Leonardo da Vinci – Leonardo’nun Defterleri (2010)

‘Leonardo’nun Defterleri’, insanlık tarihinin en büyük dehalarından Leonarda da Vinci’nin kendi notlarından ve hassas çizimlerinden oluşan defterlerinden derlenen çalışmalarını bir araya getiriyor.

Kimisi anatomi, kimisi gölge teknikleri, kimisi perspektifle ilgili olan bu çizimler, resim eğitimi almak isteyenler kadar, da Vinci’nin eserlerini nasıl büyük bir titizlikle ortaya koyduğunu öğrenmek isteyen herkese hitap ediyor.

Kaliteli bir baskıyla yayımlanan kitap, da Vinci’nin mimari, insan anatomisi, resim ve çizim, mekanik icatlar, botanik ve bitkiler, havacılık, haritalar ve daha pek çok alandaki çalışmalarını barındırıyor.

  • Künye: Leonardo da Vinci – Leonardo’nun Defterleri, editör: H. Anna Suh, çeviren: Alev Serin, Arkadaş Yayınevi, resim, 334 sayfa

Burcu Pelvanoğlu – İmge ve İmaj (2019)

Resim ve roman, Tanzimat’la birlikte kültür hayatımıza giren türlerdi.

Bu yönüyle, ülkenin modernleşme tarihinde bu iki tür, çok önemli roller üstlendi.

Burcu Pelvanoğlu’nun eldeki özgün çalışması da, romanın ve resmin Tanzimat’tan 1960 uzanan serüvenini izleyerek Türkiye’deki modernleşmenin zihin yapısını gözler önüne seriyor.

Bu zaman zarfında romanın ve resmin birbiriyle nasıl etkileşime girdiğini, ayrıca sanatçıların buluşma mekânlarının dönemsel olarak nasıl dönüştüğünü izleyen çalışma, bunu yaparken de ülkenin kültür hayatının sağlam bir fotoğrafını çekiyor.

Pelvanoğlu’nun eseri, hem toplumsal dönüşümlerin sanattaki yansımalarını ortaya koymasıyla ve daha da önemlisi, kültür hayatımızı biçimlendiren olguları disiplinlerarası ve tarihsel bir bakışla ele almasıyla çok önemli.

  • Künye: Burcu Pelvanoğlu – İmge ve İmaj: Türkiye’de Resim ve Edebiyatta Ortak Dil, Corpus Kitap, sanat, 376 sayfa, 2019

Özkan Eroğlu – Resmi Anlamak (2016)

Bir resmi nasıl okumalıyız?

Resim tarihinde iz bırakmış pek çok yapıtla zenginleşen, teorik arka planıyla öne çıkan bir rehber.

Özkan Eroğlu, çok ve tek tanrı merkezli sanattan modern sanatta resmin konumuna, Etrüsk duvar resimlerinden Yunan vazolarına, Bruegel’den Rembrandt’a, konuyu kronolojik bir tarzda ele alıyor, resim sanatının görkemli yolculuğunun bilançosunu çıkarıyor.

  • Künye: Özkan Eroğlu – Resmi Anlamak, Tekhne Yayınları

Gülgün Yılmaz – Tezgâhtan Tuvale (2009)

Gülgün Yılmaz ‘Tezgâhtan Tuvale’ başlıklı elimizdeki eserinde, on yedinci yüzyıl Hollanda ve Flaman resminde Osmanlı halılarının nasıl tasvir edildiğini inceliyor.

Halıları tiplerine göre sınıflandırarak veren Yılmaz, daha spesifik konularda araştırma yapmak isteyenlere kolaylık olması için, her tabloyla ilgili görsel malzemeyi de veriyor.

Çalışma, Hollandalı ve Flaman ressamların İran ve Hint halılarının yanı sıra, Batı Anadolu halılarını da severek resmettiklerini gözler önüne sermesiyle dikkat çekiyor diyebiliriz.

On yedinci yüzyılda Hollanda ile Osmanlı devleti arasındaki ticari ilişkilerle başlayan kitap, dönemin Hollanda ve Flaman resminde tasvir edilen halıların ayrıntılı bir dökümünü veriyor.

Kitabın kapağında ise, Vermeer’in ünlü Uyuyan Kız adlı tablosunda resmettiği bir Uşak halısı görülüyor.

  • Künye: Gülgün Yılmaz – Tezgâhtan Tuvale, Bağlam Yayınları, sanat, 112 sayfa

Kolektif – Cézanne (2009)

Kaliteli bir baskıyla yayımlanan ‘Cézanne’, 19. yüzyılın en karmaşık ressamlarından Paul Cézanne’ın sanatına odaklanıyor.

1839’da Aix-en-Provence’ta doğan Cézanne, özellikle 20. yüzyıl başlarında Matisse, Picasso, Braque, Vlaminck ve Derain gibi avangard sanatçılar tarafından ciddiye alınmaya başlandı.

Oysa kariyeri boyunca geliştirdiği ve yapıtlarının hiçbirinde bütünlüklü olarak somutlaştırmadığı özgün sanatsal yöntemiyle Cézanne, yaşarken hak ettiği ilgiyi alamamıştı.

Bu eser, “Sanat hakkında hüküm vermem gerektiğinde, resmimi alıp bir ağacın ya da bir çiçeğin, Tanrı’nın yarattığı bir nesnenin yanına koyarım. Ortada bir uyum yoksa sanat da yok demektir.” diyen öncü bir ismin sanatını irdeliyor.

  • Künye: Kolektif – Cézanne, çeviren: Cem İleri, Yapı Kredi Yayınları, sanat, 255 sayfa

Kolektif – Renoir (2009)

Kaliteli bir baskıyla yayımlanan ‘Renoir’, kadın bedeninin büyük izlenimci ressamı Pierre Auguste Renoir’ın sanatına odaklanıyor.

Kitaptaki eserler, erken dönemlerinde Seine nehri kenarında ve bahçelerde yaptığı açık hava resimlerinin yanı sıra, “nü”ler ve aktris Jeanne Samary’nin biri portre diğeri boydan iki resmini içeriyor.

Tamamı renkli röprodüksiyonlar içeren kitap, Renoir’ın en ünlü tablolarının yanı sıra, az bilinen eserlerinden bazılarını da görme fırsatı sunuyor.

Eldeki kitap, Batı resminin bu usta isminin çalışmalarına hayran olanlar kadar, Renoir’ın eserleriyle yeni tanışanlar için de iyi bir başlangıç. Çoğunlukla, Renoir’ın 1870’lere ve 1880’lere ait resimlerinden oluşan kitapta ayrıca, sanatçının diğerlerinden farklı bir manzara resmi de yer alıyor.

Sanatçının canlı ve coşkulu renk dünyasını bir kere daha gözlemek için iyi fırsat.

  • Künye: Kolektif – Renoir, çeviren: Betül Kadıoğlu, Yapı Kredi Yayınları, sanat, 255 sayfa

Elizabeth Ingles – Munch (2015)

Edvard Munch ismi, çoğu kişi için inanılması imkânsız bir resmi çağrıştırır: Çığlık.

Ateş gibi yakıcı, kan kırmızısı bir günbatımı önünde kafatasına benzer bir yüzü olan korkudan sinmiş bir figürün dehşetli çığlığı.

Munch’un hayat ve sanat serüveni, bu rehber kitabın konusu.

Elizabeth Ingles çalışmasını, ressamın başyapıtlarıyla da olabildiğince zenginleştirmiş.

  • Künye: Elizabeth Ingles – Munch, çeviren: Mine Haydaroğlu, Yapı Kredi Yayınları