Louis William Francis – Sanatçılar ve Düşünürler (2011)

  • SANATÇILAR VE DÜŞÜNÜRLER, Louis William Francis, çeviren: Orhan Düz, Kapı Yayınları, felsefe, 181 sayfa

Şu ana kadar sanat ve felsefe temalı muhtelif çalışmalara imza atmış olan Louis William Francis ‘Sanatçılar ve Düşünürler’ adlı kitabında, filozof ve sanatçıların sanat hakkındaki düşüncelerini, çalışma yöntemlerini ve onların eserlerindeki önemli düşünsel ve sanatsal motifleri açığa çıkarmayı amaçlıyor. Francis bu bağlamda, Maeterlinck, Wagner, Rodin, Hegel, Tolstoy ve Nietzsche’yi ele alıyor. Yazar, bu altı ismin sanatla ne tür bağlar geliştirdiğini irdelerken, aynı zamanda bir meseleye ve böylelikle bir felsefeye sahip olmanın, tümünün ortak yönü olduğunu gözler önüne seriyor. “Sanatçı aslında bir düşünür, düşünür de bir sanatçı mıdır?” sorusunun yanıtını arayan Francis’in burada ilgilendiği asıl konu, sanat ile felsefe arasındaki etkileşim ile sanatçıdaki düşünürün ve düşünürdeki sanatçının izini sürmek.

Reklamlar

Gavin Ambrose ve Paul Harris – Görsel Grafik Tasarım Sözlüğü (2011)

  • GÖRSEL GRAFİK TASARIM SÖZLÜĞÜ, Gavin Ambrose ve Paul Harris, çeviren: Bilge Barhana, Literatür Yayınları, sözlük, 288 sayfa

Grafik tasarımcı Gavin Ambrose ile serbest yazar ve gazeteci Paul Harris’in hazırladığı ‘Görsel Grafik Tasarım Sözlüğü’, grafik tasarımında ve onun bağlantılı olduğu çok çeşitli başka disiplinlerde sıklıkla kullanılan çok sayıda terimi açıklıyor. Bu pratik sözlük, “italik” ve “oblique” gibi çoğu zaman yanlış kullanılan veya kafa karıştıran terimlerin anlamlarını açıklamakla kalmıyor; aynı zamanda, “üst baskı”, “sürprint” ya da “yazının dişi kullanımı” gibi işlemler arasındaki farkları da netleştiriyor. Sözlüğü özgün kılan bir husus da, alana dair çok sayıda terimi, grafik tasarımın gelişimini etkileyen tarihi ve kültürel olaylarla harmanlayarak ele alması. Kaliteli baskısı ve görsel zenginliğiyle de dikkat çeken sözlük, profesyonellere olduğu kadar, grafik tasarımı merak edenlere de ziyadesiyle hitap ediyor.

Bedrettin Cömert – Croce’nin Estetiği (2007)

  • CROCE’NİN ESTETİĞİ, Bedrettin Cömert, De Ki Yayınları, sanat, 144 sayfa

Bedrettin Cömert’in, tam adı ‘Benedetto Croce’nin Estetiğinde İfade Kavramı ve İfadenin Kimlik Sorunu’ olan bu kitabı, yayımlanışının üzerinden uzun yıllar geçtiği halde, estetik alanında hâlâ en yetkin eserlerden biri olarak duruyor. Cömert’in, Croce üzerinden dillendirdiği temel eleştiri, sanatın yalnızca bir oyundan ibaret görülmesinin, zamanla, sanatın gerçek karakteri olan estetiği dışladığı şeklinde özetlenebilir. Dolayısıyla Cömert, yoz sanat anlayışının, yaratıyı bazı teknik cambazlıklara indirgediğini ve bu yozluğun da giderek artacağı kuşkusunu dillendirmişti. Günümüz sanat anlayışı düşünüldüğünde, Cömert’in bu korkusunda ne kadar haklı olduğunu kabul etmemek de mümkün değil.

