Liliane Maury – Piaget ve Çocuk (2008)

Lilian Maury, ‘Piaget ve Çocuk’ta, İsviçreli ünlü psikolog Jean Piaget’in teorileri üzerinden, çocuğun hazır bir dünya karşısındaki konumunu ve tutumunu, iletişim ve etkileşim sorunlarını ele alıyor.

Piaget, çocuğun gözleriyle iletişimi ve içerden dışarıya evreni anlatırken, bu büyüme adaylarının kendilerine has iletişim ve etkileşim süreçlerini anlamaya ve anlatmaya çalışmıştı.

Piaget yaptığı araştırmalar neticesinde, çocukta düşünce ile dil gelişiminin süreklilik içinde olmaktan çok, evrelerden ge­çerek oluştuğunu ve birey-çevre ilişkilerinde etkin bir şekilde yapılandığını saptamıştı.

Yine, çocuk zihniyetinin yetişki­nin zihniyetiyle hiçbir ilişkisinin olmadığını savunan Piaget, çocuğun mantığının kendine özgü olduğunu söyler.

Maury, Piaget’in bakış açısının günümüzdeki anlamını ele alırken, buna dair yorumlar ile eleştirilerin bir analizini sunuyor.

  • Künye: Liliane Maury – Piaget ve Çocuk, çeviren: Nurten Sarıca, De Ki Yayınları, eğitim, 118 sayfa
Reklamlar

Aud Dalsegg ve Inger Wesche – Psikopatın Pençesinden Kurtulmak (2014)

Çevremizde çok sayıda “gündelik yaşam psikopatı” bulunduğu ve bunların psikopat özellikler taşıdığı konusunda bizi uyaran Aud Dalsegg ve Inger Wesche elimizdeki ilgi çekici çalışmalarında, psikopatlar ile onların kurbanı olmuş insanların dünyasına iniyor.

Sorunun kendisini aydınlattığı gibi, sağlığa zararlı insanlardan nasıl kurtulabileceğimize dair somut öneriler de getiren kitap, yanı sıra psikopatların hedefi olmuş çocukların durumunu ve olayların onlar açısından sonuçlarını gözler önüne seriyor.

Çok sayıda gerçek hikâye barındıran çalışma, bizzat işinde ve özel yaşamında bu sorunla karşı karşıya kalanlar için yararlı.

  • Künye: Aud Dalsegg ve Inger Wesche – Psikopatın Pençesinden Kurtulmak, çeviren: Deniz Canefe, Paloma Yayınevi, psikoloji, 279 sayfa

Carol Gilligan – Kadının Farklı Sesi (2017)

Sosyal psikoloji alanındaki önemli çalışmalarıyla bilinen feminist teorisyen Carol Gilligan’dan, erkek psikolojisini ve davranışlarını genelleyerek kadınlara da uyarlayan egemen psikoloji bilimiyle bir hesaplaşma.

Gilligan, bu alanda yapılan çalışmalarda erkeklerden edinilen verilerin herkes için uygulanmasına, psikolojik ve ahlaki gelişiminde kadın ile erkek arasında önemli farklar bulunduğunu belirterek karşı çıkar.

Yayımlandığı zaman büyük ilgiyle karşılanan kitap, kadınlar hakkında üretilen toplumsal kuramlara karşı çıkıyor.

Çalışma, kadının psikolojisini, sesini ve haklarını daha görünür kılarak hem daha sonraki çalışmalar için öncü bir rol üstlendi hem de akademinin sınırlarını aşarak siyasi tartışmalara da uzandı.

Egemen psikolojinin kadının erkeğe itaat etmesi gerektiği anlayışını nasıl meşrulaştırdığına daha yakından bakmak için iyi bir fırsat.

  • Künye: Carol Gilligan – Kadının Farklı Sesi, çeviren: Duygu Dinçer, Fulden Arısan ve Merve Elma, Pinhan Yayıncılık, psikoloji, 288 sayfa

Marshall B. Rosenberg – Çatışma Ortamında Barış Dili (2014)

Psikolog Marshall B. Rosenberg, genç yaşlarında karşılaştığı şiddete karşı barışçıl bir alternatif sunmak için, karşılaştırmalı din bilimleri ekseninde şiddetin dil, düşünce ve iletişim tarzımızda aşılmasına ön ayak olması açısından şiddetsiz iletişim kuramını geliştirmişti.

