Camille Laurens – On Dört Yaşındaki Küçük Dansçı (2019)

“Modellik yapıyordu, ressamlara ya da heykeltıraşlara poz veriyordu. Bunların arasında Edgar Degas da vardı. Atölyesinde poz verirken onun sayesinde diğer küçük kızlardan daha ölümsüz olacağını biliyor muydu acaba?”

Edgar Degas’nın ‘On Dört Yaşındaki Küçük Dansçı’ heykeli, çığır açan bir eser olduğu kadar ilk kez 1881 yılında sergilendiği zaman ve daha sonrasında yarattığı tartışmalar vesilesiyle de çok önemlidir.

Camille Laurens de bu önemli çalışmasında, bu heykelin hikâyesini  anlatıyor, daha da önemlisi heykelin başlattığı tartışmaların sıkı bir analizini sunuyor.

Çalışmanın katkısı bununla da sınırlı değil.

Laurens’in eseri, heykel için poz veren Marie Geneviève Van Goethem ile yaşıtı çocukların yaşadıkları dramı, Paris Operası’nın kulislerinin içyüzünü ve Degas’nın yaratım sürecini zengin ayrıntılar eşliğinde ele alıyor.

  • Künye: Camille Laurens – On Dört Yaşındaki Küçük Dansçı, çeviren: Şehsuvar Aktaş, Yapı Kredi Yayınları, sanat, 112 sayfa, 2019
Reklamlar

Giorgio Agamben – İçeriksiz Adam (2019)

İtalya’nın önde gelen düşünürlerinden Giorgio Agamben ‘İçeriksiz Adam’da, modern çağda sanatın durumu üzerine düşünüyor.

Hegel’in, sanatın ruhsal işlevini tükettiği ve ruhun kendi gelişiminde sanatın yerinin eskisi denli güçlü olmadığı tezini dikkate alan Agamben, buna karşılık sanatın yok olmaktan ziyade belirsiz bir şekilde de olsa varlığını nasıl sürdürdüğünü tartışıyor.

Modern estetiğin doğuşu, sanatçı izleyici, form ve madde gibi konular etrafında tartışmasını yürüten Agamben, estetik teori tarihinin Kant’tan Heidegger’e kadar yaratıcı bir yorumunu sunuyor ve dahası, modern müzenin doğuşu ve sanat ile terör arasındaki ilişki gibi konularda özgün bakış açıları geliştiriyor.

Modern çağda sanatın kaçınılmaz kaderi olarak “Kitsch”i yorumlayan ve Dürer’in Melancolia’sının özgün bir yorumunu da sunan çalışma, sanat, sanat tarihi, estetik, estetik tarihi ve popüler kültürle ilgilenenlerin kaçırmak istemeyeceği türden.

  • Künye: Giorgio Agamben – İçeriksiz Adam, çeviren: Kemal Atakay, MonoKL Yayınları, estetik, 144 sayfa, 2019

Gülgün Yılmaz – Tezgâhtan Tuvale (2009)

Gülgün Yılmaz ‘Tezgâhtan Tuvale’ başlıklı elimizdeki eserinde, on yedinci yüzyıl Hollanda ve Flaman resminde Osmanlı halılarının nasıl tasvir edildiğini inceliyor.

Halıları tiplerine göre sınıflandırarak veren Yılmaz, daha spesifik konularda araştırma yapmak isteyenlere kolaylık olması için, her tabloyla ilgili görsel malzemeyi de veriyor.

Çalışma, Hollandalı ve Flaman ressamların İran ve Hint halılarının yanı sıra, Batı Anadolu halılarını da severek resmettiklerini gözler önüne sermesiyle dikkat çekiyor diyebiliriz.

On yedinci yüzyılda Hollanda ile Osmanlı devleti arasındaki ticari ilişkilerle başlayan kitap, dönemin Hollanda ve Flaman resminde tasvir edilen halıların ayrıntılı bir dökümünü veriyor.

Kitabın kapağında ise, Vermeer’in ünlü Uyuyan Kız adlı tablosunda resmettiği bir Uşak halısı görülüyor.

  • Künye: Gülgün Yılmaz – Tezgâhtan Tuvale, Bağlam Yayınları, sanat, 112 sayfa

Firdevs Candil Erdoğan (haz.) – Leonardo da Vinci (2015)

Rönesans aydını tabirine hakkını veren, hayal gücünün sınır tanımazlığıyla şaşkınlığa uğratan da Leonardo da Vinci’nin hayatı ve eserlerine giriş konusunda iyi bir kaynak.

