Frank Herbert – Dune: Tanrı İmparatoru (2010)

Frank Herbert ‘Klasik Dune’un dördüncü kitabında, II. Leto hükümdarlığı zamanında gezegendeki barış döneminde yaşananları hikâye ediyor.

Artık bir çöl gezegeni olmayan Dune’da, kumsolucanları ve Fremenler’in yitmesinin üzerinden binlerce yıl geçmiştir.

Fakat her ne kadar barış dönemi yaşanıyorsa da, üç bin yıldan uzun hüküm süren II. Leto, zalimliğiyle nam salmış bir tanrıya dönüşmüştür.

Gezegendeki insanların hayatta kalmasının tek yolu olan Altın Yol’un gereklerini yerine getirmeye çalışan hükümdar, hem bir Atreides hem de bir solucandır.

Herbert, imparatorluk takviminin 13.725 yılını gösterdiği zamanda, Dune halkının hayatta kalma çabasını anlatıyor.

  • Künye: Frank Herbert – Dune: Tanrı İmparatoru, çeviren: Dost Körpe, Kabalcı Yayınları, roman, 539 sayfa
Reklamlar

Necip Mahfuz – Aynalar (2010)

Mısırlı romancı, öykü, oyun ve senaryo yazarı Necip Mahfuz ‘Aynalar’da, kendisine çok benzeyen bir yazarın çocukluğundan itibaren tanıdığı, ilişkide bulunduğu elli beş farklı karakteri tasvir ediyor.

Kurgusal bir eser olmasına rağmen, canlı karakterleriyle dikkat çeken kitap, bir portreler galerisi olarak düşünülebilir.

Her bir karakterini, gerçek kişiler gibi tasvir eden Mahfuz, bu karakterleri aracılığıyla, Mısır’ın yakın tarihi içinde yaşanan olaylarla birlikte aydınları ve sanatçıları anlatıyor.

‘Aynalar’, 1988 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Mahfuz’un, yaratıcılığının özgün örneklerinden.

Meşhur ressam Seif Vanlı’nın, Mahfuz’un karakterlerini resimlediğini de belirtelim.

  • Künye: Necip Mahfuz – Aynalar, çeviren: Işıl Alatlı, Hit Kitap, roman, 256 sayfa

Nadeem Aslam – Viran Ülkenin Bekçisi (2016)

Yıkımların ve işgallerin darmadağın ettiği, tarihin bahtsız en ülkelerinden Afganistan…

Bir aşk hikâyesi ekseninde ilerleyen romanında Nadeem Aslam, Taliban, Amerikalılar ve Sovyetler üçgeninde, bir halkın yaşadığı büyük yıkımın etkilerini adım adım izliyor.

Ölümün kutsandığı bir coğrafyada aşkın hükmü nedir?

  • Künye: Nadeem Aslam – Viran Ülkenin Bekçisi, çeviren: Ayça Çınaroğlu, Kırmızı Kedi Yayınevi

Müjgan Tekin – Ağıt (2009)

‘Ağıt’, Müjgan Tekin’in üçüncü romanı.

‘Ararat’tan ve Ağrı’dan Yükselen Çığlık’ alt başlığını taşıyan romanında Tekin, üç zamanlı bir öyküyle okurun karşısına çıkıyor.

1991’de Erivan’da, 1915’te Harput’ta ve 2005 Türkiye’sinde geçen roman, Ermeni tehciri zamanlarında ve Hocalı katliamında yaşananları hikâye ediyor.

1915’te yaşanan olaylardan sonra bir Ermeni kızı Türkleşmiş, 1990’lı yılların başında Karabağ’da yaşanan olaylardan sonra da bir Azeri kızı Ermenileşmiştir.

Tekin, kaderleri yeni baştan çizilen bu iki karakterin serüveni aracılığıyla, toplumlar arasındaki düşmanlığın anlamsızlığını hikâye ediyor.

  • Künye: Müjgan Tekin – Ağıt, Galata Yayınları, roman, 216 sayfa

Nikolay Alekseyeviç Nekrasov – Rusya’da Kimler İyi Yaşar (2016)

Nikolay Alekseyeviç Nekrasov’un doruk yapıtı kabul edilen, 19. yüzyıl Rusya’sından “insan manzaraları” sunan güçlü bir eser.

On dokuzuncu yüzyıl Rus halk yaşantısının bir ansiklopedisi sayılabilecek bu poema, bir grup aykırı mujiğin Rusya’da kimlerin mutlu yaşadığı sorusuna yanıt arayışını konu edinmekte.

  • Künye: Nikolay Alekseyeviç Nekrasov – Rusya’da Kimler İyi Yaşar, çeviren: Arif Berberoğlu, Everest Yayınları

Robert Walser – Haydut (2016)

Birinci Dünya Savaşı’nın ardından gelen görece huzurlu 1920’lerde, yönünü bulmaya çalışan bir bohemin başından geçenler…

Romanın, burjuva toplum düzenine bir türlü ayak uyduramayan avare karakteri Haydut, belirsizlikler içinde yolunu bulmaya çalışırken, toplumun farklı kesimlerinden gelen ilginç karakterlerle karşılaşacaktır.

  • Künye: Robert Walser – Haydut, çeviren: Cemal Ener, Can Yayınları

Eyüphan Erkul – Karayılan (2009)

Eyüphan Erkul’un ilk romanı ‘Düş Önüme Serçe’, 2001 yılında yayımlanmıştı.

Erkul, ‘Karayılan’ isimli ikinci romanında ise, Kurtuluş Savaşı’nın ünlü kahramanlarından birinin hikâyesini anlatıyor.

Karayılan, Milli Mücadele zamanlarında Antep’i İngiliz ve Fransız güçlerine karşı korumasıyla efsaneleşen, yine bu güçler tarafından öldürülen isimlerden biri.

Erkul’un uzun araştırmaların ürünü olan eseri, Karayılan’ın yaşamını, yetiştiği çevreyi, savaşta ortaya koyduğu başarıları ve öldürülüşünü anlatıyor.

Roman, dönemin işgal güçlerini, Antep halkının içinde bulunduğu büyük çıkmazı ve tüm imkânsızlıklara rağmen zoru başaranların hikâyesini lirik bir üslupla tasvir ediyor diyebiliriz.

  • Künye: Eyüphan Erkul – Karayılan, Doğan Kitap, roman, 203 sayfa