Mustafa Sönmez – Paran Kadar Sağlık (2011)

  • PARAN KADAR SAĞLIK, Mustafa Sönmez, Yordam Kitap, siyaset, 157 sayfa

 Temel bir insan hakkı olan sağlığın, kâr amacı güden bir alan olarak tasarlanmaya çalışılması sadece Türkiye’de değil, dünya çapında yaşanan önemli bir sorun. İktisatçı Mustafa Sönmez ‘Paran Kadar Sağlık’ta, sağlığın bir meta haline getirilmesi anlamına gelen “kapitalist tıp modeli”ni kapsamlı bir bakışla irdeliyor. Sönmez ilk olarak, dünyada sağlık hakkının metalaşmasını, neoliberal sağlık politikalarında Dünya Bankası-IMF etkisini ele alıyor. Yazar devamında ise, Türkiye’de sağlık hakkı ve sağlık harcamalarını; sağlıkta özel sermaye birikiminin boyutlarını ve sağlıkta uygulanan “dönüşümler”in haklarını budadığı çalışanları anlatıyor.

Reklamlar

Metin Özata – Sağlıklı Vücudun Görünmez İşçileri Hormonlar (2011)

  • SAĞLIKLI VÜCUDUN GÖRÜNMEZ İŞÇİLERİ HORMONLAR, Metin Özata, Hayy Kitap, sağlık, 104 sayfa

 

Metin Özata ‘Sağlıklı Vücudun Görünmmez İşçileri’nde, hormonların salgılandığı hipotalamus, hipofiz, tiroid, paratiroid, böbreküstü bezi, testis ve yumurtalık bezleri ve bunlarla ilişkili hastalıkları ele alıyor. Hormonlar, Özata’nın da belirttiği gibi, hayati öneme haiz. Onlar çalışmadan adım atmamız mümkün değil. Gelişme, metabolizma, büyüme, üreme, seks, duygu durumu, âdet görme, iştah, sindirim ve vücut ısısı gibi yaşamsal faaliyetlerimiz hep onlara bağlı. Ayrıca şeker hastalığı, boy kısalığı, kilo alma, tansiyon yüksekliği, tüylenme, kemik erimesi, âdet bozukluğu, böbrek taşı, ereksiyon problemi, depresyon, sinirlilik, kansızlık, yorgunluk ve halsizliğin temelinde de hormon dengesizliği yatıyor. Hormonlar ile hormon hastalıklarını anlatan Özata, vücudun görünmez işçilerinin büyük emeğini ortaya koyuyor.

Hamdi Temel – Naylon Öldürür (2011)

  • NAYLON ÖLDÜRÜR, Hamdi Temel, Hayy Kitap, sağlık, 103 sayfa

Hamdi Temel ‘Naylon Öldürür’de, plastik maddeler hakkındaki gerçeklere dikkat çekiyor. ABD’nin dünyayı hasta eden buluşu naylonun zararlarını ele alan çalışma, naylon poşetlerin tarihçesi, yapısı, kullanım alanları, bu kullanım sonunda meydana gelen sorunlar konularına odaklanıyor. Bundan kaynaklı problemlerin çözümüne yönelik öneriler sunan çalışma, günümüzde kullanımını çok yaygınlaşan ve biraz da alışkanlıklar nedeniyle sorgulanmayan plastiğin zararlarını ortaya koymasıyla önemli. Kitap, davranış ve alışkanlıklarımızı değiştirerek, “kullan at” mantığının bir sonucu olan naylonun zararlarını minimuma indirebileceğimizi de gösteriyor.

Leo Panitch ve Colin Leys (haz.) – Kapitalizmde Sağlık: Sağlıksızlık Semptomları (2011)

  • KAPİTALİZMDE SAĞLIK: SAĞLIKSIZLIK SEMPTOMLARI, hazırlayan: Leo Panitch ve Colin Leys, çeviren: Umut Haskan, Yordam Kitap, siyaset, 351 sayfa