Zengin görselleriyle de dikkat çeken kitap, da Vinci’nin yaşadığı çağı, sanatının izlediği seyri, sıra dışı dehasını ve farklı alanlarda ortaya koyduğu eserleri aydınlatıyor.

Kitap, Leonardo da Vinci’nin yaşamının yanı sıra, O’nun içinde yaşadığı çağ ile günümüz arasında köprü kuruyor ve okurlarının, da Vinci’nin üretkenliği, dünya görüşü ve eserleri hakkında fikir sahibi olmasını sağlıyor.

Kitap, içerdiği pek çok görselle de dikkat çekiyor.

  • Künye: Firdevs Candil Erdoğan (haz.) – Leonardo da Vinci, Hayalperest Kitap, sanat tarihi, 96 sayfa, 2015

John Berger – Manzaralar: Sanat Üzerine Yazılar (2019)

John Berger’in hayatı boyunca sanatçılar üzerine yazdığı metinler, ‘Portreler’ başlığıyla yaklaşık bir yıl önce yayımlanmıştı.

Bu kitabın devamı olarak okunabilecek elimizdeki eser ise, Berger’in sanat üzerine yazılarının derlenmesinden oluşuyor.

Berger, oldukça üretken bir yazardı ve hayatı boyunca kaleme aldığı sanat yazıları da ele aldığı konuyu daha geniş bir çerçevede yorumlamasıyla benzerlerinden ayrılıyordu.

Kitapta karşımıza çıkan yazıların her biri, Berger’in karakteristiği olarak sanatı canlandırıcı ve özgürleştirici bir deneyim olarak ele alıyor.

Başka bir deyişle Berger, bir manzaraya bakarken onu yaşayanlar için yalnızca bir dekor olarak değil, ardında mücadelelerin, başarıların ve kazalarının yansıdığı bir perde olarak yorumluyor.

Kitap iki bölümden oluşuyor:

‘Haritaları Yeniden Çizmek’ başlıklı ilk bölüm, Berger’ın düşüncesini şekillendiren bireylerden söz eden yazılarını bir araya getiriyor.

‘Arazi’ başlıklı ikinci bölüm ise, Berger’in muhtelif sanat üzerine geniş çerçevede odaklanan yazılarını sunuyor.

Antal’ten Raphael’e Brecht’ten Barthes’a ve Benjamin’e pek çok ismin karşımıza çıktığı bu yazılar, aynı zamanda Rönesans sanatının berraklığı, romantiklerin ikilemi, Viktorya dönemi vicdanı, Kübizm, Sovyet estetiği, günümüzde sanat ve mülkiyet, Bienal, müzenin tarihsel işlevi ve ideal eleştirmen gibi birçok ilgi çekici konuyu irdeliyor.

  • Künye: John Berger – Manzaralar: Sanat Üzerine Yazılar, çeviren: Beril Eyüboğlu, Metis Yayınları, sanat, 264 sayfa, 2019

Caroline Larroche – Büyük Sanatçılar (2015)

Botticelli’den Michelangelo’ya, Rembrandt’tan Goya’ya, Delacroix’dan Degas’ya, Duchamp’tan Picasso ve Dali’ye, güzellik ve coşkuyla yaratmış resim ve heykel sanatçılarına dair pratik bilgiler.

Tam kırk yedi sanatçının yer aldığı kitap, şahane illüstrasyonlarıyla da dikkat çekiyor.

  • Künye: Caroline Larroche – Büyük Sanatçılar, illüstrasyonlar: Heidi Jacquemoud, çeviren: Alev Er, NTV Yayınları

Kolektif – Cézanne (2009)

Kaliteli bir baskıyla yayımlanan ‘Cézanne’, 19. yüzyılın en karmaşık ressamlarından Paul Cézanne’ın sanatına odaklanıyor.

1839’da Aix-en-Provence’ta doğan Cézanne, özellikle 20. yüzyıl başlarında Matisse, Picasso, Braque, Vlaminck ve Derain gibi avangard sanatçılar tarafından ciddiye alınmaya başlandı.

Oysa kariyeri boyunca geliştirdiği ve yapıtlarının hiçbirinde bütünlüklü olarak somutlaştırmadığı özgün sanatsal yöntemiyle Cézanne, yaşarken hak ettiği ilgiyi alamamıştı.

Bu eser, “Sanat hakkında hüküm vermem gerektiğinde, resmimi alıp bir ağacın ya da bir çiçeğin, Tanrı’nın yarattığı bir nesnenin yanına koyarım. Ortada bir uyum yoksa sanat da yok demektir.” diyen öncü bir ismin sanatını irdeliyor.

  • Künye: Kolektif – Cézanne, çeviren: Cem İleri, Yapı Kredi Yayınları, sanat, 255 sayfa