Ufuk Çakmak – Elit Bir Fahişenin Öyküsü (2011)

  • ELİT BİR FAHİŞENİN ÖYKÜSÜ, Ufuk Çakmak, Pan Yayınları, inceleme, 160 sayfa

Ufuk Çakmak ‘Elit Bir Fahişenin Öyküsü’nde, Guiseppe Verdi’nin ‘La Traviata’ operasının iyi yürekli fahişesi Violetta’yı inceliyor. Hatırlanacağı gibi birinci perdede Violetta karakteri, eğlence ve arzu düşkünü olarak tasvir edilecek, ikinci perdede sevdiği uğruna kendini feda edecek, üçüncü perdede ise, geç de olsa asil seçimi anlaşılacak ve sonunda trajik bir şekilde ölecektir. Çakmak, Violetta’nın öyküsünü merkeze alarak eseri perde perde inceliyor ve bunu yaparken de, bir opera bestecisi olarak Verdi’nin portresini sunuyor. Kitap, klasik müzik bilgisini derinleştirmek isteyen veya eser analizi arayan okurlar için iyi bir fırsat.

Hatice Bilen Buğra – 1914’lerden 1940’lara Türk Resim ve Romanında Gerçekçilik (2007)

  • 1914’LERDEN 1940’LARA TÜRK RESİM VE ROMANINDA GERÇEKÇİLİK, Hatice Bilen Buğra, Ötüken Yayınları, kültür, 320 sayfa

 

Resim ve edebiyat, Osmanlı modernleşmesinin iki ana eksenini oluşturuyordu. Hatice Bilen Buğra’nın bu çalışması, bu iki alanda oluşturulmuş eserlerden hareketle, eserlerin üretildiği dönemin kültürel ve toplumsal altyapısını, atmosferini “gerçekçilik” çerçevesinden anlamaya çalışıyor. Söz konusu süreçte Batı tarzı resim ve edebiyata geçişi hazırlayan koşullar, bunların dönemin sanatçıları tarafından nasıl algılandıkları ve gerçekçiliğin sanatçıların eserlerinde sergileniş biçimleri, Buğra’nın odaklandığı başlıca konular. Kitabın ağırlık noktasını resim sanatı oluşturmakla beraber Buğra, çalışmasında romanda gerçekçiliğin işleniş biçimini de irdeliyor.

Gertrude Stein – Picasso (2007)

  • PICASSO, Gertrude Stein, çeviren: Kaya Özsezgin, Dünya Kitapları, biyografi, 84 sayfa

Gertrude Stein, “Picasso, kendi görkemini yaratmıştır” diyor. Modernist edebiyatın önemli isimlerinden Stein elimizdeki kitapta, Picasso’yla olan yakın arkadaşlığının verdiği deneyimden de yararlanarak, yirminci yüzyılın en önemli ressamlarından birinin sanatının hikâyesini ele alıyor. Picasso’nun sanatının yıllar geçtikçe nasıl evrildiğine tanıklık etmiş olan Stein’ın kitabı, Picasso’nun sanatındaki evrimi çok iyi gözlemlemiş olması yönüyle dikkate değer diyebiliriz. Kitap, bir edebiyatçı olarak Stein’ın, ressam Picasso üzerinden, resim ve edebiyat arasında kurduğu koşutluklarla da ilgiye değer. Kitabın sonunda, Picasso’nun eserlerinden seçilmiş bir albüm de bulunuyor.

Kolektif – Estetik ve Politika (2006)

  • ESTETİK VE POLİTİKA, Kolektif, çeviren: Ünsal Oskay, Alkım Yayınları, felsefe, 455 sayfa

‘Estetik ve Politika’ isimli bu derleme, Moskova’da Almanca olarak yayımlanan ve sürgündeki anti-faşist yazarların organı olan Das Worth dergisinde 1938 yılında patlak veren dışavurumculuk tartışmasına ilişkin Bloch, Lukács, Brecht, Benjamin ve Adorno imzalı ünlü metinleri bir araya getiriyor ve sorunu tarihsel bir perspektiften görebilmeyi amaçlıyor. Kitapta, Fredric Jameson’un bu yazılar hakkında kaleme aldığı kapsamlı bir sunumun yanı sıra, Theodor Adorno’nun iki, Ernst Bloch, György Lukacs, Bertolt Brecht ve Walter Benjamin’in de birer yazısı bulunuyor. Kitapta ayrıca, Ahmet Oktay’ın, makalelerin odaklandığı konularla ilgili kaleme aldığı bir yazı da yer alıyor.