1964’ten beri yayımlanan saygın Marksist kuram dergisi Socialist Register’ın 2010 yılı sayısı, kapitalist sistemde sağlık konusuna ayrılmıştı. Bu sayının çevirisinden oluşan elimizdeki kitap, kapitalist sağlık sisteminin ekonomi politiğini kapsamlı bir bakışla irdeliyor; neoliberal küreselleşmenin sağlık alanında gün geçtikçe daha olumsuz hale gelen etkilerini ortaya koyuyor. Kapitalist sistemde sağlığı şekillendiren tarihsel, ekonomik, toplumsal ve siyasî etmenlere eğilen çalışma, sağlık sektöründeki sermaye birikiminden sağlıktaki ilaç entrikalarına, sağlıkta piyasalaştırma süreçlerinden Afrika’daki anne ölümlerinin nedenlerine ve Amerikan sağlık reformuna kadar, konuya dair birçok ayrıntıya uzanıyor. Kitapta ayrıca, Küba, Çin, Amerika, Kanada ve Hindistan gibi ülkelerin sağlık politikaları da irdeleniyor.

Ahmet Rasim Küçükusta – Bir İki Üç Tıp (2011)

  • BİR İKİ ÜÇ TIP, Ahmet Rasim Küçükusta, Hayy Kitap, sağlık, 144 sayfa

Ahmet Rasim Küçukusta ‘Bir İki Üç Tıp’ta, hekimlik mesleğinde tanık olduğu yozlaşmaları anlatıyor. Bayi toplantısı haline gelen tıp kongreleri, doktorların ilaç tanıtımına soyunmaları, yanıltıcı ilaç reklamları, ilaç firmalarının desteklediği araştırmalarla hekimliği nasıl yozlaştırdığı, doktorların aldığı Amerikan usülü “bıçak parası”, ilaç tanıtımıyla ilaç pazarlamasının iç içe geçmesi ve hasta simsarlığı yapanlar, kitapta karşımıza çıkan korkutucu gerçeklerden. “Tıp komada, doktorlar depresyonda, hastalar teyakkuzda” diyen Küçükusta, bu kötü gidişe nasıl dur denilebileceği ve siyasetin yapabilecekleri konusunda öneriler sunuyor.

Serkan O. Yimsel – Doğru Beslenmeyle İlgili Yanlış Bildiklerimiz (2007)

  • DOĞRU BESLENMEYLE İLGİLİ YANLIŞ BİLDİKLERİMİZ, Serkan O. Yimsel, Hayy Kitap, sağlık, 197 sayfa

İnsanların doğru beslenmeyle ilgili kafaları karışık. ‘Doğru Beslenmeyle İlgili Yanlış Bildiklerimiz’ de, bu kafa karışıklığını gidermeyi amaçlayan bir çalışma. Modern tıbbın da alet olmasıyla, medya ve gıda endüstrisi, sistematik bir çalışmayla, beslenmeyle ilgili çoğu asılsız iddialarıyla kafaları olabildiğince karıştırdı. Kitapta, kolesterolün kalp krizinin baş tetikçisi olmadığı; pastörize sütün düşünüldüğü kadar faydalı olmadığı; kalori kısıtlayan diyetle, kilo vermek isteyenin ancak yüzde bir şansının olduğu; çocuklar için soyalı mamaların faydalı olmadığı, kitabın sunduğu yanlış bilinenlerden sadece birkaçı. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Metabolizma ve Beslenme Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Aydın’ın tıbbi editörlüğünü üstlendiği ve aynı zamanda önsözünü yazdığı kitap, doğru beslenme konusunda okuyucuyu şaşırtabilecek bilgiler veriyor.

Kolektif – Anne Karnında Yaşama Yolculuk (2007)

  • ANNE KARNINDA YAŞAMA YOLCULUK, Kolektif, çeviren: Zeynep Canan Özatalay, Saga Yayınları, belgesel, 223 sayfa

‘Anne Karnında Yaşama Yolculuk’, hamilelik ve doğum hakkında fotoğrafik bir belgesel kitap. Burada çocuğun anne karnında oluşmasından dünyaya gelmesine kadar olan süreci belgeleyen 300 adet üç boyutlu fotoğraf bulunuyor. Hücrelerden embriyona geçiş, bebeğin biçimlenmesi, bebeğin beyin işlevlerinin başlaması, beslenmesi, kalp işleyişi, kız mı erkek mi olduğu, hareketlenme, görmenin başlaması, pozisyon alma, doğum hazırlığı ve doğumun gerçekleşmesi, bu fotoğraflarda sırasıyla okuyucunun karşısına çıkacak kareler. Fotoğraflar, dölemeyi sağlayan spermatozoitlerden ve döllemenin gerçekleşmesinden sonraki dokuz ayı, ayrıntılı fotoğraflarla anlatıyor.