anadolu coğrafyasını ele alan seyyahlardan biri de, 1333 yılında buraya gelerek bölgenin pek çok şehrini gezen meşhur seyyah İbn Battûta’ydı.

Karaman, Battûta’nın seyahatnamesinde, Anadolu’nun sosyal ve kültürel hayatına, ilim adamları ve ilim mekânlarına, mezhepler ve tarikatlarına, iktisadi faaliyetlerine dair ayrıntıları aydınlatıyor.

  • Künye: Suat Karaman – İbn Battûta’ya Göre 14. Yüzyılda Anadolu, Kozmos Yayınları

Louis-Antoine de Bougainville – Dünyanın Çevresinde Yolculuk (2009)

‘Dünyanın Çevresinde Yolculuk’ta Louis-Antoine de Bougainville, 18. yüzyılda yaptığı ilginç bir deniz yolculuğunu anlatıyor. Canlı bir anlatıma ve seyre dair zengin ayrıntılara sahip eserinde Bougainville, uğradığı adalar ve onları kuşatan denizler, aşılan boğazlar ve geçitleri okurlarıyla paylaşıyor.

Kitabın bu niteliğiyle, denizcilik konusunda önemli bir kılavuz olduğu söylenebilir. 18. yüzyılda denizdeki protokol kuralları, sömürge yönetimleri ve sömürge tarihi konusunda önemli bilgiler barındıran kitapta, kimi yörelerin betimlemesi, kıyının görünümü, akıntıların yönü ve rüzgâr rejimi gibi birçok zengin ayrıntı yer alıyor.

  • Künye: Louis-Antoine de Bougainville – Dünyanın Çevresinde Yolculuk, çeviren: Ömer Bozkurt, Yapı Kredi Yayınları, coğrafya, 350 sayfa

Ernst Christoph Döbel – Bir Faytoncunun Serüvenleri (2015)

Saksonyalı Faytoncu kalfası Ernst Christoph Döbel, bildiğimiz anlamda bir faytoncu olmayı reddeden, özgür ruhlu ve başka dünyalara meraklı karakterlerdendi.

Bu kitap, Döbel’in Saksonya’dan İskenderiye’ye uzanan maceralarla dolu uzun seyahatine dair anılarını sunuyor.

Seyahat masraflarını araba tamiratı yaparak çıkaran Döbel, Viyana’dan Belgrad’a, İstanbul’dan Edirne’ye, İzmir’den Kudüs ve Mısır’a uzanan maceralarla dolu bir yolculuğa çıkmış.

  • Künye: Ernst Christoph Döbel – Bir Faytoncunun Serüvenleri, çeviren: Christina Schnettger, Say Yayınları

Plano Carpini – Moğolistan Seyahatnamesi (2018)

Ortaçağ Avrupa’sının en büyük korkularından biri, Moğol İmparatorluğu’nun kendilerini birebir tehdit eden bir güce dönüşmesiydi.

Hele hele Moğol ordularının 13. yüzyılda Macaristan’ı geçip, Adriyatik kıyılarına kadar dayanması, Avrupa’nın tabir-i caizse yüreğini ağzına getirmişti.

Bu dönemde Papa Innocentius, Moğollara elçi yollayıp, barış girişimlerinde bulunmalarını emretmişti.

Dönemin ünlü seyyahı, keşiş Plano Carpini de, bu emre uyarak büyük bir cesaretle Moğol topraklarına, hükümdarın ayağına kadar gitmişti.

Carpini, Moğol topraklarında aylarca kalmış, onları yakından tanımış ve geri döndüğünde izlenimlerini bizzat Papa’ya sunmuştu.

İşte altın değerinde bir tarihi kaynak olan Carpini’nin bu seyahatnamesi, dönemin Moğol İmparatorluğu’nun kapsamlı bir değerlendirmesini sunuyor.

Carpini, yalnızca Moğol topraklarında gördüklerini anlatmıyor, aynı zamanda Moğolların gelenekleri, yaşamları, kılık kıyafetleri, inançları, Ritus adı verilen Moğol dini törenleri, tarihleri, savaşma biçimleri ve başka uluslarla ilişkileri hakkında çok önemli bilgiler veriyor, ayrıca Batılıların Moğolların ilerleyişine karşı ne gibi tedbirler alabileceği konularında kimi ilgi çekici önerilerde bulunuyor.

Moğolların en güçlü oldukları dönem hakkında, birinci elden yazılmış iyi bir kaynak.

  • Künye: Plano Carpini – Moğolistan Seyahatnamesi: 13. Yüzyılda Avrupa’dan Asya’ya Yolculuk, 1245-1247, çeviren: Ergin Ayan, Kronik Kitap, seyahatname, 176 sayfa, 2018

James Ellsworth De Kay – 1831-1832 Türkiye’sinden Görünümler (2009)

Amerikalı doğa bilimci James Ellsworth De Kay, kolera araştırması için İstanbul ve İzmir’i ziyaret etmişti.

Seyahatnamesini ilk olarak 1883’te yayımlayan De Kay, burada mesleğinin verdiği bilgiyle, geçtiği bölgenin coğrafyası, iklimi, doğal yapısı, bitki örtüsü ve canlı türleri hakkında bilgiler veriyor.

Yazar, Türkiye ziyaretini toplumsal, kültürel, siyasal ve iktisadi gözlemler yaparak değerlendiriyor.

Kitap, yazarın tıp doktoru olarak İstanbul’daki kolera salgını ve tedavisiyle ilgili gözlemleri ve 1830 tarihli Osmanlı-Amerikan anlaşmasının imzası için yapılan girişimler hakkında önemli bilgiler veriyor.

  • Künye: James Ellsworth De Kay – 1831-1832 Türkiye’sinden Görünümler, çeviren: Serpil Atamaz Hazar, ODTÜ Yayıncılık, tarih, 420 sayfa

J. F. Michaud ve J. J. F. Poujoulat – Batı Anadolu 1830 (2015)

Pire’den yola çıkıp, 20 Haziran 1830’da İzmir’e, oradan İstanbul’a uzanan ikilinin seyahat izlenimleri.

Efes, Midilli, Pınarbaşı, Troya, Çanakkale, Gelibolu, Erdek ve İstanbul gibi durakları kat eden yazarlar, o dönemin Anadolu’sunun tarihi ve toplumsal hayatına dair önemli ipuçları sunuyor.

  • Künye: J. F. Michaud ve J. J. F. Poujoulat – Batı Anadolu 1830, çeviren: Nedim Demirtaş, Say Yayınları