Şiddeti “yıkıcı bir mitoloji” olarak tanımlayan ve bunun insanları nesnelere dönüştüren bir dille tamamlandığını söyleyen Rosenberg’in elimizdeki kitabı, kimi tarihsel ve güncel örnek üzerinden şiddetsiz iletişimin nasıl olması gerektiğini anlatıyor, okuruna kişisel, sosyal, siyasi ve kültürel alanda barış dilini nasıl inşa edebileceğini anlatıyor.

  • Künye: Marshall B. Rosenberg – Çatışma Ortamında Barış Dili, çeviren: Vivet Alevi ve Can Baldan, Maya Kitap, psikoloji, 191 sayfa

Mary Papenfuss – Katil Babalar (2017)

Bir babayı çocuğunu öldürmeye iten çarpık dürtüler nelerdir?

Her cinayet dehşet vericidir ve affedilemezdir, ama dünyanın en korkunç olayı, anne veya babaları tarafından bir çocuğun öldürülmesidir.

Bu ürpertici kitap, yaşanmış gerçek olaylardan yola çıkarak bu korkunçluğun izini sürüyor.

Burada anlatılan hikâyeler o denli akıl almaz ki, bizim insan davranışları hakkındaki düşüncelerimizi sarsıp yıkıyor.

Kimi gerçek vakaların peşine düşen gazeteci Mary Papenfuss, bu cinayetlerin mağdurlarının arkadaşları ve aileleriyle görüşerek kitabını yazmış.

Yazar bu amaçla polis dosyalarını inceliyor ve burada ortaya konan “katil baba” profillerini bizimle paylaşıyor.

Kitap, hem bu tür aşırı suçların modern toplumda neden ortaya çıktığına yanıt veriyor hem de bu konuda ne gibi önlemler alabileceğimizi anlatıyor.

  • Künye: Mary Papenfuss – Katil Babalar, çeviren: Kumru Acaroğlu, Paloma Yayınevi, psikoloji, 276 sayfa

Alfred Adler – Eşcinsellik Üzerine (2017)

Eşcinsellik, uzun bir mücadele tarihinin sonucu olarak, artık günümüzde bir cinsel sapkınlıktan ziyade, bir cinsel yönelim olarak kabul ediliyor.

Uzun bir mücadele tarihinden bahsediyoruz, zira bundan önce eşcinsellik bir suç, sapkınlık ve günah olarak algılanıyordu.

Psikoloji ve psikanalize getirdiği muazzam katkılarıyla bildiğimiz Alfred Adler’in eşcinselliğe dair tavrı da, pek çok çağdaşının yaklaşımından farklıydı.

Adler, eşcinselliği bir sapkınlık, ahlaksızlık veya günah olarak tanımlayacak denli ileri gitmez, fakat onun doğuştan gelen bir yönelimden ziyade edinilen, takınılan bir tavır olduğunu savunur.

Yazar, eşcinselliğin hayata dair cesaret kaybı olduğu, başka bir deyişle cinsellik rolünün hakkıyla üstlenilememesinden kaynaklandığı iddiasında.

Yine Adler’e göre sadizm, mazoşizm, fetişizm ve eksibisyonizm birer cinsel sapıklıktır ve bunlar tedavi edilmeleri gereken birer sorundur.

  • Künye: Alfred Adler – Eşcinsellik Üzerine, çeviren: Kâmuran Şipal, Say Yayınları, psikoloji, 152 sayfa

Konrad Lorenz – İşte İnsan: Saldırganlığın Doğası Üzerine (2008)

Davranışbilim alanının ünlü isimlerinden Konrad Lorenz’den, “Hayvan ve insanın kendi türdeşlerine yönelik mücadele dürtüsü” şeklinde tanımladığı saldırganlığın kökenlerine doğru bir yolculuk.

Lorenz kitabında,

Saldırganlığın tipik davranışlarına ilişkin gözlemlerini,

Bunların tür açısından hayatta kalmaya yönelik işlevini,

Genel olarak içgüdüsel, özel olarak da bir içgüdü olarak saldırganlığı,

Türlerin, saldırganlığı zararsız çerçevelere oturtmak için oluşturdukları mekanizmaları,

İnsanlığın şu an içinde bulunduğu saldırgan durumu,

Ve nihayet, saldırganlığın hedefini şaşmış biçimlerine karşı alınabilecek kimi önlemleri bizimle paylaşıyor.

  • Künye: Konrad Lorenz – İşte İnsan: Saldırganlığın Doğası Üzerine, çeviren: Veysel Atayman ve Evrim Tevfik Güney, Cumhuriyet Kitapları, psikoloji, 440 sayfa